Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12422 E. 2013/17396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet yokluğu↗ aktif husumet↗ taşıma sözleşmesi↗ husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve taşıma sözleşmesine de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3223 E. 2013/3581 K.
Ortak:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve «taşıma sözleşmesine» de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve «taşıma sözleşmesine» de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Kaldı ki, anılan davalı davaya cevaplarında, davacının «taşıtan» olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı hususunda bir itiraz ileri sürmemiş, bilakis yükteki «hasarın» bizzat davacı gönderenin kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunmuştur.Bu durumda, mahkemece, davacının taşıma ilişkisinin tarafı olduğu ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde «aktif husumet yokluğundan» davanın reddi kararı doğru görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacının «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı ve bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · taşıtan · navlun · taraf ehliyeti · taşıyıcı · fatura · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaTekstil Dış Ticaret A.Ş olarak belirtildiği, söz konusu belgelerde davacının isminin bulunmadığı görülmekte ise de, dosyaya sunulan 14.01.2009 tarihli «fatura» içeriklerine göre, davalı «taşıyıcının» bu taşımalara ilişkin «navlun bedelini» davacı şirkete fatura ettiği anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, anılan davalı davaya cevaplarında, davacının «taşıtan» olmadığı ve aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı hususunda bir itiraz ileri sürmemiş, bilakis yükteki «hasarın» bizzat davacı gönderenin kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunmuştur.Bu durumda, mahkemece, davacının taşıma ilişkisinin tarafı olduğu ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak ve yazılı şekilde «aktif husumet yokluğundan» davanın reddi kararı doğru görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
A.Ş hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, taşıma sırasında emtia oluşan «hasarın» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığı ve bu nedenle aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1223 E. 2019/3047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · rücuen tahsil · ispat külfeti · taşıyıcı · taşıyan · kusur · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, Almanya'da yapılan yargılama sırasında alınan sanık ifadeleri, telefon kayıtları, yapılan «tahkikat» sonucu sürücü ...y'un olaya karıştığına dair delil bulunmadığı, «taşıyanın» diğer araçlarda olduğu gibi gerekli özen ve dikkati gösterdiği, gasp olayında kusurlu bulunmadığı ve davalı taşıyanın önleyebileceği bir durum olmadığı, olayın doğumunda «taşıyıcıya» ve dolayısıyla sigorta şirketine yüklenebilecek «kusur» bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında davacı tarafından sigortalı emtianın çalınması nedeniyle oluşan ve dava dışı sigortalıya ödenen zararın davalılardan «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Dosyadaki Saarbrücken Asliye Mahkemesinin kararı da «dahil» olmak üzere mevcut delillerden, hangi ifadenin doğru olduğu ve hangisine itibar edilebileceği net olarak anlaşılamamaktadır.
A.Ş. aracın mallar ile birlikte gasp edildiğini, sorumluluğunun bulunmadığını savunduğuna göre, bu konudaki «ispat külfeti» davalı Gökbora Ulus.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9118 E. 2013/10410 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · borca itiraz · ba beyannamesi · tasdik kararı · komisyon · ticari defter · fatura · inkar tazminatı
Benzer bu karardaŞirketinin dosyaya sunduğu «ticari defterlerin» kapanış «tasdiki» olmadığından davalı lehine delil oluşturmayacağı, davacı Gökbora Ltd.
… onusunda dolaylı dahi olsa akdi ilişki kurulduğu, bu akdi ilişki sebebiyle davalının davacıya iki kapalı faturaya bağlı olarak 6.500 TL ödemede bulunduğu, davalının «komisyonculuk» akdine benzer olan akdi ilişkiden dolayı, kiralanan 4 aracın kira bedelinden sorumlu olacağı, davacının davalıdan .../... davalının ödediği 6.500 TL'nin düşümünden sonra 4 adet açık faturadan dolayı toplam 26.414 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden takibin devamına, davalı yönünden alacağın likit olmaması, davacı yönünden takipte kötü niyetli olunmadığı gerekçesiyle de her iki taraf yararına «inkar tazminatına» hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Davacının davalı tarafından ödendiğini beyan ettiği iki adet faturanın ödeme «kaydı» da bulunmadığı, bu iki adet faturadaki ücretin neye göre belirlendiği sabit olmayıp dava ve takibe konu 4 adet faturada ise 5500 USD üzerinden TL'ye çevrilerek «fatura» bedeli belirlenmiş ancak davacı tarafından bu faturaların davalıya tebliğ edildiği ispat edilememiş, davalı taraf icra dosyasındaki «borca itirazında» da faturaları kabul etmemiştir.
… e, davalının tanzim ettiği gümrük belgelerine dayandığına ve İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nden 59 adet otobüsün kiralama bedeline ilişkin Gümrük Müdürlüğü'ne verilen «beyanname» ve izin talep belgesi «dosyaya gönderildiğine» göre bu belgelerde davalı tarafından beyan edilen kira bedelleri gözetilerek davacının dava konusu alacak miktarının belirlenmesi ve gerektiğinde bu konuda ek rapo …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/497 E. 2012/6822 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · tam ziya · taşıyanın sorumluluğu · sigorta teminatı kapsamı · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · karine · kusur sorumluluğu
Benzer bu karardaKısacası, CMR hükümlerine göre «taşıyanın sorumluluğu» «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup, davalı taşıyanın sorumluluğunun CMR hükümleri gözetilerek değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigorta şirketi tarafından «gerçek zararın» talep edilebileceği, «hasarın» gerçekleşme nedeninin tespit edilemediği, davacı ... tarafından yapılan ödemenin «sigorta teminatı kapsamında» olan bir «riziko» neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak hasarın meydana gelmesine neden olan zarar sorumlularının ve bunların sorumluluklarının kapsamının bel …
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına «karine» teşkil edecektir.
Düzenlenen tutanak, CMR'nin 30. maddesine uygun bir «hasar tespit tutanağı» olması nedeniyle gönderilenin emtiayı ihtirazi kayıtsız aldığı kabul edilemez.
-
Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14243 E. 2012/18409 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve «taşıma sözleşmesine» de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu kararda1 - Dava, CMR «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2-Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin «taşıma sözleşmesinin» gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve «navlun» borcuna ilişkin olarak da «takas» beyanında bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · eksper raporu · taşıtan · trafik kazası · karine · takas · sorumluluk sigortası · navlun
Benzer bu karardaŞti. tarafından 34 AB 3021 plakalı aracın Hollanda’da yaptığı «trafik kazası» nedeniyle 596 koli malın büyük bir kısmının zarar gördüğü iddia olunmasına rağmen, dosyaya trafik kazasına ilişkin bir kaza zaptı, «zayi» olan emtialara ilişkin «eksper raporu», tespit dosyası ya da «hasar» tutanağı sunulmadığı, 596 kolilik malın büyük bir bölümünde meydana geldiği iddia olunan hasarın ne olduğu, hasarlı malların ne şekilde zarar gördüğü, bu hasarları …
İcra Müdürlüğü'nün 2005/8254 Esas sayılı dosyasına konu 17.457,68TL tutarlı «navlun bedelinin» Karyağdı Tekstil Ltd.
Ancak söz konusu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkün olup somut olayda davacı «taşıtan» tarafından dosyaya davaya konu emtianın hasarlı olduğuna ilişkin olarak fotoğraflar, davalı taşıma şirketinin «sorumluluk sigortacısı» tarafından söz konusu kaza «sebebi» ile «hasar» dosyası açıldığına ilişkin bir takım belgeler sunulmuştur.
2-Öte yandan davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin «taşıma sözleşmesinin» gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve «navlun» borcuna ilişkin olarak da «takas» beyanında bulunmuştur.
-
Rücuen alacak | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5955 E. 2024/2421 K.
Ortak:husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve «taşıma sözleşmesine» de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle «aktif husumet yokluğundan» davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki rücuan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… nın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ...'ın vinç kiralama hizmeti verdiği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalı ...'dan 142.979,73 TL «sigorta poliçesinden» kaynaklı «rücuen tazminat» alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ...'nun itirazının kısmen iptaline, davalı ... bakımından davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kanuni halefiyet · sözleşmelerin nisbiliği ilkesi · sözleşmenin nisbiliği · takdiri delil · işleten sıfatı · ifa yardımcısı · kira ilişkisi · bilirkişi raporları arasında çelişki
Benzer bu kararda… ı olduğu, her iki tarafın da kaşe ve imzasının bulunduğu, sözleşmenin bir ay için yapıldığı davalı ...'ın kira alacağı kapsamında davalı ...'ya ait olduğu anlaşılan «ticari işletme» adına «fatura» keşide ederek usulüne uygun olarak «ticari defterlerine» kaydettiği, ayrıca ilgili vergi dairesinin müzekkere cevabına göre bahsi geçen kira ödemelerini BS formunda bildirdiği, uzun süreli «kira ilişkisi» nedeniyle araç malikinin «işleten sıfatının» bulunmadığı, işleten sıfatının davalı ...'da olduğu, sözleşme ilişkisinin de davalı ... ile kurulduğu, buna göre davacı vekilinin «kira sözleşmesinin» sabit olmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmediği, dava konusu emtiayı dava dışı sigortalıya satan Efmak şirketi vekilinin dosyaya «ihbar olunan» sıfatı ile sunduğu 27.09.2016 tarihli dilekçesinde, hadisenin davalı ...'nun o anki kusurlu davranışlarından meydana geldiği yönünde beyanı olduğu ancak emtianın taşınması noktasında müvekkilinin davalı ... ile irtibat kurarak anlaşmış olduğu yönünde bir ibarenin dilekçede olmadığı, dosya içerisinde davalı ...'ın diğer davalı ...'yu istihdam ettiği, emir ve talimatı altında çalıştırdığı iddialarını ispata yarar hiç bir delil bulunmadığı, «sözleşmelerin nisbiliği ilkesi» gereği, davalılar arasındaki kira sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarının sözleşmede aksine bir düzenleme olmadığı takdirde üçüncü kişilerin hukuki durumları üzerinde etki doğurmayacağı, bu sebeple davacı vekili ve davalı ... vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurularının ayrı ayrı reddi gerektiği, «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğü olan davalı ...' Borçlu'nun diğer davalının talimatları doğrultusunda hareket ettiği yönündeki iddialara itibar edilemeyeceği, davalı ... vinç kiralama işini yapmış olmakla, vincin hangi taşıma işinde ne koşullarda kullanılacağı davalı ...'nun tasarrufunda olduğu, davalı ...'nun dava konusu emtiayı araca nakil sırasında vinç kullanırken hatalı yükleme, uygun halat kullanmama sonucu halatın kopmasına emtianın düşerek zarar görmesine sebebiyet verdiğine dair bilirkişi tespitleri benimsenerek hüküm verilmesinin isabetli olduğu, dosyada iki adet bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunun «takdiri delil» olup, Mahkemece tarafların sunduğu deliller ile alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve vinç kiralama sözleşmesi ve hadisenin oluş şekli birlikte gözönünde bulundurularak gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşıldığından davacı ve davalı ... vekilinin bilirkişi raporuyla ilgili olarak ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, bilirkişi raporunda, emtianın kullanılmış olması sebebiyle poliçede yer alan «muafiyet» koşulları sağlanmış olduğundan bahisle yapılan hesaplama neticesi emtiadaki toplam «hasar» miktarının 142.979,73 TL olduğu tespitine yer verildiği, ancak «sigorta poliçesinde» öngörülen muafiyet «kaydının», sadece «sigorta sözleşmesinin» tarafları için geçerli olduğu, dosya kapsamında yer alan «sigorta tazminatı» ödeme belgesinde davacı ... şirketinin, sigortalısının bu hasardan kaynaklanan tüm tazminat haklarını «temlik» aldığı, sigortalının tüm haklarına halef olduğu, bu durumda Mahkemece tespit edilen zarar tutarına muafiyet uygulanmaksızın hüküm verilmesi gerekirken muafiyet oranında tazminattan indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının faiz talebinin davalı ...'nun «temerrüde» düşürülmemesi sebebiyle reddedildiği, ancak davaya konu icra takibinde alacaklı sigorta şirketinin, ödeme tarihi olan 24.02.2015 tarihinden itibaren faiz hesabı yapmak suretiyle «işlemiş faizi» de takibe konu ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1472 nci maddesine göre, «kanuni halefiyet» hakkına dayanılarak açılan «rücu» davasında «faiz başlangıç tarihin» sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olması gerektiği, ödeme tarihi olan 24.02.2015 tarihinden takip tarihine kadarki süre için işlemiş faizin 5.799,49 TL olduğu, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatı» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, buna göre davalı ... aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının Büyükçekmece 3.
… esinde özetle; davalıların özellikle de araç maliki işleten davalı ...'ın aracını uzun süreli kiraya verdiğine dair iddia ve savunmalarını ispat amacıyla Mahkemenin «ihtaratlı» «ara» kararına rağmen «defter» ve kayıtlarını sunmaktan imtina ile buna dair savunma haklarını «zayi» ettiklerini, ancak Mahkemece sanki davalı araç maliki/işleteni ... ile diğer davalı vinç operatörü arasındaki «kira ilişkisi» sabitmiş gibi karar verdiğini, vinç kiralama sözleşmesi içeriğinden ...'nun ...'ın bir çalışanı ya da «ifa yardımcısı» olduğunun anlaşıldığını, «ihbar olunan» Efmak şirketi vekilinin 27.09.2016 tarihli beyan dilekçesinde, taşıma, yükleme, tahliye işleri konusunda ... ile anlaşıldığı, onun maliki olduğu ... plakalı araçla 06.11.2014 tarihinde operatörü ... kullanımında iken dava konusu «hasarın» meydana geldiği hususlarında beyanda bulunduğunu, ayrıca Rehyan Karakaş'ın olay anında orada olduğuna dair «tanık beyanlarının» olduğunu, 01.10.2014 tarihli vinç «kira sözleşmesinin» hem uzun süreli, hem de üçüncü kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, kira sözleşmesinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, işleten ve kiracının varsa «ticari defter» ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, «fatura», ruhsat, «cari hesap» hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, «işletenlik sıfatının» araç sahibinde mi, kiracı da mı bulunduğu hususlarının tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarına arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, alacağın 142.979,73 TL olarak belirtilmesinin doğru olmadığını, «muafiyetin» düşülmemesi gerektiğini, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesinin ikinci sayfasında kullanılmış emtialarda; sigorta bedeli 100.000,00 USD üzeri taşımalarda muafiyet uygulanacağının açıkça belirtildiğini, dava konusu CNC dik işleme merkezinin 2014 model kullanılmış değil, sıfır emtia olduğunu, sigorta bedelinin de 100.000,00 USD'nin altında 80.000,00 USD olduğunu, yani asıl alacağın 145.513,66 TL olması gerektiğini, sigortacının ödeme tarihinden itibaren faiz isteme hakkının olduğunu, hasar tarihinde davalıların «temerrüde» düşmüş olduğunun kabulü gerektiğini, «icra inkar tazminatı» şartlarının oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
… nitenin 3 metre yükseklikten vincin kasasına çarparak düştüğünü, bu düşme sonucunda makinanın pert olduğunu, sigortalının talebi üzerine expertiz raporu alındığını, «hasar» bedeli olan 145.911,32 TL «sigorta tazminatının» müvekkil tarafından 24.02.2015 tarihinde sigortalıya ödendiğini, yükleme esnasında sigortalı emtianın ağırlığına uygun halat veya diğer «taşıyıcılar» kullanılmamış olduğundan yükleme işlemini yapan vinç operatörü ve aynı zamanda vincin kiracısı olan ... ile vincin sahibi olan ...’ın dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, ... ile ... arasındaki vinç kiralama Sözleşmesi uzun süreli olmadığından «işleten sıfatının» ...’ya geçmediğini, söz konusu «kira sözleşmesinin» ...’ın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, kira sözleşmesinin sadece imzalayan taraflar arasında geçerli olduğunu, halatı koparak sigortalı emtianın hasara uğramasına sebebiyet veren vincin sahibi dolayısıyla işleteni ...’ın ve fiilen kullanılarak hasara sebebiyet veren vinç operatörü ...'nun dava konusu borçtan «müteselsilen sorumlu» olduklarını ileri sürerek davalılar hakkında başlatılan takibe itirazlarının iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
… e getirdiğini, müvekkili ile ... arasında esasen kiralama sözleşmesinin söz konusu olmadığını, ...'ın aracın bakım ve gözetimini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, «hasarın» oluşmasında asli ve tam kusurlu olan kişinin ... olduğunu, «bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler» giderilmeden hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12422 E. , 2013/17396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2011 gün ve 2009/540-2011/248 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.02.2013 gün ve 2012/3223-2013/3581 sayılı kararı aleyhinde davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından Avusturya'ya ihraç edilen ve davalı ... tarafından Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalanan tekstil emtiasının, davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. tarafından taşındığını, ancak varma yerine bir kısım kolilerin hasarlı ve ıslak olarak ulaştırılması ve alıcı tarafından kabul edilmemesi nedeniyle, müvekkilinin 8.194,35 Euro karşılığı 18.028 TL zararının oluştuğunu ileri sürerek, bu zararın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili, süresinde hasar ihbarında bulunulmadığını, taşımadan kaynaklanan bir zarar olmadığını, hasarın sadece ambalajlarda olup, gerçek zarar bulunmadığı, ambalajdan kaynaklanan hasardan davacının sorumlu olduğunu savunmuştur.
Davalı Fiba Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının sigortalı sıfatı bulunmadığından ve taşıma sözleşmesine de taraf olmadığından davalılardan tazminat talep hakkı olmadığı, gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı Gökbora Uluslararası Nakliyat ve Tic. A.Ş.'den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029642400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz