Sigorta rücuen tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18875 E. 2013/17316 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazminat↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup,mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin raporu hükme esas alınarak yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de; 20/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıya ait konutta meydana gelen hasar nedeniyle davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle %50, dava dışı sigortalının ise bodrum katta bulunan sigortalı konutunda su yalıtımı yapmaması veya yapımın nitelikli olmaması nedeniyle %50 kusurlu oldukları belirlenmiş olmakla birlikte, taraflar arasında %50'şer oranda belirlenen kusur dağılımının hangi gerekçe ile tespit edildiği açık ve anlaşılabilir değildir. Öte yandan, dava dışı sigortalıya su yalıtımı yapılmamış olmasından dolayı yüklenen kusur ile ilgili olarak, sigortalıya ait konutta su yalıtımı yapılmış olsa idi söz konusu hasarın yine de meydana gelip gelmeyeceği tartışılmaksızın kusur dağılımı yapılmış olmakla, hükme esas alınan raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve denetime elverişli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu bakımdan mahkemece, uyuşmazlığın çözümü konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle taraflar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16347 E. 2014/732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15443 E. 2012/6516 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup,mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin raporu hükme esas alınarak yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de; 20/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıya ait konutta meydana gelen «hasar» nedeniyle davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle %50, dava dışı sigortalının ise bodrum katta bulunan sigortalı konutunda su yalıtımı yapmaması veya yapımın nitelikli olmaması nedeniyle %50 kusurlu oldukları belirlenmiş olmakla birlikte, taraflar arasında %50'şer oranda belirlenen «kusur» dağılımının hangi gerekçe ile tespit edildiği açık ve anlaşılabilir değildir.
Öte yandan, dava dışı sigortalıya su yalıtımı yapılmamış olmasından dolayı yüklenen «kusur» ile ilgili olarak, sigortalıya ait konutta su yalıtımı yapılmış olsa idi söz konusu «hasarın» yine de meydana gelip gelmeyeceği tartışılmaksızın kusur dağılımı yapılmış olmakla, hükme esas alınan raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve «denetime elverişli» olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kiracı tarafından sigortalanan konutta meydana gelen «rizikoda» bina «hasar» gördüğünden kiracının değil bina malikinin dava açması gerektiğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «dahili» su «teminatı» içerir konut «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigortalı konutta oluşan «rizikonun» tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının sigortalı konutta kiracı olarak bulunduğu için binada meydana gelen «hasar» yönünden aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · sigorta sözleşmesi · riziko · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · hukuki yarar · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı kiracı tarafından sigortalanan konutta meydana gelen «rizikoda» bina «hasar» gördüğünden kiracının değil bina malikinin dava açması gerektiğinden davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava, «dahili» su «teminatı» içerir konut «sigorta poliçesine» dayalı olarak sigortalı konutta oluşan «rizikonun» tazmini istemine ilişkindir.
Oysa; davacı, «sigorta sözleşmesinin» tarafı olduğu gibi, kiralanan yeri malikine eksiksiz «teslim» yükümlülüğü bulunduğundan binaya ilişkin «teminat» veren «sigorta poliçesi» tanzim ettirmekte «hukuki yararı» olduğundan sigorta şirketine karşı işbu davayı açma hakkının varlığı tabiidir.
Mahkemece, davacının sigortalı konutta kiracı olarak bulunduğu için binada meydana gelen «hasar» yönünden aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/486 E. 2011/8329 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaDava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup,mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin raporu hükme esas alınarak yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de; 20/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıya ait konutta meydana gelen «hasar» nedeniyle davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle %50, dava dışı sigortalının ise bodrum katta bulunan sigortalı konutunda su yalıtımı yapmaması veya yapımın nitelikli olmaması nedeniyle %50 kusurlu oldukları belirlenmiş olmakla birlikte, taraflar arasında %50'şer oranda belirlenen «kusur» dağılımının hangi gerekçe ile tespit edildiği açık ve anlaşılabilir değildir.
Öte yandan, dava dışı sigortalıya su yalıtımı yapılmamış olmasından dolayı yüklenen «kusur» ile ilgili olarak, sigortalıya ait konutta su yalıtımı yapılmış olsa idi söz konusu «hasarın» yine de meydana gelip gelmeyeceği tartışılmaksızın kusur dağılımı yapılmış olmakla, hükme esas alınan raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve «denetime elverişli» olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının sigortalısına ait konutta meydana gelen «hasarın» davalının konutundaki su borusundan sızan sudan kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, gerek «ekspertiz raporu» ve ekindeki fotoğraflardan gerekse site yönetimi tarafından tutulan 15.08.2006 tarihli tutanak başlıklı belgeden, sigortalı konutta oluşan hasarın, davalının kullanımındaki konutta meydana gelen arızadan dolayı sızan sudan kaynaklandığı anlaşılmakta olup, söz konusu belgelerde yalnızca «sigorta ettirenin» beyanı değil, belgeleri tanzim eden kişilerin tespitleri de yer almaktadır.
Öte yandan mahkemece yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da, sigortalı konutta meydana gelen «hasarın», davalıya ait su borusunun patlaması sonucu oluştuğu açıklanmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, sigortalı konutta meydana gelen «hasarın» davalının kullandığı konuttaki arızadan kaynaklandığın kabul edilmesi, davalının malik olmadığı gözetilerek arızanın bakım eksikliğinden mi yoksa kullanım hatasınd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · sigorta ettiren · keşif · rücuen tahsil · sigorta sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, konut «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının sigortalısına ait konutta meydana gelen «hasarın» davalının konutundaki su borusundan sızan sudan kaynaklandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, gerek «ekspertiz raporu» ve ekindeki fotoğraflardan gerekse site yönetimi tarafından tutulan 15.08.2006 tarihli tutanak başlıklı belgeden, sigortalı konutta oluşan hasarın, davalının kullanımındaki konutta meydana gelen arızadan dolayı sızan sudan kaynaklandığı anlaşılmakta olup, söz konusu belgelerde yalnızca «sigorta ettirenin» beyanı değil, belgeleri tanzim eden kişilerin tespitleri de yer almaktadır.
Öte yandan mahkemece yapılan «keşif» sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da, sigortalı konutta meydana gelen «hasarın», davalıya ait su borusunun patlaması sonucu oluştuğu açıklanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18875 E. , 2013/17316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziosmanpaşa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 tarih ve 2010/2011-2012/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından artı konut sigorta poliçesi ile sigortalanmış dava dışı sigortalı Adem Kaya’ya ait bodrum katta bulunan dairenin 16/06/2010 tarihinde davalı İSKİ’nin, sigortalı dairenin de bulunduğu sokakta iş makineleri ile yapmış olduğu kazı ve tesisat yenileme işlemleri sırasında sokaktan geçen ana tesisatın dikkatsizlik sonucu patlatılması nedeniyle oluşan su baskını ile hasara uğradığını, hasar nedeniyle sigortalıya 28/06/2010 tarihinde 4.265 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen miktarın TTK’nın 1301 maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, dava konusu hasara müvekkiline ait iş makinelerinin sebep olmadığını, su patlamasının kendiliğinden meydana geldiğini, müvekkiline yapılan arıza bildirimi neticesinde tamir edildiğini, müvekkilinin hasarın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, sigortalı konutun bodrum kat olması sebebiyle su sızıntılarına karşı betonarme tecrit duvarının yapılması gerekmesine rağmen bu yönde gerekli tedbiri almayan davacı selefinin kusurlu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hasara sebebiyet veren olayda, davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle %50 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının ise bodrum katta bulunan dairede su yalıtımı yapmaması veya yapımın nitelikli olmaması nedeniyle %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kusur durumuna göre hesaplanan 1.990 TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, kararı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup,mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişinin raporu hükme esas alınarak yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de; 20/06/2011 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalıya ait konutta meydana gelen hasar nedeniyle davalı idarenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle %50, dava dışı sigortalının ise bodrum katta bulunan sigortalı konutunda su yalıtımı yapmaması veya yapımın nitelikli olmaması nedeniyle %50 kusurlu oldukları belirlenmiş olmakla birlikte, taraflar arasında %50'şer oranda belirlenen kusur dağılımının hangi gerekçe ile tespit edildiği açık ve anlaşılabilir değildir. Öte yandan, dava dışı sigortalıya su yalıtımı yapılmamış olmasından dolayı yüklenen kusur ile ilgili olarak, sigortalıya ait konutta su yalıtımı yapılmış olsa idi söz konusu hasarın yine de meydana gelip gelmeyeceği tartışılmaksızın kusur dağılımı yapılmış olmakla, hükme esas alınan raporun uyuşmazlığın çözümü için yeterli ve denetime elverişli olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Bu bakımdan mahkemece, uyuşmazlığın çözümü konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle taraflar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028292600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz