Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14590 E. 2011/7523 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ satış sözleşmesi↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nun 183/1. maddesi uyarınca, akdin kurulması ile satılan şeyin hasarının alıcıya geçtiği, davaya konu sigortalı emtianın teslim yerinin davalının Bursa'daki fabrikası olduğu, sevk irsaliyesinde de, “bir adet makineyi kara/deniz şartlarına uygun yüklenmiş şekilde teslim aldım” ibaresinin yazıldığı ve bu ibarenin altının taşımayı gerçekleştirilen şoför tarafından imzalandığı, ayrıca davalı tarafından davacıya kesilen faturada “mal müşterinin sorumluluğunda sevk edilir” ibaresinin yer aldığı, tüm bu açıklamalar karşısında satış sözleşmesinin yapılmasından itibaren satılan emtianın yarar ve zararının alıcıya geçtiğinin anlaşıldığı, satış sözleşmesinin emtia araca yüklenmeden önce kurulduğu, taşıma sırasındaki hasarın davalıya ait olmadığı, öte yandan taşıyıcının TTK'nun 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine tesliminden gönderilene teslim edildiği ana kadar uğradığı zarardan sorumlu olduğu, TTK'nun 781/2. maddesindeki sebeplerin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, BK'nun 183/1. maddesi ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre, satış sözleşmesinin yapılmasından itibaren satılan emtianın yarar ve zararının alıcıya geçtiği, satış sözleşmesinin emtia araca yüklenmeden önce kurulduğu, taşıma sırasındaki hasarın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, anılan madde uyarınca satılan şeyin hasarının alıcıya intikal etmesi için, hasarın meydana gelmesinde satıcının kusurunun olmaması gereklidir. Hasar şayet satıcının kusurundan ileri gelmişse artık BK'nun 183. maddesi değil 96. maddesi hükümleri uygulanacaktır. (Turgut Uygur, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Hukuku, Cilt 4 S:4534 vd) Bu itibarla mahkemece, taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak önceki davanın da değerlendirilmek suretiyle davaya konu hasarın meydana gelmesinde satıcının kusurunun bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/514 E. 2011/3873 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nun 183/1. maddesi uyarınca, akdin kurulması ile satılan şeyin «hasarının» alıcıya geçtiği, davaya konu sigortalı emtianın «teslim» yerinin davalının Bursa'daki fabrikası olduğu, «sevk irsaliyesinde» de, “bir adet makineyi kara/deniz şartlarına uygun yüklenmiş şekilde teslim aldım” ibaresinin yazıldığı ve bu ibarenin altının taşımayı gerçekleştirilen şoför tarafından imzalandığı, ayrıca davalı tarafından davacıya kesilen faturada “mal müşterinin sorumluluğunda sevk edilir” ibaresinin yer aldığı, tüm bu açıklamalar karşısında «satış sözleşmesinin» yapılmasından itibaren satılan emtianın yarar ve zararının alıcıya geçtiğinin anlaşıldığı, satış sözleşmesinin emtia araca yüklenmeden önce kurulduğu, taşıma sırasındaki hasarın davalıya ait olmadığı, öte yandan «taşıyıcının» TTK'nun 781. maddesi uyarınca eşyanın kendisine tesliminden gönderilene teslim edildiği ana kadar uğradığı zarardan sorumlu olduğu, TTK'nun 781/2. maddesindeki seb …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 12.08.2005 ve 15.11.2005 tarihli emtiaların davalıya taşınması için «teslim» edildiği ve alıcıların emtiaları teslim almadığı hususunun ihtilafsız olduğu, «sevk irsaliyelerinde» emtiaların cinsine ilişkin bilgi olmadığı, her iki sevk irsaliyesinde davacının düzenlediği irsaliye faturaları numarası yazılmak suretiyle taşınacak emtiaların belirlendiği, davalının TTK 781 madde gereğince «sorumluluktan kurtuluş» sebeplerinin varlığına yönelik delil «ibraz» etmediği, emtiaların alıcılara teslim edilmemesinden dolayı davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, alacağın likit bulunmadığı, inkar tazminatına hükmedilmesinin yanlış olduğu gerekçes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluktan kurtulma · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 12.08.2005 ve 15.11.2005 tarihli emtiaların davalıya taşınması için «teslim» edildiği ve alıcıların emtiaları teslim almadığı hususunun ihtilafsız olduğu, «sevk irsaliyelerinde» emtiaların cinsine ilişkin bilgi olmadığı, her iki sevk irsaliyesinde davacının düzenlediği irsaliye faturaları numarası yazılmak suretiyle taşınacak emtiaların belirlendiği, davalının TTK 781 madde gereğince «sorumluluktan kurtuluş» sebeplerinin varlığına yönelik delil «ibraz» etmediği, emtiaların alıcılara teslim edilmemesinden dolayı davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, alacağın likit bulunmadığı, inkar tazminatına hükmedilmesinin yanlış olduğu gerekçes …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14590 E. , 2011/7523 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
#
Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.06.2009 tarih ve 2008/202-2009/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının üreticisi olduğu hidrolik pres makinesini müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan araca yüklediğini, taşıma sırasında meydana gelen kazada bu makinenin hasar gördüğünü, hasardan yüklemeyi yapan davalının sorumlu olduğunu, hasarın sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.250 TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu makinenin fabrika binasında teslim şartlı olarak satıldığını, meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, BK'nun 183/1. maddesi uyarınca, akdin kurulması ile satılan şeyin hasarının alıcıya geçtiği, davaya konu sigortalı emtianın teslim yerinin davalının Bursa'daki fabrikası olduğu, sevk irsaliyesinde de, “bir adet makineyi kara/deniz şartlarına uygun yüklenmiş şekilde teslim aldım” ibaresinin yazıldığı ve bu ibarenin altının taşımayı gerçekleştirilen şoför tarafından imzalandığı, ayrıca davalı tarafından davacıya kesilen faturada “mal müşterinin sorumluluğunda sevk edilir” ibaresinin yer aldığı, tüm bu açıklamalar karşısında satış sözleşmesinin yapılmasından itibaren satılan emtianın yarar ve zararının alıcıya geçtiğinin anlaşıldığı, satış sözleşmesinin emtia araca yüklenmeden önce kurulduğu, taşıma sırasındaki hasarın davalıya ait olmadığı, öte yandan taşıyıcının TTK'nun 781.
maddesi uyarınca eşyanın kendisine tesliminden gönderilene teslim edildiği ana kadar uğradığı zarardan sorumlu olduğu, TTK'nun 781/2. maddesindeki sebeplerin de ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, BK'nun 183/1. maddesi ve taraflar arasındaki anlaşmaya göre, satış sözleşmesinin yapılmasından itibaren satılan emtianın yarar ve zararının alıcıya geçtiği, satış sözleşmesinin emtia araca yüklenmeden önce kurulduğu, taşıma sırasındaki hasarın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, anılan madde uyarınca satılan şeyin hasarının alıcıya intikal etmesi için, hasarın meydana gelmesinde satıcının kusurunun olmaması gereklidir. Hasar şayet satıcının kusurundan ileri gelmişse artık BK'nun 183. maddesi değil 96. maddesi hükümleri uygulanacaktır. (Turgut Uygur, Açıklamalı-İçtihatlı Borçlar Hukuku, Cilt 4 S:4534 vd) Bu itibarla mahkemece, taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak önceki davanın da değerlendirilmek suretiyle davaya konu hasarın meydana gelmesinde satıcının kusurunun bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028522600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz