Alacak davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17545 E. 2013/15810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacak davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2012/17545 E. , 2013/15810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Çan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 gün ve 2010/508-2012/66 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.690,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda; davacı, 789,97 TL alacak için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 07/02/2012 tarihinde Çan İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili, her ne kadar 18.09.2012 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti yönünden kararın bozulmasını talep etmişse de, davalı vekilinin temyiz dilekçesi süresinde olmadığı gibi, temyiz defterine kaydedilip harcı yatırılmış da değildir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434.ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18396 E. 2014/2464 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/173 E. 2012/7250 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davacı, 789,97 TL alacak için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 07/02/2012 tarihinde Çan İcra Müdürlüğünün «yetkisiz» olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dairesinin ve mahkemenin «yetkisine itiraz» edildiği takdirde öncelikle mahkemenin tetkik merciin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı karara bağlamasının gerektiği, icra dairesinin yetkisiz olması halinde geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının görülmesinin mümkün bulunmadığı, icra takibi Milas İcra Müdürlüğünde yapılmış olup yetkiye ve «borca itiraz» edildiği, borçlu şirketin adresinin Çan İlçesinde olduğu gerekçesiyle, Milas İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Çan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca, mahkemenin «yetkisine» yönelik süresinde yapılmış bir «yetki itirazıda» bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik itirazı · navlun alacağı · borca itiraz · yetki itirazı · navlun · yetki · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dairesinin ve mahkemenin «yetkisine itiraz» edildiği takdirde öncelikle mahkemenin tetkik merciin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı karara bağlamasının gerektiği, icra dairesinin yetkisiz olması halinde geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının görülmesinin mümkün bulunmadığı, icra takibi Milas İcra Müdürlüğünde yapılmış olup yetkiye ve «borca itiraz» edildiği, borçlu şirketin adresinin Çan İlçesinde olduğu gerekçesiyle, Milas İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli» Çan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Taşıyıcı olan davacı tarafından, «navlun alacağına» ilişkin icra takibi, HUMK'nın 10. ve BK'nın 73. maddelerine uygun şekilde kendi ikametgahının bulunduğu Milas İcra Dairesi'nde başlatılmış olup Milas İcra Dairesi yetkilidir.
Ayrıca, mahkemenin «yetkisine» yönelik süresinde yapılmış bir «yetki itirazıda» bulunmamaktadır.
Dava, «navlun» ücretinin tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18395 E. 2014/2443 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6406 E. 2010/8075 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17545 E. , 2013/15810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı Çan Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 gün ve 2010/508-2012/66 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.690,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda; davacı, 789,97 TL alacak için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 07/02/2012 tarihinde Çan İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş olup, söz konusu miktarın hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili, her ne kadar 18.09.2012 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti yönünden kararın bozulmasını talep etmişse de, davalı vekilinin temyiz dilekçesi süresinde olmadığı gibi, temyiz defterine kaydedilip harcı yatırılmış da değildir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434.ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 103,60 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030510000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz