Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11151 E. 2013/17473 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tazminat davası↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16443 E., 2013/6595 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince duruşmalı olarak temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16443 E., 2013/6595 K. sayılı ilamıyla davalı yararına bozulmuş ise de, Yargıtay duruşması için belirlenen 02.04.2013 günü davalı vekili hazır bulunmasına karşın davalı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının duruşma vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13129 E. 2015/12516 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkim
Benzer bu kararda… gereği görüşülüp düşünüldü: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinin 3. fıkrasının 4 numaralı bendi uyarınca hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanun’un «tahkim» hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanması veya bozulması kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulamaz.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8357 E. 2023/2845 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kötü niyet · ortalama tüketici · terkin · kötüniyet · iltibas · husumet
Benzer bu kararda… belirtilen kararı ile dava konusu "ŞEKİL+BİZİM KÖY KAHVESİ" ibareli başvuru markasıyla davacının "BİZİM" ibareli tescilli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarındaki BİZİM ibaresinin asli unsur olarak ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde davalının "şekil+Bizim Köy Kahvesi" başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının "BİZİM" ibare ve biçimli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu olan markanın kapsamındaki mal/hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamındaki mal/hizmetler bakımından her iki markanın işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali doğacağı, taraf markaları arasında tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, bu nedenle davacı tarafın markalarının tanınmışlığı ve «kötü niyet» iddialarının sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2017-M-6595 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu 2016/66563 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne ve «sicilden terkin» edilmesine karar verilmiştir.
… ın YİDK'in 09.08.2017 tarih ve 2017-M-6595 sayılı kararı ile kabul edildiğini, taraf markaları arasında "Bizim" ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davaya konu olan markanın müvekkilinin markasının serisi olarak algılanacağını, itirazlarına mesnet markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında «iltibasa» neden olacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markalar benzer olmadığından davanın tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanım iddialarının yerinde olmadığını, «kötü niyet» iddiasının da ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP 1.Davalı ... (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; marka hükümsüzlüğü davalarında müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceği gibi YİDK iptali ve hükümsüzlük davalarının da birlikte görülemeyeceğini, taraf markalarının genel intiba olarak benzer olmadıklarını Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13799 E. 2014/19878 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · feri müdahil · pay defteri · fesih · limited şirket · kâr payı · haciz · ek tasfiye
Benzer bu karardaHaciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
Dava, «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve «tasfiye» «payı» üzerine «haciz» koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış …
Davacı taraf, davalı şirketin ortağı olan «feri müdahil» Ilhan'ın borcu nedeniyle başlatılan takip sonucu pay haczi yapıldığını ve borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11151 E. , 2013/17473 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.07.2012 gün ve 2011/228-2012/461 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.04.2013 gün ve 2012/16443-2013/6595 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait çeltik ekili taşınmazın davalı tarafından 'Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi' kapsamında sigorta örtüsüne alındığını, 01.09.2010 tarihinde çıkan fırtına sonucu ürünün hasara uğradığını, durumun davalıya ihbar edildiğini, zararının gerçeğe aykırı şekilde belirlendiğini, tespit yaptırdığını, zararının yüksek tutarlı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nin 26.12.2010 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16443 E., 2013/6595 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince duruşmalı olarak temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/16443 E., 2013/6595 K. sayılı ilamıyla davalı yararına bozulmuş ise de, Yargıtay duruşması için belirlenen 02.04.2013 günü davalı vekili hazır bulunmasına karşın davalı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının duruşma vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/16443 E., 2013/6595 K. sayılı bozma ilamının sonuç bölümünün (2) numaralı bendine "...davalı yararına BOZULMASINA" ifadesinden sonra yer almak üzere "takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle Dairemiz kararının DÜZELTİLMESİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029832900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz