Rücuen alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4829 E. 2010/10474 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet ilkesi↗ halefiyet↗ keşif↗ gerçek zarar↗ illiyet bağı↗ riziko↗ bilirkişi incelemesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının zarara sebebiyet verdiğinin teknik bir araştırma sonucu belirlenmediği, zarar ve davalı arasında illiyet bağı sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK 1301. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca açılan sigortacının riziko sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalıya yönelttiği rücuan alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sigortalı işyerinin uğradığı hasarın, davalının muayenehane olarak kullandığı daireden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve zarar sorumlusunun saptanmasında toplanmaktadır.
Davacı vekilinin, işyerinin davalının muayenehane olarak kullandığı dairenin arka odasındaki lavabonun alt spiral borusunun patlaması nedeniyle hasara uğradığı yönündeki iddiası ve buna karşılık davalının kiraca olduğu ve hasarın kullanımdan kaynaklanan kusurlu bir davranış sonucu değil, sabah saatlerinde suların aniden tazyikle gelmesine bağlı eskiyen
apartman tesisat borularının patlaması nedeniyle gerçekleştiği ve zarar sorumlusunun bina maliki olduğuna dair savunması üzerinde durularak gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak zararın nedeni, sorumlusu ve zarar niceliği araştırılıp saptanması, hasar ve zarara ilişkin mübrez delillerle birlikte değerlendirilerek uygun görüş dairesinde hüküm kurulmak gerekirken, eksik incelemeyle salt zararla davalı eylemi arasında nedensellik bulunmadığı yolundaki soyut gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11594 E. 2011/4011 K.
Ortak:halefiyet · gerçek zarar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava TTK 1301. maddesindeki «halefiyet ilkesi» uyarınca açılan sigortacının «riziko» sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalıya yönelttiği rücuan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, işyerinin davalının muayenehane olarak kullandığı dairenin arka odasındaki lavabonun alt spiral borusunun patlaması nedeniyle «hasara» uğradığı yönündeki iddiası ve buna karşılık davalının kiraca olduğu ve hasarın kullanımdan kaynaklanan kusurlu bir davranış sonucu değil, sabah saatlerinde suların aniden tazyikle gelmesine bağlı eskiyen apartman tesisat borularının patlaması nedeniyle gerçekleştiği ve zarar sorumlusunun bina maliki olduğuna dair savunması üzerinde durularak gerektiğinde mahallinde «keşif» yapılmak suretiyle uzman bir «bilirkişiye inceleme» yaptırılarak zararın nedeni, sorumlusu ve zarar niceliği araştırılıp saptanması, hasar ve zarara ilişkin mübrez delillerle birlikte değerlendirilerek uygun görüş dairesinde hüküm kurulmak gerekirken, «eksik incelemeyle» salt zararla davalı eylemi arasında nedensellik bulunmadığı yolundaki soyut gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı kiracının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Kabule göre; davacı, davasını TTK'nun 1301. maddesinde yazılı «halefiyet» hakkına dayandırmıştır.
Böyle bir davada sigorta şirketi, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli «gerçek zarar» miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · işyeri sigorta poliçesi · işyeri sigortası · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davacı yararına % 40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
O halde, İİK'nun 67. maddesinde yazılı koşullar oluşmadığı halde «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4829 E. , 2010/10474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kartal 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2008/591-2009/131 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin, 29.08.2007 tarihinde davalının muayenehane olarak kullandığı dairenin arka odasındaki lavabonun alt spiral borusunun patlaması nedeniyle hasara uğradığını, davalının % 100 kusurlu olduğunu, hasar bedelinin müvekkilince 28.11.2007 tarihinde tazmin edildiğini ileri sürerek TTK 1301. maddesine göre 2.367,00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, söz konusu dairede kiracı olduğunu, dairede olmadığı sabah saatlerinde suların aniden tazyikle gelmesine bağlı eskiyen apartman tesisat borularının patlaması ile taşan suyun sızarak alt kattaki dükkanda hasara yol açmasının kendi ihmali ile değil dairenin eskiyen boruları nedeniyle ortaya çıktığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının zarara sebebiyet verdiğinin teknik bir araştırma sonucu belirlenmediği, zarar ve davalı arasında illiyet bağı sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava TTK 1301. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca açılan sigortacının riziko sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalıya yönelttiği rücuan alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, sigortalı işyerinin uğradığı hasarın, davalının muayenehane olarak kullandığı daireden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve zarar sorumlusunun saptanmasında toplanmaktadır.
Davacı vekilinin, işyerinin davalının muayenehane olarak kullandığı dairenin arka odasındaki lavabonun alt spiral borusunun patlaması nedeniyle hasara uğradığı yönündeki iddiası ve buna karşılık davalının kiraca olduğu ve hasarın kullanımdan kaynaklanan kusurlu bir davranış sonucu değil, sabah saatlerinde suların aniden tazyikle gelmesine bağlı eskiyen
apartman tesisat borularının patlaması nedeniyle gerçekleştiği ve zarar sorumlusunun bina maliki olduğuna dair savunması üzerinde durularak gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak zararın nedeni, sorumlusu ve zarar niceliği araştırılıp saptanması, hasar ve zarara ilişkin mübrez delillerle birlikte değerlendirilerek uygun görüş dairesinde hüküm kurulmak gerekirken, eksik incelemeyle salt zararla davalı eylemi arasında nedensellik bulunmadığı yolundaki soyut gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030620100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz