Genel kurulda alınan kararların iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7965 E. 2011/7167 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
objektif iyiniyet↗ kur farkı↗ iyiniyet kuralı↗ tasdik kararı↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ iyiniyet↗ şirket zararı↗ olumsuz oy↗ uyuşmazlık konusu↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın süresinde açıldığı, davacının karşı oy kullanarak iptalini talep ettiği kararlara muhalefet ettiği, dava açma koşullarının da bulunduğu, davalı şirketin 2006 yılında olağan dışı gider ve zararlara devir edildiği görülen 11.272.975.41 TL’nin 10.675.443.08 TL’sinin, 2001-2002 yıllarında yapılan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen giderler olduğu, bunların 2006 yılına kadar bekletildiği, 2006 yılında gider olarak kaydedildiği, halbuki VUK’na göre her yılın giderinin anılan yıl itibariyle ilgili hesaba devir edilmesinin gerektiği, 2006 yılında toplu halde zarara atılmasının yasaya uygun olmadığı, tasdik raporunda da davalı şirketin zararının arttığı, bu giderlerin finansman, kur farkı giderleri, öncesi dönem KKEG, borç senetleri ve diğer gider
kalemlerinden oluştuğunun açıklandığı, ancak vergi yasasının bu giderleri kabul etmediği, yapılan devrin usulsüz olduğu, şirketin 2006 yılı bilançosunun onaylanmaması ve dolayısıyla yönetim ve denetim kurulunun ibra edilmemesinin gerektiği, yönetim kuruluna TTK'nun 334 ve 335. maddelerine göre izin verilmesinin olağan olduğu, davacının özel ve önem arz eden, ortaklık çıkarlarını zedeleyen ve objektif iyiniyet kurallarını ihlal eden bir neden sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.03.2007 tarihli genel kurulun 4 ve 5 numaralı kararların iptaline, diğer istemin reddine karar verilmiştir
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile bilanço ve gelir-gider hesaplarının tasdiki ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına dair genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir. Hükme temel alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2006 yılında olağan dışı gider ve zararlara devir edilmiş 11.272.975.41 YTL’nin 10.675.443.08 YTL’lik kısmının 2001-2002 yıllarında yapılan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen giderler olduğu, VUK’na göre açıklanan kısım giderin ait bulunduğu yıl itibariyle hesaba devir edilmesi gerektiği, bu durumun yasaya aykırı bulunduğu ve karın azalmasına neden olduğu açıklanmıştır. Kayıtlardan anlaşılacağı üzere, 2001-2002 bilançosunda gösterilmesi gereken ve kaynağı finansman giderleri, kur farkı giderleri, önceki dönem KKEG, borç senetleri ve diğer giderler olarak açıklanan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen 10.675.443.08 YTL’nin 2006 yılı bilançosunda gösterildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekili yapılan bu yanlışlığın usulü bir hata olduğunu, kaydın düzeltme amacını taşıdığını, aksine bilançonun gerçekliğini sağlamaya yönelik olduğunu, işlemin özü bakımından sonuç itibariyle herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığını ve bu zararın bilançoda gösterilmesinin zorunlu olduğunu bildirerek rapora itiraz etmiştir. Ancak, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları hiç değerlendirilmemiş, muhasebe tekniği bakımından bu giderlerin gerçekten davalı kayıtlarında yer almasının gerekip gerekmediği, ait olduğu yıl bilançosu yerine 2006 yılı bilançosunda yer verilmesinin şirkete ve ortaklara nasıl bir yansıması olacağı, bilançonun gerçekliğini nasıl etkileyeceği yönü üzerinde hiç durulmamıştır. Bu durum karşısında, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları da dikkate alınıp, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde şirketler muhasebesinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14686 E. 2012/471 K.
Ortak:kur farkı · tasdik kararı · ibra · şirket zararı
İncelediğiniz kararda… VUK’na göre her yılın giderinin anılan yıl itibariyle ilgili hesaba devir edilmesinin gerektiği, 2006 yılında toplu halde zarara atılmasının yasaya uygun olmadığı, «tasdik» raporunda da davalı «şirketin zararının» arttığı, bu giderlerin finansman, «kur farkı» giderleri, öncesi dönem KKEG, borç senetleri ve diğer gider kalemlerinden oluştuğunun açıklandığı, ancak vergi yasasının bu giderleri kabul etmediği, yapılan devrin usulsüz olduğu, şirketin 2006 yılı bilançosunun onaylanmaması ve dolayısıyla yönetim ve denetim kurulunun «ibra» edilmemesinin gerektiği, yönetim kuruluna TTK'nun 334 ve 335. maddelerine göre izin verilmesinin olağan olduğu, davacının özel ve önem arz eden, ortaklık çıkarlarını zedeleyen ve «objektif iyiniyet kurallarını» ihlal eden bir neden sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.03.2007 tarihli genel kurulun 4 ve 5 numaralı kararların iptaline, diğer istemin reddine k …
Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile bilanço ve gelir-gider hesaplarının «tasdiki» ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına dair «genel kurul kararlarının iptaline» karar verilmiştir.
Kayıtlardan anlaşılacağı üzere, 2001-2002 bilançosunda gösterilmesi gereken ve kaynağı finansman giderleri, «kur farkı» giderleri, önceki dönem KKEG, borç senetleri ve diğer giderler olarak açıklanan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen 10.675.443.08 YTL’nin 2006 yılı bilançosunda gösterildiği hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda… VUK’na göre her yılın giderinin anılan yıl itibariyle ilgili hesaba devir edilmesinin gerektiği, 2006 yılında toplu halde zarara atılmasının yasaya uygun olmadığı, «tasdik» raporunda da davalı «şirketin zararının» arttığı, bu giderlerin finansman, «kur farkı» giderleri, öncesi dönem KKEG, borç senetleri ve diğer gider kalemlerinden oluştuğunun açıklandığı, ancak vergi yasasının bu giderleri kabul etmediği, yapılan devrin usulsüz olduğu, şirketin 2006 yılı bilançosunun onaylanmaması ve dolayısıyla yönetim ve denetim kurulunun «ibra» edilmemesinin gerektiği, yönetim kuruluna TTK'nun 334 ve 335. maddelerine göre izin verilmesinin olağan olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 14.03.2007 t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7965 E. , 2011/7167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2009 tarih ve 2007/489-2009/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketin azınlık paydaşı olduğunu, 2006 yılına ait bilançonun hazırlanmasında kanunen kabul edilmeyen giderlerin ilgili olduğu yılda gider yazılmayarak çoğunlukla onaylanan cari döneme ilişkin bilanço ve işletme ayrıntılı gelir tablosuna taşınmak suretiyle şirketi zarara uğratılan işlem yaratıldığını, bu durumun bilançonun gerçekliğini zedelediğini, azınlığın zararına olduğunu ileri sürerek, 14.03.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında bilanço ve gelir-gider hesaplarının onaylanmasına ve kar dağıtımına ilişkin 4 numaralı, yönetim kurulu ve denetçinin ibrasına ilişkin 5 numaralı ve yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 334 ve 335. maddelerinin gerektirdiği iznin verilmesine dair 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının teminat göstermesi gerektiğini, bilançonun gerçeği yansıttığını, olağandışı gider ve zararların içerisindeki 10.675.443.88 YTL’lik geçmiş yıllara ilgili kısmın cari yıl kâr-zararında gider olarak dikkate alındığını, Kurumlar Vergisi Beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak matraha ilave edildiğini, bu tutarların ilgili yıllarda aktifleştirilmeyip gider olarak yazılmış olsaydı Kurumlar Vergisi Beyannamesinde matraha ilave edileceğinden, bu işlem nedeniyle şirketin herhangi bir zarara uğramasının söz konusu olmayacağını, bilançonun onanmasının ve karın dağıtımına ilişkin kararın yerinde bulunduğunu, diğer kararlarda da bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın süresinde açıldığı, davacının karşı oy kullanarak iptalini talep ettiği kararlara muhalefet ettiği, dava açma koşullarının da bulunduğu, davalı şirketin 2006 yılında olağan dışı gider ve zararlara devir edildiği görülen 11.272.975.41 TL’nin 10.675.443.08 TL’sinin, 2001-2002 yıllarında yapılan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen giderler olduğu, bunların 2006 yılına kadar bekletildiği, 2006 yılında gider olarak kaydedildiği, halbuki VUK’na göre her yılın giderinin anılan yıl itibariyle ilgili hesaba devir edilmesinin gerektiği, 2006 yılında toplu halde zarara atılmasının yasaya uygun olmadığı, tasdik raporunda da davalı şirketin zararının arttığı, bu giderlerin finansman, kur farkı giderleri, öncesi dönem KKEG, borç senetleri ve diğer gider
kalemlerinden oluştuğunun açıklandığı, ancak vergi yasasının bu giderleri kabul etmediği, yapılan devrin usulsüz olduğu, şirketin 2006 yılı bilançosunun onaylanmaması ve dolayısıyla yönetim ve denetim kurulunun ibra edilmemesinin gerektiği, yönetim kuruluna TTK'nun 334 ve 335. maddelerine göre izin verilmesinin olağan olduğu, davacının özel ve önem arz eden, ortaklık çıkarlarını zedeleyen ve objektif iyiniyet kurallarını ihlal eden bir neden sunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 14.03.2007 tarihli genel kurulun 4 ve 5 numaralı kararların iptaline, diğer istemin reddine karar verilmiştir
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, genel kurulda alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile bilanço ve gelir-gider hesaplarının tasdiki ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına dair genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiştir. Hükme temel alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2006 yılında olağan dışı gider ve zararlara devir edilmiş 11.272.975.41 YTL’nin 10.675.443.08 YTL’lik kısmının 2001-2002 yıllarında yapılan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen giderler olduğu, VUK’na göre açıklanan kısım giderin ait bulunduğu yıl itibariyle hesaba devir edilmesi gerektiği, bu durumun yasaya aykırı bulunduğu ve karın azalmasına neden olduğu açıklanmıştır.
Kayıtlardan anlaşılacağı üzere, 2001-2002 bilançosunda gösterilmesi gereken ve kaynağı finansman giderleri, kur farkı giderleri, önceki dönem KKEG, borç senetleri ve diğer giderler olarak açıklanan ve kanunen gider olarak kabul edilmeyen 10.675.443.08 YTL’nin 2006 yılı bilançosunda gösterildiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı vekili yapılan bu yanlışlığın usulü bir hata olduğunu, kaydın düzeltme amacını taşıdığını, aksine bilançonun gerçekliğini sağlamaya yönelik olduğunu, işlemin özü bakımından sonuç itibariyle herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığını ve bu zararın bilançoda gösterilmesinin zorunlu olduğunu bildirerek rapora itiraz etmiştir. Ancak, davalı vekilinin rapora yönelik itirazları hiç değerlendirilmemiş, muhasebe tekniği bakımından bu giderlerin gerçekten davalı kayıtlarında yer almasının gerekip gerekmediği, ait olduğu yıl bilançosu yerine 2006 yılı bilançosunda yer verilmesinin şirkete ve ortaklara nasıl bir yansıması olacağı, bilançonun gerçekliğini nasıl etkileyeceği yönü üzerinde hiç durulmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları da dikkate alınıp, yukarıda açıklanan hususlar çerçevesinde şirketler muhasebesinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028275400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz