6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | Teminat mektubu bedeli

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4490 E. 2024/1365 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirlilik ilkesi azami faiz oranı kmh (kredili mevduat hesabı) teminat mektubu komisyonu haklılık durumu teminat mektubu tazmini nakit alacak depo talebi komisyon alacağı tazmin talebi infazda tereddüt borca itiraz kefalet sözleşmesi icra inkâr tazminatı i̇i̇k 257 itirazın iptali davası bsmv ticari dava niteliği teminat mektubu depo kararı müteselsil kefil eş rızası infaz kefalet genel kredi sözleşmesi yenileme iptal davası komisyon işlemiş faiz vade kaldırma ve yeniden hüküm kefil temerrüt faizi ihtar limited şirket iflas kredi sözleşmesi ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dava sebebi eksik inceleme karar verilmesine yer olmadığına temerrüt teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 67 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/718 E., 2019/791 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Seç Yapı ile müvekkili arasında imzalanan 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, diğer davalılar Metaş, Meç, ... ve ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ... ve ...'ın asıl borçlu Seç Yapı'nın ortağı olup eş rızalarının gerekmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 22.12.2017 tarihli noter ihtarı ile kat edildiğini, ihtarnamede gösterilen tutarın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4177 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını davalıların borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili davaya cevap vermemiş, duruşma beyanında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında geçerli biçimde kurulan kredi ve kefalet sözleşmesi ile davalıların 30.12.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 7.8.3 maddesinde temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranının bankanın aynı tür krediler ve hesaplar için belirlediği en yüksek faiz oranının % 50 fazlası olacağının belirtildiği, banka alacağının büyük bir kısmı KMH kredisi olduğu, KMH kredilerinde uygulanacak azami faiz oranlarının Merkez Bankasınca belirlendiği, bu ilkeler bazında yapılan hesaplama sonucu davacı bankanın takip tarihi itibariyle 79.268,31 TL asıl alacak, 5.915,28 TL temerrüt faizi, 295,76 TL BSMV alacağı bulunduğu, teminat mektubu komisyonları ile ilgili olarak takip tarihi itibariyle bankanın komisyon alacağının 9.065,69 TL asıl alacak, 914,07 TL temerrüt faizi, 45,75 TL BSMV olmak üzere toplam 10.025,46 TL olduğu, deposu talep edilen teminat mektupları ile ilgili olarak; davalı lehine düzenlenmiş 2.000.000,00 TL ve 600.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubu olduğu, 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatabının talebi üzerine davadan sonra 30.11.2018 tarihinde nakde çevrilerek bedelinin ödendiği, 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun 30.04.2019 vade tarihli olduğu, vadesi dolan ve yenilendiğine dair delil sunulmayan teminat mektubu yönünden banka riski ortadan kalktığından bu mektuba ilişkin davacının depo talebinin konusuz kaldığı, itirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihine göre belirlendiği, takip tarihi itibariyle kefil olan davalılardan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştürüldüğünden takip ve itirazın iptali davası bakımından kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz, 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine, kefillere yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davadan sonra nakde dönüşen teminat mektup bedeli olan 2.000.000,00 TL'nin davalı Seç Yapı'dan tahsiline, alacağa 30.11.2018 tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mektup bedelinin birinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik kararının hatalı olduğunu, teminat mektubunun akıbetinin, mektubun muhattabı kuruma yazılacak müzekkere ile belirlenebilmesi mümkün olmasına rağmen mahkemece bu husus araştırılmadan hüküm kurulduğunu, banka açısından riski ortadan kalktığı iddia edilen teminat mektubunun tazmin talebinin 26.04.2019 tarihinde müvekkili bankaya ulaştığını ve mektubun 08.05.2019 tarihinden nakde dönüştürüldüğünü, işleme ilişkin banka kayıtlarının sunulduğunu, ilgili kurum olan İstanbul Valiliğine yazı yazılarak mektubun akıbetinin öğrenilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince itirazlarına rağmen ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkili bankanın asıl alacağının 88.334,00 TL değil 106.257,38 TL olduğunu, bilirkişinin hesaplama yaparken TCMB'nin belirlediği sistemi kullandığını, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ticari nitelikteki genel kredi sözleşmelerinde faizin ve alacak hesabının nasıl uygulanacağının belirlendiği ve tarafların bu belirleme ve dolayısıyla sözleşme ile bağlı olacağı hüküm altına alındığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin nakdi alacağa ilişkin kurduğu hükmün yerinde olduğunu, gayri nakdi alacaklara ilişkin olarak ise ödenen mektup bedellerinin asıl borçludan tanzimi gerektiği, depo talebine yönelik davalı kefiller yönünden itirazın iptali davalarında haklılık durumunun takip tarihine göre belirleneceği, takip tarihi itibariyle kefil olan davalılardan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştürüldüğünden bu takip ve itirazın iptali davası bakımından kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı, bu nedenle nakde dönüşen teminat mektubu yönünden asıl borçlu dışındaki davalılar yönünden sorumluluk oluşmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüe, Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4177 sayılı takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz, 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine, kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, davadan sonra nakde dönüşen 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 30.11.2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, davadan sonra nakde dönüşen 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 08.05.2019 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gayrinakdi alacağın davalı kefillerden tahsilinin istenebileceğine ilişkin sözleşme hükmü bulunduğunu, banka alacağının takipte talep edilen meblağ kadar olduğunu, asıl alacağın mahkemece yanlış hesaplandığını, sözleşme hükmü gereği kredi borcuna uygulanacak faizin bankanın emsal kredilere uyguladığı en yüksek faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, takipte cari faiz oranının talep edildiğini %50 fazlasının talep edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanunun 294 üncü madde ve devam maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın sonuç hükme uygun bulunması gerekir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararın hüküm fıkrasının B bendinin birinci alt bendinin dördüncü ve devam paragraflarında davacının teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkin "Kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine,

Davadan sonra nakde dönüşen 20/03/2015-U2015...049 nolu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,

Davadan sonra nakde dönüşen 02/03/2016-U2016...331 nolu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 08/05/2019 tarihinde itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, " biçiminde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda belirtildiği gibi kurulan hükmün ilk kısmında depo bedeline ilişkin kefillerin sorumlu tutulmayacağına hükmedilmiş devamında ise icra takibinden sonra paraya çerilen teminat mektubu bakımından davalılar ayrıştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla gerek gerekçe ile hüküm gerekse hükmün kendi arasında çelişki oluşturacak ve infazda tereddüt hasıl olacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kefilin itirazının iptali | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4557 E. 2021/7153 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14421 E. 2012/16369 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4490 E.  ,  2024/1365 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/449 E., 2022/418 K.

DAVALILAR 1.... vekili Avukat ...

2. ... vekili Avukat ...

3. ... vekili Avukat ...

4. Metaş İnşaat İthalat ve İhracat Hayvancılık Gıda Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... ...

5. Seç Yapı İnş. Enerji Turz.ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat

...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/718 E., 2019/791 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Seç Yapı ile müvekkili arasında imzalanan 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, diğer davalılar Metaş, Meç, ... ve ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ... ve ...'ın asıl borçlu Seç Yapı'nın ortağı olup eş rızalarının gerekmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 22.12.2017 tarihli noter ihtarı ile kat edildiğini, ihtarnamede gösterilen tutarın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4177 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını davalıların borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili davaya cevap vermemiş, duruşma beyanında davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında geçerli biçimde kurulan kredi ve kefalet sözleşmesi ile davalıların 30.12.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 7.8.3 maddesinde temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranının bankanın aynı tür krediler ve hesaplar için belirlediği en yüksek faiz oranının % 50 fazlası olacağının belirtildiği, banka alacağının büyük bir kısmı KMH kredisi olduğu, KMH kredilerinde uygulanacak azami faiz oranlarının Merkez Bankasınca belirlendiği, bu ilkeler bazında yapılan hesaplama sonucu davacı bankanın takip tarihi itibariyle 79.268,31 TL asıl alacak, 5.915,28 TL temerrüt faizi, 295,76 TL BSMV alacağı bulunduğu, teminat mektubu komisyonları ile ilgili olarak takip tarihi itibariyle bankanın komisyon alacağının 9.065,69 TL asıl alacak, 914,07 TL temerrüt faizi, 45,75 TL BSMV olmak üzere toplam 10.025,46 TL olduğu, deposu talep edilen teminat mektupları ile ilgili olarak;

davalı lehine düzenlenmiş 2.000.000,00 TL ve 600.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubu olduğu, 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatabının talebi üzerine davadan sonra 30.11.2018 tarihinde nakde çevrilerek bedelinin ödendiği, 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun 30.04.2019 vade tarihli olduğu, vadesi dolan ve yenilendiğine dair delil sunulmayan teminat mektubu yönünden banka riski ortadan kalktığından bu mektuba ilişkin davacının depo talebinin konusuz kaldığı, itirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihine göre belirlendiği, takip tarihi itibariyle kefil olan davalılardan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştürüldüğünden takip ve itirazın iptali davası bakımından kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz, 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine, kefillere yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davadan sonra nakde dönüşen teminat mektup bedeli olan 2.000.000,00 TL'nin davalı Seç Yapı'dan tahsiline, alacağa 30.11.2018 tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mektup bedelinin birinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik kararının hatalı olduğunu, teminat mektubunun akıbetinin, mektubun muhattabı kuruma yazılacak müzekkere ile belirlenebilmesi mümkün olmasına rağmen mahkemece bu husus araştırılmadan hüküm kurulduğunu, banka açısından riski ortadan kalktığı iddia edilen teminat mektubunun tazmin talebinin 26.04.2019 tarihinde müvekkili bankaya ulaştığını ve mektubun 08.05.2019 tarihinden nakde dönüştürüldüğünü, işleme ilişkin banka kayıtlarının sunulduğunu, ilgili kurum olan İstanbul Valiliğine yazı yazılarak mektubun akıbetinin öğrenilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince itirazlarına rağmen ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkili bankanın asıl alacağının 88.334,00 TL değil 106.257,38 TL olduğunu, bilirkişinin hesaplama yaparken TCMB'nin belirlediği sistemi kullandığını, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ticari nitelikteki genel kredi sözleşmelerinde faizin ve alacak hesabının nasıl uygulanacağının belirlendiği ve tarafların bu belirleme ve dolayısıyla sözleşme ile bağlı olacağı hüküm altına alındığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin nakdi alacağa ilişkin kurduğu hükmün yerinde olduğunu, gayri nakdi alacaklara ilişkin olarak ise ödenen mektup bedellerinin asıl borçludan tanzimi gerektiği, depo talebine yönelik davalı kefiller yönünden itirazın iptali davalarında haklılık durumunun takip tarihine göre belirleneceği, takip tarihi itibariyle kefil olan davalılardan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştürüldüğünden bu takip ve itirazın iptali davası bakımından kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı, bu nedenle nakde dönüşen teminat mektubu yönünden asıl borçlu dışındaki davalılar yönünden sorumluluk oluşmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüe, Ankara 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2018/4177 sayılı takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz, 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine, kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, davadan sonra nakde dönüşen 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 30.11.2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, davadan sonra nakde dönüşen 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'nin tazmin tarihi olan 08.05.2019 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gayrinakdi alacağın davalı kefillerden tahsilinin istenebileceğine ilişkin sözleşme hükmü bulunduğunu, banka alacağının takipte talep edilen meblağ kadar olduğunu, asıl alacağın mahkemece yanlış hesaplandığını, sözleşme hükmü gereği kredi borcuna uygulanacak faizin bankanın emsal kredilere uyguladığı en yüksek faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, takipte cari faiz oranının talep edildiğini %50 fazlasının talep edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanunun 294 üncü madde ve devam maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın sonuç hükme uygun bulunması gerekir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararın hüküm fıkrasının B bendinin birinci alt bendinin dördüncü ve devam paragraflarında davacının teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkin "Kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine,

Davadan sonra nakde dönüşen 20/03/2015-U2015...049 nolu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,

Davadan sonra nakde dönüşen 02/03/2016-U2016...331 nolu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 08/05/2019 tarihinde itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, " biçiminde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda belirtildiği gibi kurulan hükmün ilk kısmında depo bedeline ilişkin kefillerin sorumlu tutulmayacağına hükmedilmiş devamında ise icra takibinden sonra paraya çerilen teminat mektubu bakımından davalılar ayrıştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla gerek gerekçe ile hüküm gerekse hükmün kendi arasında çelişki oluşturacak ve infazda tereddüt hasıl olacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030855400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.