Ortakçılık ilişkisinin sona erdirilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/603 E. 2011/8981 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ çıkma payı↗ münfesihlik↗ şirketin feshi↗ bloke↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yasal sermaye artışını yapmayan şirketin 01.01.1999 tarihinden buyana münfesih durumda olduğu, ve münfesih bir şirketten de çıkmanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 551. maddesi uyarınca açılmış olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere murislerinin ölümü nedeniyle ortak olan davacılar, şirketin herhangi bir faaliyeti bulunmadığını ve diğer ortaklarla irtibat kuramadıklarını ve vergi sorumluluğu nedeniyle murislerinin banka hesabına bloke uygulandığını ileri sürerek, çıkma payı talep etmeksizin çıkmaya izin talebinde bulunmuşlardır.
TTK’nun 551. maddesi haklı sebeplere dayanarak ortağın şirketten çıkmasına müsaade veya şirketin feshini isteyebileceğini öngörmüş, madde de dava konusu olayda olduğu gibi münfesih durumda bulunan (ki bunun için mahkemenin bu yönde bir tesbit kararı vermesi gerekir) bir şirket ortağının haklı neden olmasına rağmen şirketten çıkmaya izin isteyemeyeceğine dair bir düzenleme öngörmemiştir. Şirketin feshi talebinde uzun bir süreçte tasfiye giderlerine muhatap olabilecek bir ortağın kendisi için daha elverişli bulunan ve kanunun kendisine tanıdığı bir hakkı kullanmasının engellenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece bilirkişice de tespit edilen haklı nedene dayalı olarak davacıların çıkma istemelerinin kabulüne karar vermek gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortakçılık ilişkisinin sona erdirilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13235 E. 2011/17517 K.
Ortak:münfesihlik · Ortakçılık ilişkisinin sona erdirilmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yasal sermaye artışını yapmayan şirketin 01.01.1999 tarihinden buyana «münfesih» durumda olduğu, ve münfesih bir şirketten de çıkmanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 551. maddesi haklı sebeplere dayanarak ortağın şirketten çıkmasına müsaade veya «şirketin feshini» isteyebileceğini öngörmüş, madde de dava konusu olayda olduğu gibi «münfesih» durumda bulunan (ki bunun için mahkemenin bu yönde bir tesbit kararı vermesi gerekir) bir şirket ortağının haklı neden olmasına rağmen şirketten çıkmaya izin isteyemeyeceğine dair bir düzenleme öngörmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yasal sermaye artışını yapmayan şirketin 01.01.1999 tarihinden buyana «münfesih» durumda olduğu, ve münfesih bir şirketten de çıkmanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karr davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.07.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, TTK’nun 551. maddesi uyarınca açılmış olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere murislerinin ölümü nedeniyle ortak olan davacılar, şirketin herhangi bir faaliyeti bulunmadığını ve diğer ortaklarla irtibat kuramadıklarını ve vergi sorumluluğu nedeniyle murislerinin banka hesabına «bloke» uygulandığını ileri sürerek, «çıkma payı» talep etmeksizin çıkmaya izin talebinde bulunmuşlardır.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/603 E. , 2011/8981 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2007/324 - 2009/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan Nurettin Saral ile davalı kişilerin üç ortaklı olarak 1991 tarihinde kurmuş oldukları davalı şirketin kuruluşundan bu yana hiçbir faaliyetini bulunmadığını, şirketin vergi borcundan dolayı murisin banka hesaplarına bloke konulduğunu, ortaklar arasında irtibatın koptuğunu, murisin ortaklıktan çıkma işlemlerini başlatamadan vefat ettiğini, müvekkillerinin yasa gereği şirkete ortak olduklarını, diğer ortaklarla irtibata geçmek istediklerini ancak bunu mümkün olmadığını ve şirketin akıbetini öğrenemediklerini ileri sürerek, müvekkillerinin davalını şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili, ticari faaliyete geçemeyen şirketin feshinin istenmesi gerekirken çıkma talebinin doğru olmadığını, müvekkilinin de şirket ortaklığından çıkma iradesinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ..., mahkemenin vereceği kararı kabul ettiğini beyan etmiş, davalı şirket ise davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yasal sermaye artışını yapmayan şirketin 01.01.1999 tarihinden buyana münfesih durumda olduğu, ve münfesih bir şirketten de çıkmanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 551. maddesi uyarınca açılmış olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere murislerinin ölümü nedeniyle ortak olan davacılar, şirketin herhangi bir faaliyeti bulunmadığını ve diğer ortaklarla irtibat kuramadıklarını ve vergi sorumluluğu nedeniyle murislerinin banka hesabına bloke uygulandığını ileri sürerek, çıkma payı talep etmeksizin çıkmaya izin talebinde bulunmuşlardır.
TTK’nun 551. maddesi haklı sebeplere dayanarak ortağın şirketten çıkmasına müsaade veya şirketin feshini isteyebileceğini öngörmüş, madde de dava konusu olayda olduğu gibi münfesih durumda bulunan (ki bunun için mahkemenin bu yönde bir tesbit kararı vermesi gerekir) bir şirket ortağının haklı neden olmasına rağmen şirketten çıkmaya izin isteyemeyeceğine dair bir düzenleme öngörmemiştir. Şirketin feshi talebinde uzun bir süreçte tasfiye giderlerine muhatap olabilecek bir ortağın kendisi için daha elverişli bulunan ve kanunun kendisine tanıdığı bir hakkı kullanmasının engellenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece bilirkişice de tespit edilen haklı nedene dayalı olarak davacıların çıkma istemelerinin kabulüne karar vermek gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030440900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz