Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17252 E. 2013/15813 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ ayıp↗ tefrik↗ ihbar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından yapılan bakım ve tamiratın ayıplı olup, gizli ayıp niteliğinde ve eserin kabulüne engel teşgil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafça davalı tarafından da itiraz edilmediği üzere 4.500 USD (6.313,00 TL) parça bedeli ve talep edilen 10.000,00 TL'den daha fazla bakım gideri ödemiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın 25.08.2006 olan dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı vekili, bu dosya ile önce birleştirilen ardından tekrar tefrik edilen uçak malikinin açtığı tazminat davasına ilişkin dosyaya sunulan Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporda kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığının belirtildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü raporu ile dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi, davalının bu yöndeki savunmasının karşılanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, davalının yaptığı bakım ve tamiratın gizli ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili, diğer savunmalarının yanısıra ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunduğuna ve özellikle de bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin ayıbın gizli olduğu ve davacı tarafından ayıp ihbarının süresinde yapıldığına yönelik görüşlerine karşı, gizli ayıp iddiasının öğrenilmesinden sonra süresinde gizli ayıp ihbarının yapılmadığı, bilirkişilerin bu sonuca nasıl ulaştıklarının anlaşılamadığını ileri sürerek itirazda bulunmasına göre, mahkemece bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken davalının bu savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ödedikleri bakım giderinin yanısıra fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece talebin açıklanması istendiğinde de dava dilekçesinde istedikleri 10.000,00 TL'nin müvekkil firmanın kaza nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin olduğunu, bu zararlara ait bir kısım belgelerin de dava dilekçesi ekinde sunulduğunu belirtmiştir. Hal böyleyken mahkemece sadece 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davacının fazlaya ilişkin saklı tuttuğu hakları ile ilgili çelişkili karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2545 E. 2014/5794 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından yapılan bakım ve tamiratın ayıplı olup, «gizli ayıp» niteliğinde ve eserin kabulüne engel teşgil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafça davalı tarafından da itiraz edilmediği üzere 4.500 USD (6.313,00 TL) parça bedeli ve talep edilen 10.000,00 TL'den daha fazla bakım gideri ödemiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın 25.08.2006 olan dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
3- Mahkemece, davalının yaptığı bakım ve tamiratın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Davalı vekili, diğer savunmalarının yanısıra «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını savunduğuna ve özellikle de bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin ayıbın gizli olduğu ve davacı tarafından ayıp ihbarının süresinde yapıldığına yönelik görüşlerine karşı, «gizli ayıp» iddiasının öğrenilmesinden sonra süresinde gizli ayıp ihbarının yapılmadığı, bilirkişilerin bu sonuca nasıl ulaştıklarının anlaşılamadığını ileri sürerek itirazda …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından yapılan bakım ve tamiratın ayıplı olup, «gizli ayıp» niteliğinde ve eserin kabulüne engel teşgil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafça davalı tarafından da itiraz edilmediği üzere 4.500 USD (6.313,00 TL) parça bedeli ve talep edilen 10.000,00 TL'den daha fazla bakım gideri ödemiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın 25.08.2006 olan dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17252 E. , 2013/15813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.05.2012 tarih ve 2010/115-2012/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilini davalı ile de Cessna 320 tipi uçağın genel bakımı ve parça değişimi hususunda sözlü olarak anlaştığını, davalı firmaya 4.500,00 USD ve 6.313,00 TL ödendiğini, ancak uçağın ilk uçuşunun kalkışı esnasında motor arızaları nedeniyle havalanamadığını, iniş takımlarının da açılmadığını, kazanın meydana geldiğini, davalı tarafından bakımın gereği gibi yapılmamış olduğunu ileri sürerek davalıya yaptıkları 4.500,00 USD karşılığı 6.579,45 TL ile 6.313,00 TL ödemenin ve şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile...Havacılık Turizm A.Ş. arasında uçak bakım protokolü imzalandığını, tüm bakımların eksiksiz tamamlandığını, uçağın adı geçen firmanın pilotuna tüm yer kontrollerinin yapılarak teslim edildiğini, kazanın uçak pilotunun kusuru ve ihmali ile meydana geldiğinin, müvekkilinin bir kusurunun ve ayıplı ifasının bulunmadığını, iddialara dayanak yapılan eksperin yetkisiz ve usulsüz rapor düzenlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından yapılan bakım ve tamiratın ayıplı olup, gizli ayıp niteliğinde ve eserin kabulüne engel teşgil edecek nitelikte olduğu, davacı tarafça davalı tarafından da itiraz edilmediği üzere 4.500 USD (6.313,00 TL) parça bedeli ve talep edilen 10.000,00 TL'den daha fazla bakım gideri ödemiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın 25.08.2006 olan dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı vekili, bu dosya ile önce birleştirilen ardından tekrar tefrik edilen uçak malikinin açtığı tazminat davasına ilişkin dosyaya sunulan Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporda kazanın pilotaj hatasından kaynaklandığının belirtildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü raporu ile dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi, davalının bu yöndeki savunmasının karşılanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece, davalının yaptığı bakım ve tamiratın gizli ayıp niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili, diğer savunmalarının yanısıra ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunduğuna ve özellikle de bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin ayıbın gizli olduğu ve davacı tarafından ayıp ihbarının süresinde yapıldığına yönelik görüşlerine karşı, gizli ayıp iddiasının öğrenilmesinden sonra süresinde gizli ayıp ihbarının yapılmadığı, bilirkişilerin bu sonuca nasıl ulaştıklarının anlaşılamadığını ileri sürerek itirazda bulunmasına göre, mahkemece bu hususta bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirken davalının bu savunması üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ödedikleri bakım giderinin yanısıra fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi zararlarının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece talebin açıklanması istendiğinde de dava dilekçesinde istedikleri 10.000,00 TL'nin müvekkil firmanın kaza nedeniyle uğradığı zararlara ilişkin olduğunu, bu zararlara ait bir kısım belgelerin de dava dilekçesi ekinde sunulduğunu belirtmiştir. Hal böyleyken mahkemece sadece 10.000,00 TL üzerinden dava açıldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davacının fazlaya ilişkin saklı tuttuğu hakları ile ilgili çelişkili karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 89,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029448900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz