6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatif

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3193 E. 2010/9606 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kooperatifler kanunu ihtar yönetim kurulu kararı eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çeklerle ödeme yaptığı hususundaki savunmasına itibar edilmediği, usulüne uygun ihtarlara rağmen davalı kooperatife olan asıl aidat ve birikmiş faiz borcunu ödemediği, bilirkişinin yaptığı hesaplama ile çıkarılan ihtarlar arasında davacı aleyhine cüzi bir fark varsa da bu hususun miktarı itibariyle davacıyı ödemede tereddüde düşürecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1-Dava, yönetim kurulunca alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı ortak yönetim kurulunun 19.07.2007 gün ve 278 nolu kararı ile ihraç edilmiş olup, başlığından da üç kişiden oluştuğu anlaşılan yönetim kurulunda kararın iki yönetim kurulu üyesinin imzası ile alındığı anlaşılmış, esasen bu husus davacı tarafında da dava dilekçesinde açıkça iddia edilmiştir.Oysa, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 55/2. ve TTK.’nun 312. maddelerinde, “yönetim kurulunun en az üç üyeden kurulacağının” açık ve buyurucu bir biçimde hükme bağlanmıştır.Bu bağlamda, anılan hükümlerin tip anasözleşmenin 45/2. maddesinin hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekte olup, anasözleşmede yönetim kurulu üye sayısının asgari üye sayısı olan üç kişi olarak belirlenmesi halinde, 1163 Sayılı Koop.K.’nun 98. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken TTK.’nun 330/1. maddesinde öngörülen “toplantı yeter sayısının yarıdan bir fazlası olduğu” kuralının aksine anasözleşme yapılamayacak olması karşısında üç kişilik yönetim kurulunun toplantı yeter sayısının “yarıdan bir fazlası kuralı” uyarınca üç olması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, dava konusu ihraç kararının yukarıdaki açıklamlar doğrultusunda yeterli nisapla alınıp alınmadığının öncelikle değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre,davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhraç kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2946 E. 2011/6271 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/3193 E.  ,  2010/9606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2007/433-2008/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı, davalı kooperatif yönetimi tarafından usulsüz ve gerçek borcu yansıtmayan ihtarnamelere dayalı olarak ortaklıktan ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline, fazla ödemeden kaynaklanan alacaklarının tespiti ve tahsiline, tahsis edilen dairenin tapuda adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacıya gönderilen ihtarların ve alınan ihraç kararının usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çeklerle ödeme yaptığı hususundaki savunmasına itibar edilmediği, usulüne uygun ihtarlara rağmen davalı kooperatife olan asıl aidat ve birikmiş faiz borcunu ödemediği, bilirkişinin yaptığı hesaplama ile çıkarılan ihtarlar arasında davacı aleyhine cüzi bir fark varsa da bu hususun miktarı itibariyle davacıyı ödemede tereddüde düşürecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1-Dava, yönetim kurulunca alınan ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı ortak yönetim kurulunun 19.07.2007 gün ve 278 nolu kararı ile ihraç edilmiş olup, başlığından da üç kişiden oluştuğu anlaşılan yönetim kurulunda kararın iki yönetim kurulu üyesinin imzası ile alındığı anlaşılmış, esasen bu husus davacı tarafında da dava dilekçesinde açıkça iddia edilmiştir.Oysa, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 55/2. ve TTK.’nun 312. maddelerinde, “yönetim kurulunun en az üç üyeden kurulacağının” açık ve buyurucu bir biçimde hükme bağlanmıştır.Bu bağlamda, anılan hükümlerin tip anasözleşmenin 45/2. maddesinin hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekte olup, anasözleşmede yönetim kurulu üye sayısının asgari üye sayısı olan üç kişi olarak belirlenmesi halinde, 1163 Sayılı Koop.K.’nun 98.

maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken TTK.’nun 330/1. maddesinde öngörülen “toplantı yeter sayısının yarıdan bir fazlası olduğu” kuralının aksine anasözleşme yapılamayacak olması karşısında üç kişilik yönetim kurulunun toplantı yeter sayısının “yarıdan bir fazlası kuralı” uyarınca üç olması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, dava konusu ihraç kararının yukarıdaki açıklamlar doğrultusunda yeterli nisapla alınıp alınmadığının öncelikle değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre,davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030565400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.