Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17568 E. 2013/15797 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet alım sözleşmesi↗ ifa↗ ıslah↗ yasal faiz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı idare arasında imzalanmış olan sözleşmeler kapsamında davacı yüklenicinin edimini sözleşme ve ihale hükümleri çerçevesinde ifa ettiği, davalı idare tarafından davacının hak edişinden %5 oranındaki hazine teşvikinin kesilmesinin yasaya aykırı olduğu, davacı şirketin davalı idareden 5510 Sayılı Kanun kapsamında 18.396,30 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 18.396,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'si için dava tarihinden itibaren, 8.396,30 TL'si için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekili hüküm altına alınacak tazminatın kesinti tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiştir. Ancak, uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup,taraflar tacirdir. Tarafların bu sıfatına göre avans faizi talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, hükmedilen tazminatların avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8967 E. 2010/10921 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17568 E. , 2013/15797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2011/10-2012/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında,... Genel Müdürlüğü hizmet binası ve eklentilerinin malzemeli genel temizlik, ilaçlama, havuz ve bahçe bakımı işi konulu 18/12/2008/ ve 16/12/2009 tarihli sözleşmeler imzalandığını, davalı tarafından sözleşme hükümlerine ve yasaya aykırı şekilde Ekim 2008 tarihinden dava tarihine kadar aylık hak edişlerden 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin 1. fıkrasına eklenen ve 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan (ı) bendi hükmüne aykırı olarak kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme dönemleri içerisinde yapılan kesinti miktarlarının 10.000,00 TL'lik kısmının kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesiyle, talep sonucunu 18.396,30 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış bulunduğunu, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı idare arasında imzalanmış olan sözleşmeler kapsamında davacı yüklenicinin edimini sözleşme ve ihale hükümleri çerçevesinde ifa ettiği, davalı idare tarafından davacının hak edişinden %5 oranındaki hazine teşvikinin kesilmesinin yasaya aykırı olduğu, davacı şirketin davalı idareden 5510 Sayılı Kanun kapsamında 18.396,30 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne;
18. 396,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'si için dava tarihinden itibaren, 8.396,30 TL'si için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacılar vekili hüküm altına alınacak tazminatın kesinti tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece yazılı şekilde yasal faize hükmedilmiştir. Ancak, uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup,taraflar tacirdir. Tarafların bu sıfatına göre avans faizi talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, hükmedilen tazminatların avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının 1. maddesindeki ''...yasal faiz...'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''... avans faizi...'' ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 983,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030474200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz