6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyeliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4350 E. 2011/7324 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği iş bölümü kötü niyet tazminatı ispat yükü kötü niyet yönetim kurulu kararı icra inkar tazminatı inkar tazminatı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK · TTK — TTK 319TTK 325 · İİK — İİK 72

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirkete borç para verdiği,cari hesabın kesildiği 19.03.2007 tarihi itibarıyla 19.611,80 YTL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 19.611,80 YTL üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (%25 oranını geçmemek kaydıyla) devamına, aşan istemin reddine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, aşan istem ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına TTK’nun 319.maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri arasında vazifelerin taksim edilmemiş olmasına,şirket defterlerinin tutulmasından TTK’nun 325.maddesi uyarınca davacının da sorumlu bulunmasına, her ne kadar ödeme olgusunu ispat yükü davalıda ise de şirket defterlerindeki kayıtların davacıyı bağlamasına, davacının yönetim kurulu üyeliği döneminde yapılan ödemelere ilişkin olarak davalının kayıt ve belge ibraz zorunluluğunun bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İİK'nun 72/5. maddesine göre davacı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Mahkemenin kabul şekline göre davalı şirketin davacıya borçlu iken ödemelerle bu borcun 19.611,80 TL’ye düştüğü kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre davacı kendisine ödenmiş olan bir paranın yeniden tahsili için icra takibine girişmiş olup bu durumda yaptığı takipte haksız ve kötü niyetlidir. Mahkemece İİK’nun 72/5.maddesinde öngörülen koşullar davalı yararına gerçekleştiğinden onun yararına takipte reddedilen bölüm üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken koşulları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13516 E. 2011/15686 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4350 E.  ,  2011/7324 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2008 tarih ve 2007/791-2008/818 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette % 40 azınlık paya sahip olup şirketin kuruluşundan 28.03.2007 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığını ve şirkete borç para verdiğini, şirkete verilen paranın bir kısmının tahsili amacıyla girişilen icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davacının talep ettiği alacak tutarının haksız, gerçeğe aykırı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile birlikte % 40 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirkete borç para verdiği,cari hesabın kesildiği 19.03.2007 tarihi itibarıyla 19.611,80 YTL bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin 19.611,80 YTL üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte (%25 oranını geçmemek kaydıyla) devamına, aşan istemin reddine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, aşan istem ile davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına TTK’nun 319.maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri arasında vazifelerin taksim edilmemiş olmasına,şirket defterlerinin tutulmasından TTK’nun 325.maddesi uyarınca davacının da sorumlu bulunmasına, her ne kadar ödeme olgusunu ispat yükü davalıda ise de şirket defterlerindeki kayıtların davacıyı bağlamasına, davacının yönetim kurulu üyeliği döneminde yapılan ödemelere ilişkin olarak davalının kayıt ve belge ibraz zorunluluğunun bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İİK'nun 72/5. maddesine göre davacı alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir. Mahkemenin kabul şekline göre davalı şirketin davacıya borçlu iken ödemelerle bu borcun 19.611,80 TL’ye düştüğü kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre davacı kendisine ödenmiş olan bir paranın yeniden tahsili için icra takibine girişmiş olup bu durumda yaptığı takipte haksız ve kötü niyetlidir. Mahkemece İİK’nun 72/5.maddesinde öngörülen koşullar davalı yararına gerçekleştiğinden onun yararına takipte reddedilen bölüm üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken koşulları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028379500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.