Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4168 E. 2024/282 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esnaf↗ tanık beyanı↗ adi ortaklık↗ eş rızası↗ muvafakat↗ mahsup↗ marka hakkına tecavüz↗ protokol↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/183 E., 2022/19 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde tutulan sicile göre 2018/71140 tescil nolu 20. Sınıf UZMAN MARJE SANDALYE, 2018/71134 tescil nolu 20. Sınıf MARJE, 2018/38584 tescil nolu 20. ve 35. sınıf UM UZMAN MARJE SANDALYE, 2014/71041 tescil nolu 20. Sınıf HAMARJES SANDALYE isimli markaları olduğunu, bunları müvekkilinin 30 yıldır kullandığını ve piyasada Marje Sandalye- Marje Mobilya olarak bilindiğini, davalı tarafından ise bu markaların, müvekkilinin rızası dışında kullanılmakta olduğunu, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2019/19 D. İş sayılı tespit dosyası ile davalının kullanımının sabit olduğunu, davalının 3 yıl süre ile yaptığı ortaklık sonucunda davalının hak iddiasının olamayacağını, müvekkilinin bu kullanımlar dolayısı ile telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespiti ile tecavüzün ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından kullanılan uzmanmarjesandalye.com isimli internet sitesinin masrafları tazminattan mahsup edilmek kaydıyla müvekkiline verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2014 71041 sayı ile tescilli HAMARJES, 2018 71134 sayı ile MARJE ve 2018 71140 sayı ile tescilli UZMAN MARJE SANDALYE markalarının davacı adına tescilli olduğu, davaya konu markaların davalıya ait 70 DY 420 plakalı araç üzerinde , davalıya ait iş yerinden elde edilen zarf, katalog, kartvizit üzerindeki, davalıya ait www.uzmanmarjesandalye.com, www.uzmanmarjesandalye.com/indeks.html urlleri alan adı ve içeriğindeki ve davalı facebook sayfası paylaşımlarındaki “HAMARES, MARJE, UZMAN MARJE SANDALYE” ibarelerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu hususunun sabit olduğu, ancak dinlenen tanık beyanlarından ve tarafların da kabulünde olduğu üzere; davacı ve davalının 2014 ve 2017 yılları arasında 3 yıl adi ortaklık şeklinde birlikte çalıştıkları, davalının UZMAN MARJE SANDELYE unvanı ile Kayseri Mobilyacılar Esnaf ve Sanatkârları odasında kayıtlı olduğu, davalı kayıt tarihinin davacının 2018 38584, 2018 71134 ve 2018 71140 sayılı marka başvurularından önce 2014 yılında olduğu dosya içerisinde bulunan belgelerden anlaşıldığı, taraflar arasındaki adi ortaklık bitirilirken dükkan ile mevcut varlıkların davalıya bırakıldığı, davalının aynı iş yerinde faaliyetlerine devam ettiği, taraflarca ortaklığın bitirilmesine yönelik protokolde tescil ettirilen markayı veya markaları kullanmayacağına ilişkin herhangi bir hükmün olmadığı, bu hususun dinlenen davalı tanıklarının beyanlarından da anlaşılmakta olup, davalının ortaklık bittikten sonra aynı iş yerinde faaliyetine devam ettiği, ortak oldukları dönemde kullanılan markayı veya markaları kullanmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının davalının kötü niyetli olarak markayı kullandığının davacı tarafça ispatlanamadığı, davalının; davacının tescilli markalardan doğan hakları ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait markaları haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığının sabit olduğunu, Marje markasının müvekkilince 1986 yılından beri kullanılan bir marka olup,dosyaya sunulan belge ve evraklardan anlaşılmakta olduğunu, bu markanın da uzman marje sandalye gibi daha önce müvekkilince kullanılmış ve müvekkilime ait bir marka olduğunu, bu sebeplerle tanık beyanlarının dosya kapsamındaki belgelerle çeliştiğini, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, markaların davalı ile ortaklıktan çok önce müvekkilince kullanıldığı ancak tescilinin sonradan yapıldığını, dava konusu markaları müvekkili ile ortaklığı süresince kullanan davalının markalar üzerinde hak sahibi gibi algılanmasının ve hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu edilen markaların müvekkili adına tescilli olup, davalının tescilli markayı hukuka aykırı şekilde kullandığının sabit olduğunu, tescilden önce ve davalı ile ortaklığından çok önce bu markaları kullanan müvekkilinin davalıya bu markaların kullanımı konusunda herhangi bir muvafakat göstermediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme dayandığını, davalının kötü niyetle müvekkile ait markaları kullandığını ve haksız kazanç sağladığını yine haksız ve hukuka aykırı şekilde kötü niyetle müracaat ettiği marka başvurusundan da anlaşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, talebe konu marka tecavüzünün ve bu kapsamda maddi ve manevi tazminat talebinin yasal koşullarının bulunmaması nedeni ile davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9969 E. 2010/11610 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile 17.000,00 TL «müspet zararın» davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 20.04.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12638 E. 2010/3979 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyanın sorumluluğu · iade faturası · sınırlı sorumluluk · sigorta sözleşmesi · rücuen tazminat · temerrüt faizi · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat, % 10 kar marjı ilave edilerek hesaplanmış ise de, olayda «taşıyanın sorumluluğunun» CMR Konvansiyonuna göre «sınırlı sorumluluk» ilkeleri çerçevesinde belirlenmesi gerektiğinden, davacı ile sigortası arasındaki “kar marjına” ilişkin sözleşme hükmünün «sigorta sözleşmesine» taraf olmayan davalıya karşı ileri sürülmesi ve davacı tarafın sigortalısına ödediği % 10 kar marjını taşıyandan istemesinin mümkün olmadığı dikkate alınmayarak ya …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, gönderen tarafından davalılara «teslim» edilen malların eksik teslim edilmesi nedeniyle alıcı tarafından «iade faturası» düzenlendiği, bu nedenle zararın dava dışı sigortalı nezdinde gerçekleştiği, davacının sigortalısının zararını ödeyerek haklarına halef olduğu gerekçesiyle,13.072,25 TL alacağın dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı şirkete emtia «sigorta poliçesiyle» sigortalı 1006 kap emtianın, davalılar tarafından kara yoluyla uluslarası taşınması sırasında 21 kabının alıcısına «teslim» edilmemesinden kaynaklanan zarar nedeniyle, «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6876 E. 2024/3426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ettirmiş ise de tasarımın uzun yıllardır kullanılmakta olup 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında «tescilsiz tasarım» olarak korunduğunu, müvekkilinin tasarımlarının harcıalem olmayıp dava dilekçesinde sunulan tasarımlara benzemediğini, müvekkili tasarımının kalıbının Çin'de üreti …
… kuruluşu tarafından düzenlenen tasarım araştırma raporu gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut deliller kapsamında tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunmadığının sabit olduğunu, dava konusu tasarımın sandalye olduğu göz önünde bulundurulduğunda gerek sırt deseni gerekse de sandalye ayaklarının çok bü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4168 E. , 2024/282 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/875 Esas, 2022/907 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2020/183 E., 2022/19 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TPMK nezdinde tutulan sicile göre 2018/71140 tescil nolu 20. Sınıf UZMAN MARJE SANDALYE, 2018/71134 tescil nolu 20. Sınıf MARJE, 2018/38584 tescil nolu 20. ve 35. sınıf UM UZMAN MARJE SANDALYE, 2014/71041 tescil nolu 20. Sınıf HAMARJES SANDALYE isimli markaları olduğunu, bunları müvekkilinin 30 yıldır kullandığını ve piyasada Marje Sandalye- Marje Mobilya olarak bilindiğini, davalı tarafından ise bu markaların, müvekkilinin rızası dışında kullanılmakta olduğunu, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2019/19 D. İş sayılı tespit dosyası ile davalının kullanımının sabit olduğunu, davalının 3 yıl süre ile yaptığı ortaklık sonucunda davalının hak iddiasının olamayacağını, müvekkilinin bu kullanımlar dolayısı ile telafisi mümkün olmayan zararlara uğradığını ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespiti ile tecavüzün ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından kullanılan uzmanmarjesandalye.com isimli internet sitesinin masrafları tazminattan mahsup edilmek kaydıyla müvekkiline verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2014 71041 sayı ile tescilli HAMARJES, 2018 71134 sayı ile MARJE ve 2018 71140 sayı ile tescilli UZMAN MARJE SANDALYE markalarının davacı adına tescilli olduğu, davaya konu markaların davalıya ait 70 DY 420 plakalı araç üzerinde , davalıya ait iş yerinden elde edilen zarf, katalog, kartvizit üzerindeki, davalıya ait www.uzmanmarjesandalye.com, www.uzmanmarjesandalye.com/indeks.html urlleri alan adı ve içeriğindeki ve davalı facebook sayfası paylaşımlarındaki “HAMARES, MARJE, UZMAN MARJE SANDALYE” ibarelerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu hususunun sabit olduğu, ancak dinlenen tanık beyanlarından ve tarafların da kabulünde olduğu üzere;
davacı ve davalının 2014 ve 2017 yılları arasında 3 yıl adi ortaklık şeklinde birlikte çalıştıkları, davalının UZMAN MARJE SANDELYE unvanı ile Kayseri Mobilyacılar Esnaf ve Sanatkârları odasında kayıtlı olduğu, davalı kayıt tarihinin davacının 2018 38584, 2018 71134 ve 2018 71140 sayılı marka başvurularından önce 2014 yılında olduğu dosya içerisinde bulunan belgelerden anlaşıldığı, taraflar arasındaki adi ortaklık bitirilirken dükkan ile mevcut varlıkların davalıya bırakıldığı, davalının aynı iş yerinde faaliyetlerine devam ettiği, taraflarca ortaklığın bitirilmesine yönelik protokolde tescil ettirilen markayı veya markaları kullanmayacağına ilişkin herhangi bir hükmün olmadığı, bu hususun dinlenen davalı tanıklarının beyanlarından da anlaşılmakta olup, davalının ortaklık bittikten sonra aynı iş yerinde faaliyetine devam ettiği, ortak oldukları dönemde kullanılan markayı veya markaları kullanmaya devam etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının davalının kötü niyetli olarak markayı kullandığının davacı tarafça ispatlanamadığı, davalının;
davacının tescilli markalardan doğan hakları ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait markaları haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığının sabit olduğunu, Marje markasının müvekkilince 1986 yılından beri kullanılan bir marka olup,dosyaya sunulan belge ve evraklardan anlaşılmakta olduğunu, bu markanın da uzman marje sandalye gibi daha önce müvekkilince kullanılmış ve müvekkilime ait bir marka olduğunu, bu sebeplerle tanık beyanlarının dosya kapsamındaki belgelerle çeliştiğini, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, markaların davalı ile ortaklıktan çok önce müvekkilince kullanıldığı ancak tescilinin sonradan yapıldığını, dava konusu markaları müvekkili ile ortaklığı süresince kullanan davalının markalar üzerinde hak sahibi gibi algılanmasının ve hüküm kurulmasını usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu edilen markaların müvekkili adına tescilli olup, davalının tescilli markayı hukuka aykırı şekilde kullandığının sabit olduğunu, tescilden önce ve davalı ile ortaklığından çok önce bu markaları kullanan müvekkilinin davalıya bu markaların kullanımı konusunda herhangi bir muvafakat göstermediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme dayandığını, davalının kötü niyetle müvekkile ait markaları kullandığını ve haksız kazanç sağladığını yine haksız ve hukuka aykırı şekilde kötü niyetle müracaat ettiği marka başvurusundan da anlaşıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, İlk Derece Mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, talebe konu marka tecavüzünün ve bu kapsamda maddi ve manevi tazminat talebinin yasal koşullarının bulunmaması nedeni ile davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030618800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz