Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3317 E. 2010/9649 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ taşıyıcı↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasar neden olan yangının, pamuk emtiasının kendi kızışma özelliğinden kaynaklandığı, CMR 17/2 maddesi gereğince yüke has kusurdan meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklandığı iddia olunan tazminat istemine ilişkin olup, olay sırasında düzenlenen ekspertiz raporunda, taşınan pamukların, balyalara sarılı metal şeritlerin araç kasasına sürtünmesinden kaynaklanan kıvılcım sonucu yandığı kayıtlandırılmış, keza İran makamlarınca düzenlenen tutanakta da yangın sebebi yine bu şekilde gösterilmiştir. Her ne kadar, gerek ilk raporda gerekse hükme dayanak yapılan ikinci raporda yangın sebebi farklı olarak gösterilmiş ise de ilk raporu düzenleyen bilirkişi heyeti bir başka uyuşmazlıkta yangın sebebini ambalajın kasaya sürtünmesi olarak kabul etmiştir .Davacı taraf da bilirkişi raporuna bu yönden ciddi itirazlar öne sürmüştür. Bu durumda mahkemece, aralarında üniversitelerin kürsülerinden seçilecek yangın konusunda uzman birisininde bulunduğu, ayrıca nakliyeci ve pamuk emtiası konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden müteşekkil 3 kişilik heyetten rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5601 E. 2024/2014 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · ticari temerrüt faizi · aktif husumet ehliyeti · i̇i̇k 257 · depo kararı · aktif husumet · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu
Benzer bu karardaŞti. adına hareket ettiğini ya da davacının adı geçen şirketin ortağı olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığı, mahkemece davacının «aktif husumet ehliyetinin» olduğunun kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosyada mevcut vergi levhasına göre davacının pamuk ürününü «teslim» ettiği «deponun» Aziz Pamuk Ltd.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cevap dilekçesinden takip konusu alacağa esas pamuğu «teslim» aldığının anlaşıldığı, davalının savunmalarına istinaden davacı tarafından davalıya teslim edilen pamuğun yine davacının talimatıyla istenilen kişilere teslim edildiği beyan edilmişse de davacının talimatına ilişkin yazılı belge «ibraz» edilmediği gibi dava konusu miktar dikkate alınarak davalının teslime ilişkin tanık dinletme talebinin reddedildiği, pamukların teslim edildiği kişilerin SGK kayıtları getirtildiği, davacı ile ilgisi olmadığı, davacının davalıya teslim ettiği «257» balya pamuğun takip tarihindeki değerinin belirlenmesi için ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, raporun bilimsel görüşlere havi, usul ve yasaya uygun hüküm kurmaya elverişli olduğunun değerlendirildiği, 257 balya pamuğun çekirdeksiz pamuk olarak ticaret borsası verileri ele alınarak belirlenen değerinin 204.581,52 TL olarak hesaplandığı, takip talebinde «ticari temerrüt faizi» talep edilmişse de tarafların gerçek kişi olduğu, işin ticari iş mahiyetinde olmadığı, takip öncesi ve takip sonrası asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması gerektiği kanaatine varıldığı, «usul ekonomisi» gereği mahkemece hesaplaması yapılarak 6.853,50 TL faizin olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların Gaziantep 13.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara «257» balya pamuk «teslim» ettiğini, «ihtara» rağmen pamukların iade edilmediğini, alacağın tahsili için Gaziantep 13.
Ltd.'ye bırakıldığını, davalıların şirketleri aracılığı ile pamuk alım satımına aracılık ettiklerini, uygulamada tacirlerin pamukları «depolarına» bıraktığını, bu pamukların ya davalılar tarafından veya pamuk sahipleri tarafından satıldığını, müvekkillerinin satması durumunda pamuk sahiplerinden belli bir ücret alındığını, davacının Cihat Pamuk Ltd.'nin sahibi olduğunu, daha önceden de aralarında ticaret ilişkisi bulunduğunu, takibe konu yapılan alışverişin de bunlardan birisi olduğunu, pamukları davalıların kendi nam ve hesaplarına almadıklarını, davanın «husumet» nedeniyle reddi gerektiğini, toplam 222 balyanın davacının gönderdiği nakliyatçılar tarafından «teslim» alınarak Adıyaman'da bulunan İnternet Teks.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5892 E. 2023/545 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vasıflı ikrar · yemin teklifi · ispat külfeti · yazılı delil · usuli kazanılmış hak · yemin · ikrar · ciro
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu alacağın dayanağının «çek» olduğu, davacının dava konusu çeki davalıya «ciro» ederek verdiği, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının bu karinenin aksini, yani dava konusu çekin satın alınan mal bedeline karşılık avans olarak verildiğini ve malın da «teslim» edilmediğini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi hükmü uyarınca, yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacının bu iddiasını ispat etmeye yönelik «yazılı delil» «ibraz» edemediği, davacının davalıya «yemin teklifinde» bulunduğu ve davalının dava konusu çekler bakımından davacıya borçlu olmadığına dair yemin ettiğinden ispatlanamayan davanın reddine, davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin şartları oluşmadığından hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların mahkemenin istediği ve kendi elinde bulunan belgeleri mahkemeye «ibraz» etmek zorunda olduğunu aksi takdirde bu iddiayı kabul etmiş sayılacaklarını, yine mahkemenin karar vermesi halinde tarafların «ticari defterlerini» mahkemeye sunmak zorunda olduklarını, aksi takdirde karşı tarafın iddiasını kabul etmiş sayılacaklarını, yasal düzenlemeye ve dosyaya sunulan vergi dairesi cevabi yazısına rağmen davalının gerçeğe aykırı şekilde hem ticari defterinin olmadığını iddia ettiğini hem de kendi elinde bulunan ticari defterlerini Mahkemenin «ihtarına» rağmen ibraz etmediğini, davalının «yemin» sırasında davacı ile ticari ilişkisinin olduğunu «ikrar» ettiğini, davalının yemin beyanın aldığı «çek» bedellerinin, daha öncesinde «teslim» ettiği pamukların bedelleri olduğu ve davacının iddiası gibi avans mahiyetli olmadığı ikrarını içerdiğini, bu durumda «ispat külfetinin» yer değiştirdiğini, davalının önceki ticari ilişkiden dolayı pamukları teslim ettiğini, bedellerini alamadığını ve davaya konu çekleri önceden teslim edilen pamukların satış bedeli olduğunu, özellikle de bedeli ödenmeyen pamukları davacıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davalının ikrarının bölünebilir «vasıflı ikrar» olduğunu, davalının davacı ile ticari ilişkisini ikrar ve kabul etmekte olduğunu, davacıya mal teslim ettiğini ve aldığı çek bedellerinin ise çeklerin keşide tarihleri öncesinde davacıya teslim ettiği ve parasını peşin olarak alamadığı pamukların satım bedeli olduğunu iddia ettiğini, bu yemin ikrarı ile davalının çeklerin keşide tarihleri öncesinde özellikle parası ödenmeyen pamukları davacıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bu ispatın da tarafların «tacir» olması nedeni ile ticari defter ve faturalarla olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesini i …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.01.2018 tarih, 2015/702 E. ve 2018/18 K. sayılı ilamının davacı vekilince istinaf edildiği ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde «kötü niyet tazminatının» kaldırılması talebinde bulunduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince sair istinaf sebepleri incelenmeksizin 6100 sayılı Kanun’un 353 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin altıncı alt bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş olmasına göre davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3317 E. , 2010/9649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2005/507-2008/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı pamuk emtiasının kara yoluyla Türkmenistan-İzmir arası CMR Konvansiyonuna tabi olarak taşınması sırasında yanarak hasarlandığını, meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini,hasardan davalı taşıyıcılar ile davalı ... Nak.Tic.Ltd.Şti.ile CMR sigorta poliçesi düzenleyen sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, 8.019,14 YTL’nın ödeme tarihi olan 11.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ergo İsviçre Sigorta vekili, davalı ... Nak.Tic.Ltd.Şti.ile CMR sorumluluk sigorta poliçesi tanzim ettiklerini, taşıyıcının kusurunun ispatlanması gerektiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Loj. Ulus. Taş. Ltd. Şti. vekili, taşımanın müvekkili tarafından yapılmadığını, yüklemeden gönderenin sorumlu olduğunu, ambalaj hatasından kaynaklanan hasardan taşıyıcının sorumlu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasar neden olan yangının, pamuk emtiasının kendi kızışma özelliğinden kaynaklandığı, CMR 17/2 maddesi gereğince yüke has kusurdan meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklandığı iddia olunan tazminat istemine ilişkin olup, olay sırasında düzenlenen ekspertiz raporunda, taşınan pamukların, balyalara sarılı metal şeritlerin araç kasasına sürtünmesinden kaynaklanan kıvılcım sonucu yandığı kayıtlandırılmış, keza İran makamlarınca düzenlenen tutanakta da yangın sebebi yine bu şekilde gösterilmiştir. Her ne kadar, gerek ilk raporda gerekse hükme dayanak yapılan ikinci raporda yangın sebebi farklı olarak gösterilmiş ise de ilk raporu düzenleyen bilirkişi heyeti bir başka uyuşmazlıkta yangın sebebini ambalajın kasaya sürtünmesi olarak kabul etmiştir .Davacı taraf da bilirkişi raporuna bu yönden ciddi itirazlar öne sürmüştür. Bu durumda mahkemece, aralarında üniversitelerin kürsülerinden seçilecek yangın konusunda uzman birisininde bulunduğu, ayrıca nakliyeci ve pamuk emtiası konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden müteşekkil 3 kişilik heyetten rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030640700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz