İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15583 E. 2013/15516 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız fesih↗ mücbir sebep↗ bedel iadesi↗ sözleşmenin feshi↗ taşıma sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ fesih↗ kötü niyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, iç savaş sonrası ortaya çıkan karışıklığın mücbir sebep sayılması gerektiği, davacının sözleşmeyi feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, davalının ikinci uçağı hazır ederek elinden geleni yaptığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sefer çarteri sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talebini içeren icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin sağladığı uçak ile taraflar arasında kararlaştırılan 23.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen hava limanına uçuşun yapılmış, ancak yolcu taşıma işinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, artık varış limanı olan Tripoli’yi de kapsayan Libya'daki iç savaşın taşıma sözleşmesinin 9. maddesinde sayılan mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, davalı hava taşıma şirketinin sözleşmeyle kararlaştırılan 23.02.2011 tarihinde taşımayı gerçekleştirmemesi ve akabinde de anılan sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle, söz konusu fesih sözleşmeye aykırı ve haksız fesih olamayacağından, davalının ilk uçuşun gerçekleştirildiği 23/02/2011 tarihinde taşımanın yapılmaması nedeniyle kendisine bildirilen fesihten sonra 24/02/2011 tarihinde uçağını aynı yere gönderdiğinden bahisle taşıma ücretine hak kazandığından da söz edilemez. Mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtrazın İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2344 E. 2014/5793 K.
Ortak:mücbir sebep · sözleşmenin feshi · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · İtrazın İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, iç savaş sonrası ortaya çıkan karışıklığın «mücbir sebep» sayılması gerektiği, davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı bir nedene dayanmadığı, davalının ikinci uçağı hazır ederek elinden geleni yaptığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin sağladığı uçak ile taraflar arasında kararlaştırılan 23.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen hava limanına uçuşun yapılmış, ancak yolcu taşıma işinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, artık varış limanı olan Tripoli’yi de kapsayan Libya'daki iç savaşın «taşıma sözleşmesinin» 9. maddesinde sayılan «mücbir sebep» olarak kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, iç savaş sonrası ortaya çıkan karışıklığın «mücbir sebep» sayılması gerektiği, davacının «sözleşmeyi feshinin» haklı bir nedene dayanmadığı, davalının ikinci uçağı hazır ederek elinden geleni yaptığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine ve davalının «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Hava yolu taşıma sözleşmesinden manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3870 E. 2020/2387 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavalı şirketin sağladığı uçak ile taraflar arasında kararlaştırılan 23.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen hava limanına uçuşun yapılmış, ancak yolcu taşıma işinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, artık varış limanı olan Tripoli’yi de kapsayan Libya'daki iç savaşın «taşıma sözleşmesinin» 9. maddesinde sayılan «mücbir sebep» olarak kabulü mümkün değildir.
Benzer bu karardaDava, hava yolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pilot dava · e-defter
Benzer bu karardaYapılan incelemede, mahkemece uçağın kalkış saati ile ilgili olarak yetkili mercilerden bilgi ve belge istenilmediği, sadece davalının sunduğu uçuş «defterine» göre gecikme süresinin belirlendiği, dosyaya rapor sunan bilirkişinin kaptan «pilot»-uçak mühendisi olduğunun anlaşılması karşısında; öncelikle sivil havacılık uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilere …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15583 E. , 2013/15516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.05.2012 tarih ve 2011/559-2012/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Libya'daki -savaş nedeniyle- işçilerini bir an önce tahliye etmek istediğini, bedelini davalı tarafa peşin ödemek suretiyle davalıdan bir uçak kiralamış olduğunu, kiralanan uçağın gününde uçmadığı gibi, uçuş kartları teslim edilen davacı işçileri yerine başka bir şirket işçilerini Türkiye'ye getirdiğinden, taraflar arasındaki uçak kiralama sözleşmesinin müvekkilince derhal fesih edilerek, işçilerin Türk Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklarla tahliyesinin sağlanmış olduğunu, davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talebini içeren icra takibine davalı tarafa yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mücbir sebepler altında başka bir firmanın yolcularını tahliye ettiğini, akabinde yeni bir uçak hazır ettiğini, ancak davacı yolcularının bu uçağa binmediğini, davacının herhangi bir zararının doğmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, iç savaş sonrası ortaya çıkan karışıklığın mücbir sebep sayılması gerektiği, davacının sözleşmeyi feshinin haklı bir nedene dayanmadığı, davalının ikinci uçağı hazır ederek elinden geleni yaptığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sefer çarteri sözleşmesine dayalı olarak davalı tarafa ödenen bedelin iadesi talebini içeren icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin sağladığı uçak ile taraflar arasında kararlaştırılan 23.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen hava limanına uçuşun yapılmış, ancak yolcu taşıma işinin gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle, artık varış limanı olan Tripoli’yi de kapsayan Libya'daki iç savaşın taşıma sözleşmesinin 9. maddesinde sayılan mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, davalı hava taşıma şirketinin sözleşmeyle kararlaştırılan 23.02.2011 tarihinde taşımayı gerçekleştirmemesi ve akabinde de anılan sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesi nedeniyle, söz konusu fesih sözleşmeye aykırı ve haksız fesih olamayacağından, davalının ilk uçuşun gerçekleştirildiği 23/02/2011 tarihinde taşımanın yapılmaması nedeniyle kendisine bildirilen fesihten sonra 24/02/2011 tarihinde uçağını aynı yere gönderdiğinden bahisle taşıma ücretine hak kazandığından da söz edilemez.
Mahkemece uyuşmazlığın bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029681600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz