Şahsi sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3048 E. 2011/7005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi sorumluluk↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ yönetim kurulu kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3044 E. 2011/7006 K.
Ortak:şahsi sorumluluk · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli …
Benzer bu kararda… madığı, davacının yurt dışında olan ve Yimpaş Holding ile irtibatlı olduğunu düşündükleri bir şirkete para yatırdığı, yurt dışındaki şirket ile davalı şirketin ayrı «tüzel kişilikler» olduğu, bu sebeple davalı şirkete karşı açılan davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2010 tarihli kararı i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik
Benzer bu kararda… madığı, davacının yurt dışında olan ve Yimpaş Holding ile irtibatlı olduğunu düşündükleri bir şirkete para yatırdığı, yurt dışındaki şirket ile davalı şirketin ayrı «tüzel kişilikler» olduğu, bu sebeple davalı şirkete karşı açılan davanın «husumet» yönünden reddinin gerektiği, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.12.2010 tarihli kararı i …
-
Ticari Ünvanın Korunması ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2589 E. 2011/12554 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet ehliyeti · maddi hata · sicilden terkin · ticaret unvanı · taraf ehliyeti · terkin · haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ile «ticaret unvanının» bir kısmının «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2332 E. 2011/6275 K.
Ortak:şahsi sorumluluk · husumet yokluğu · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı ...de hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf «ehliyeti» bulunmadığı, esasa girilmiş olsaydı bile şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · anonim şirket · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının davalı ...de hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf «ehliyeti» bulunmadığı, esasa girilmiş olsaydı bile şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3048 E. , 2011/7005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/675 - 2008/696 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2010 gün ve 2009/6323-2010/12956 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket temsilcileri tarafından kendisine parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadinde bulunulması üzerine davalılara “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 1999 yılında 30.000 DM yatırdığını, müvekkilinin ödediği parayı geri almak istediğinde ödeneceği sözü verilmesine rağmen parasının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılara verilen paradan şimdilik 6.500,00 YTL’lık kısmın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddinin gerektiği, uyuşmazlığın esasına girilmiş olsaydı bile TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluklarını gerektirir bir durum da mevcut olmadığından bunlar hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği soncuna varılarak, davanın husumet yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.12.2010 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030044000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz