6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2630 E. 2010/9516 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası izafeten dava pasif husumet ehliyeti husumet ehliyeti genel kredi sözleşmesi tmsf pasif husumet tüzel kişilik kefil taraf ehliyeti kredi sözleşmesi eksik inceleme temsil husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı ile Toprakbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesinin bulunduğu, BDDK' nun 26.09.2002 tarihli kararı ile Toprakbank A.Ş.'nin Birleşik Fon Bankası A.Ş. (Bayındırbank A.Ş.) ile birleştirildiği, TMSF ile Birleşik Fon Bankası A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliğe haiz kuruluşlar olduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kefili olduğu kredinin haksız olarak kat edilerek takibe geçilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.

Somut olayda, mahkemece, davacının kefili olduğu hesabın kat işleminin Toprakbank A.Ş. tarafından yapıldığı, bu bankanın yönetim ve denetiminin TMSF’ye geçtikten sonra Bayındırbank A.Ş. ile birleşerek anılan bankanın tüzel kişiliğinin sona erdiği, daha sonra Bayındırbank A.Ş.’nin Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ne devredildiği, dolayısıyla davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ne karşı açılması gerektiği, husumetin TMSF’ye yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, husumetten davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, dava Toprakbank A.Ş.'ne izafeten TMSF' na karşı açılmıştır.

Bu durumda, davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.'ne karşı açılması gerektiği, davalı TMSF'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının temsilcide yanıldığı nazara alınarak, davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.' ne yöneltilerek davaya devam edilmesi, bu nedene dayalı olarak da davacıya gerekli süre verilerek dava dilekçesinin Birleşik Fon Bankası A.Ş.'ne tebliği, sonrasında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3920 E. 2011/15057 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2521 E. 2012/4232 K.

    Ortak: · dava şartı · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2630 E.  ,  2010/9516 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2008 tarih ve 2008/54-2008/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Demir Sanayi Ltd. Şti.'nin yetkilisi ve ortağı olduğunu, anılan şirket ile Toprakbank A.Ş. Cinnah Şubesi arasında 06.03.1998 tarihinde 10.000,00 TL'lık genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davacının bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan dava dışı şirket ile sonradan imzalanan 12.500,00 TL'lık ek kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığını, anılan dava dışı şirketin kullandığı teminat mektubuna dayalı olarak hesabının kat edildiğini, hesap kat işleminde 1 günlük süre verilmesinin sözleşmeye aykırı olduğu gibi, işlemin yapılmasının da iyiniyete aykırı olduğunu, hesap kat işlemi sonrasında haciz işlemlerinin yapılması ve bu olaylar nedeniyle bankalardan kredi kullanmamaları nedeniyle maddi zararlarının davalı eylemine dayalı olarak arttığını, davacının haksız takipler sonucunda ticari itibarının ve kredibilitesinin düşürüldüğünü, ruh sağlığının bozulduğunu ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TMSF vekili, husumetin Birleşik Fon Bankası A.Ş. aleyhine yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı ile Toprakbank A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesinin bulunduğu, BDDK' nun 26.09.2002 tarihli kararı ile Toprakbank A.Ş.'nin Birleşik Fon Bankası A.Ş. (Bayındırbank A.Ş.) ile birleştirildiği, TMSF ile Birleşik Fon Bankası A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliğe haiz kuruluşlar olduğu gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kefili olduğu kredinin haksız olarak kat edilerek takibe geçilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.

Somut olayda, mahkemece, davacının kefili olduğu hesabın kat işleminin Toprakbank A.Ş. tarafından yapıldığı, bu bankanın yönetim ve denetiminin TMSF’ye geçtikten sonra Bayındırbank A.Ş. ile birleşerek anılan bankanın tüzel kişiliğinin sona erdiği, daha sonra Bayındırbank A.Ş.’nin Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ne devredildiği, dolayısıyla davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.’ne karşı açılması gerektiği, husumetin TMSF’ye yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, husumetten davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, dava Toprakbank A.Ş.'ne izafeten TMSF' na karşı açılmıştır.

Bu durumda, davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.'ne karşı açılması gerektiği, davalı TMSF'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının temsilcide yanıldığı nazara alınarak, davanın Birleşik Fon Bankası A.Ş.' ne yöneltilerek davaya devam edilmesi, bu nedene dayalı olarak da davacıya gerekli süre verilerek dava dilekçesinin Birleşik Fon Bankası A.Ş.'ne tebliği, sonrasında işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029609500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.