YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6362 E. 2024/2621 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir↗ istinaf incelemesi↗ ticaret unvanı↗ kötü niyet↗ tacir↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/145 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) Kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "lüks" ve "lüks" esas unsurlu markaları ile "qluks" ibareli birçok seri markanın maliki olup, markalarını uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, davalının 25. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için 2018/59388 sayılı "NLÜKS" ibareli başvurusunun, bu markalar ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirliği de dikkate alındığında, karşı taraf markasının, davacı şirketin "LÜKS" ibaresiyle oluşturduğu pek çok seri markasından bir diğeri olduğu kanısını uyandıracağını, "LÜKS" kelimesinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu da oluşturduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının 11.02.2019 tarih ve 2019-M-1118 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı ..., savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli “lüks” ibaresinin, davalının başvurusunda “N LÜKS” “+ şekil” unsuru ile birlikte “lüks lambası”, davacı markalarında ise çoğunlukla İngilizce sözcüklerle birlikte (ideas, q, quality gibi) “gösterişli, şatafatlı, aşırı” anlamlarında kullanıldığı, ayrıca davacının itiraza mesnet gösterilen markaları ve dava konusu markada yer alan “lüx” ve “lüks”, “q lüks” gibi ibarelerin ayrılarak inceleme yapılmasının, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarının bütünsel olarak birbirine benzemediği, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, tanınmışlık engeli ile kötü niyet iddiasının da ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "lüks" ve "lüks" esas unsurlu markaları ile "qluks" ibareli birçok seri markanın maliki olduğunu, davalının 2018/59388 nolu "NLÜKS" ibareli başvurusunun, müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, davalının başvurusunda öne çıkan unsurun "LÜKS" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirliği de dikkate alındığında, karşı taraf markasının davacı şirketin "LÜKS" ibaresiyle oluşturduğu pek çok seri markasından bir diğeri olduğu kanısını uyandıracağını, "LÜKS" kelimesinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu da oluşturduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ileri sürerek, Yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2019/813/2020/4742
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/813 E. 2020/4742 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9118 E. 2013/10410 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın gönderilmesi · borca itiraz · ba beyannamesi · tasdik kararı · komisyon · ticari defter · fatura · inkar tazminatı
Benzer bu karardaŞirketinin dosyaya sunduğu «ticari defterlerin» kapanış «tasdiki» olmadığından davalı lehine delil oluşturmayacağı, davacı Gökbora Ltd.
… onusunda dolaylı dahi olsa akdi ilişki kurulduğu, bu akdi ilişki sebebiyle davalının davacıya iki kapalı faturaya bağlı olarak 6.500 TL ödemede bulunduğu, davalının «komisyonculuk» akdine benzer olan akdi ilişkiden dolayı, kiralanan 4 aracın kira bedelinden sorumlu olacağı, davacının davalıdan .../... davalının ödediği 6.500 TL'nin düşümünden sonra 4 adet açık faturadan dolayı toplam 26.414 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden takibin devamına, davalı yönünden alacağın likit olmaması, davacı yönünden takipte kötü niyetli olunmadığı gerekçesiyle de her iki taraf yararına «inkar tazminatına» hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Davacının davalı tarafından ödendiğini beyan ettiği iki adet faturanın ödeme «kaydı» da bulunmadığı, bu iki adet faturadaki ücretin neye göre belirlendiği sabit olmayıp dava ve takibe konu 4 adet faturada ise 5500 USD üzerinden TL'ye çevrilerek «fatura» bedeli belirlenmiş ancak davacı tarafından bu faturaların davalıya tebliğ edildiği ispat edilememiş, davalı taraf icra dosyasındaki «borca itirazında» da faturaları kabul etmemiştir.
… e, davalının tanzim ettiği gümrük belgelerine dayandığına ve İskenderun Gümrük Müdürlüğü'nden 59 adet otobüsün kiralama bedeline ilişkin Gümrük Müdürlüğü'ne verilen «beyanname» ve izin talep belgesi «dosyaya gönderildiğine» göre bu belgelerde davalı tarafından beyan edilen kira bedelleri gözetilerek davacının dava konusu alacak miktarının belirlenmesi ve gerektiğinde bu konuda ek rapo …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4877 E. 2011/3662 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · kazanılmış hak · kâr kaybı · maddi tazminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemiz bozması öncesi 15.11.2005 tarihli kararda davacılardan Ünsal için işgücü «kaybına» uğraması nedeniyle 67.851,17 YTL tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, anılan bu kararı davacı tarafça temyize getirilmemiş, yalnızca bir kısım davalıların temyizi karşısında davacı aleyhine karar kesinleşmiş ve bozmaya uyulmakla da davalılar yararına «usulü kazanılmış hak» doğmuştur.Bu durumda, bozmadan sonra mahkemece tekrar alınmasına gerek görülen ve hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, davacı ...'ın en «son» ücretleri dikkate alınarak hesaplanan 85.851,98 YTL'na hükmedilmesi usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, kararın bu yönden mümeyyiz davalılar yararına bozulm …
… le destek ...'nin ölümü nedeni ile davacı ...'ın 3.020,88 YTL, ...'ın 1.655,45 YTL, ... için 4.180,04 YTL, eş ... için 2.887,03 YTL olmak üzere toplam 11.743,40 YTL «maddi tazminatın», yine davacı ...'ın meslekte kazanma gücünün % 38 oranında «kayba» uğramasından dolayı toplam 85.851,98 YTL'nın kaza tarihi olan 02.11.1998 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile anılan bu davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6362 E. , 2024/2621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1122 Esas, 2022/474 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/145 E., 2020/76 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) Kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "lüks" ve "lüks" esas unsurlu markaları ile "qluks" ibareli birçok seri markanın maliki olup, markalarını uzun yıllardan beri yoğun ve ciddi surette kullandığını, davalının 25. ve 35. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için 2018/59388 sayılı "NLÜKS" ibareli başvurusunun, bu markalar ile iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirliği de dikkate alındığında, karşı taraf markasının, davacı şirketin "LÜKS" ibaresiyle oluşturduğu pek çok seri markasından bir diğeri olduğu kanısını uyandıracağını, "LÜKS" kelimesinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu da oluşturduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının 11.02.2019 tarih ve 2019-M-1118 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı ..., savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli “lüks” ibaresinin, davalının başvurusunda “N LÜKS” “+ şekil” unsuru ile birlikte “lüks lambası”, davacı markalarında ise çoğunlukla İngilizce sözcüklerle birlikte (ideas, q, quality gibi) “gösterişli, şatafatlı, aşırı” anlamlarında kullanıldığı, ayrıca davacının itiraza mesnet gösterilen markaları ve dava konusu markada yer alan “lüx” ve “lüks”, “q lüks” gibi ibarelerin ayrılarak inceleme yapılmasının, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi ilkesine aykırı olacağı, taraf markalarının bütünsel olarak birbirine benzemediği, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, tanınmışlık engeli ile kötü niyet iddiasının da ispatlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "lüks" ve "lüks" esas unsurlu markaları ile "qluks" ibareli birçok seri markanın maliki olduğunu, davalının 2018/59388 nolu "NLÜKS" ibareli başvurusunun, müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturduğunu, davalının başvurusunda öne çıkan unsurun "LÜKS" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarının tüketiciler nezdindeki bilinirliği de dikkate alındığında, karşı taraf markasının davacı şirketin "LÜKS" ibaresiyle oluşturduğu pek çok seri markasından bir diğeri olduğu kanısını uyandıracağını, "LÜKS" kelimesinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu da oluşturduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ileri sürerek, Yerel Mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028668500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz