6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka Teminat Mektubunun İadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2661 E. 2011/14743 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşı edim teminat mektubu tazmini banka teminat mektubu garanti sözleşmesi sözleşme serbestisi lehdar teminat mektubu lehtar eser sözleşmesi riziko üçüncü kişi ifa garantörlük uyuşmazlık konusu kefil içtihadı birleştirme kararı taahhütname ibraz teminat kesin hüküm görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine göre, yüklenici firmanın 250.000.00 TL tutarlı süresiz ve kesin teminat mektubu vermesinin kararlaştırıldığı, yüklenicinin Yapı Kredi bankası A.Ş tarafından düzenlenmiş 125.000.00 TL tutarlı teminat mektubunu ilk etapta davacıya verdiği, bakiyesi için uyuşmazlık konusu teminat mektubunun sunulduğu, anılan mektubun davacıya hitaben düzenlendiği, konusunun dava dışı firma ile yapılan eser sözleşmesinin kapsamını teşkil eden işi taahhüt eden yüklenici/müşteri dava dışı İntel firmasının ihale ile ilgili vermek zorunda olduğu teminat tutarının davalı banka tarafından garanti edildiği açıklamasını içerdiği, sözleşmenin farklı firma ile yapılmasına rağmen davalının bu sözleşmeye atıf yaparak düzenlediği ve asıl yüklenici Savrun vasıtasıyla davacıya ulaştırdığı, banka teminat mektubunun asıl sözleşmeden bağımsız bir taahhüt içerdiği, İntel firmasının asıl sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen asıl yüklenicinin davacıya olan yükümlülüklerini bir nevi garanti etmek suretiyle davalı Bankadan teminat mektubu almak suretiyle davacıya ulaştırdığı ve sözleşmenin yürürlüğe girmesini sağladığı, yüklenici şirket ile İntel firması arasında ortak bakımından bağ yok ise de teminat mektubu lehdarı firmanın ortağının yüklenici firmanın teklifi ile şantiye şefi olarak görevlendirildiği, bu nedenle davalının tazmin zorunluluğu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.000.00 TL’nin avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.

Dava konusu teminat mektubunun davalı tarafından düzenlendiği, lehdar olarak belirtilen dava dışı İntel firmasının davacı muhataba karşı üstlendiği inşaat işinin yapılmasını garanti ettiği, kesin ve süreli bir nitelik taşıdığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Taraflar arasındaki çekişme, teminat mektubunun davalı garanti eden tarafından tazmin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Teminat mektubu, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiştir. Pozitif bir temele dayanmayan teminat mektubu kurumu, ticari hayatın bir gereği olarak ve sözleşme serbestisi kapsamında vücut bulmuştur. Muhatap, lehtar ve garanti eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren teminat mektubu, (doktrinde tartışmalar mevcut olmakla birlikte) esas olarak üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması nedeniyle bir tür garanti sözleşmesidir. 11.06.1969 Tarih 1969-4 Esas- 1969-6 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da teminat mektubunun mahiyeti itibariyle BK.nun 110. maddesinde sözü edilen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasında da teminat mektubunun BK.nun 110. maddesi çerçevesinde bir garanti sözleşmesi olduğu yönü benimsenmiştir. Banka teminat mektubu ile garanti eden banka, kayıtsız ve şartsız bir ödeme yükümlülüğü altına girmemekte, aksine üçüncü kişi durumunda bulunan lehtarın edimini ifa etmemesi ya da sair rizikoların ortaya çıkması halinde muhatabın uğrayacağı zararları teminat altına almayı amaçlamaktadır.

Bu genel açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa dönersek; dava konusu teminat mektubunda davalı garanti eden banka, dava dışı lehtar İntel firmasının davacı muhataba karşı olan inşaat yapma edimini garanti etmektedir. Ancak, davacı muhatap, teminat mektubunun tazmini istemini, bu mektubun lehtarı olmayan, asıl inşaat işini üstlenen dava dışı Savrun firmasının edimlerini gereği gibi yerine getirmemiş olmasına dayandırmaktadır. İbraz edilen eser sözleşmesinde davacının akidinin Savrun firması olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu teminat mektubunun lehtarı bu sözleşmeye taraf olmadığı gibi kefil veya

garanti eden sıfatı dahi bulunmamaktadır. Ayrıca, sözleşme ile lehtar firmaya bir sorumluluk da yüklenmemiştir. Bu durum karşısında, davalı garanti eden bankanın üçüncü kişi durumundaki lehtar İntel firmasının davacı muhataba karşı olan edimlerini garanti ettiği, dava dışı Savrun firmasına yönelik bir taahhüdünün bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10502 E. 2014/18202 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16685 E. 2015/11819 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Banka Teminat Mektubunun İadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4470 E. 2021/5995 K.

    Ortak: · Banka Teminat Mektubunun İadesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Çelişkili davranış yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6839 E. 2014/12097 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çelişkili davranış yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5925 E. 2014/12070 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2661 E.  ,  2011/14743 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2010/181-2010/584 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01/11/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Savrun firması arasında 01.06.2009 tarihli eser sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmenin 27. maddesinde firmanın 250.000.00 TL tutarlı kesin ve süresiz teminat mektubu vereceğinin kararlaştırıldığını, 03.06.2009 tarihli 125.000.00 TL tutarlı Yapı Kredi Bankası A.Ş’ye ait teminat mektubunu teslim ettiğini, bakiye kısmının ise, İntel firması tarafından davalı Bankadan temin edilen teminat mektubu ile karşılandığını, dava dışı yüklenicinin edimlerini ifa etmemesi nedeniyle bu teminat mektubunun tazmin talebinin davalı tarafından karşılanmadığını, oysa bu teminat mektubu olmasaydı sözleşmenin yürürlüğe girmeyeceğinin kararlaştırıldığını, lehdar İntel firmasının yüklenicinin edimlerini taahhüt ettiğini, teminat mektubunun 2/a maddesi uyarınca tazmin yükümlüğünün zincirleme olduğunu, ayrıca yüklenici firma ile lehdar İntel firması arasında da organik bağlar bulunduğunu, davalının tazmin sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, teminat mektubu bedeli 125.000.00 TL’nin avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, teminat mektubunun, bu mektupta lehtar olarak görünen kişinin taahhüt ve yükümlülüklerini teminat altına aldığını, üçlü ilişkide davacının yer almadığını, İntel firması lehine düzenlendiğini, davacıyla ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen eser sözleşmesine göre, yüklenici firmanın 250.000.00 TL tutarlı süresiz ve kesin teminat mektubu vermesinin kararlaştırıldığı, yüklenicinin Yapı Kredi bankası A.Ş tarafından düzenlenmiş 125.000.00 TL tutarlı teminat mektubunu ilk etapta davacıya verdiği, bakiyesi için uyuşmazlık konusu teminat mektubunun sunulduğu, anılan mektubun davacıya hitaben düzenlendiği, konusunun dava dışı firma ile yapılan eser sözleşmesinin kapsamını teşkil eden işi taahhüt eden yüklenici/müşteri dava dışı İntel firmasının ihale ile ilgili vermek zorunda olduğu teminat tutarının davalı banka tarafından garanti edildiği açıklamasını içerdiği, sözleşmenin farklı firma ile yapılmasına rağmen davalının bu sözleşmeye atıf yaparak düzenlediği ve asıl yüklenici Savrun vasıtasıyla davacıya ulaştırdığı, banka teminat mektubunun asıl sözleşmeden bağımsız bir taahhüt içerdiği, İntel firmasının asıl sözleşmenin tarafı olmamasına rağmen asıl yüklenicinin davacıya olan yükümlülüklerini bir nevi garanti etmek suretiyle davalı Bankadan teminat mektubu almak suretiyle davacıya ulaştırdığı ve sözleşmenin yürürlüğe girmesini sağladığı, yüklenici şirket ile İntel firması arasında ortak bakımından bağ yok ise de teminat mektubu lehdarı firmanın ortağının yüklenici firmanın teklifi ile şantiye şefi olarak görevlendirildiği, bu nedenle davalının tazmin zorunluluğu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 125.000.00 TL’nin avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir.

Dava konusu teminat mektubunun davalı tarafından düzenlendiği, lehdar olarak belirtilen dava dışı İntel firmasının davacı muhataba karşı üstlendiği inşaat işinin yapılmasını garanti ettiği, kesin ve süreli bir nitelik taşıdığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Taraflar arasındaki çekişme, teminat mektubunun davalı garanti eden tarafından tazmin edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Teminat mektubu, mevzuatımızda açıkça düzenlenmemiştir. Pozitif bir temele dayanmayan teminat mektubu kurumu, ticari hayatın bir gereği olarak ve sözleşme serbestisi kapsamında vücut bulmuştur. Muhatap, lehtar ve garanti eden olmak üzere bünyesinde üçlü bir ilişki içeren teminat mektubu, (doktrinde tartışmalar mevcut olmakla birlikte) esas olarak üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması nedeniyle bir tür garanti sözleşmesidir.

11. 06.1969 Tarih 1969-4 Esas- 1969-6 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da teminat mektubunun mahiyeti itibariyle BK.nun 110. maddesinde sözü edilen üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu kabul edilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamasında da teminat mektubunun BK.nun 110. maddesi çerçevesinde bir garanti sözleşmesi olduğu yönü benimsenmiştir. Banka teminat mektubu ile garanti eden banka, kayıtsız ve şartsız bir ödeme yükümlülüğü altına girmemekte, aksine üçüncü kişi durumunda bulunan lehtarın edimini ifa etmemesi ya da sair rizikoların ortaya çıkması halinde muhatabın uğrayacağı zararları teminat altına almayı amaçlamaktadır.

Bu genel açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa dönersek; dava konusu teminat mektubunda davalı garanti eden banka, dava dışı lehtar İntel firmasının davacı muhataba karşı olan inşaat yapma edimini garanti etmektedir. Ancak, davacı muhatap, teminat mektubunun tazmini istemini, bu mektubun lehtarı olmayan, asıl inşaat işini üstlenen dava dışı Savrun firmasının edimlerini gereği gibi yerine getirmemiş olmasına dayandırmaktadır. İbraz edilen eser sözleşmesinde davacının akidinin Savrun firması olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu teminat mektubunun lehtarı bu sözleşmeye taraf olmadığı gibi kefil veya

garanti eden sıfatı dahi bulunmamaktadır. Ayrıca, sözleşme ile lehtar firmaya bir sorumluluk da yüklenmemiştir. Bu durum karşısında, davalı garanti eden bankanın üçüncü kişi durumundaki lehtar İntel firmasının davacı muhataba karşı olan edimlerini garanti ettiği, dava dışı Savrun firmasına yönelik bir taahhüdünün bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .

01. 11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028599000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.