6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yediemin

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12746 E. 2011/6902 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yediemin denetime elverişlilik marka hakkına tecavüz kâr dağıtımı maddi ve manevi tazminat taşıyan maddi tazminat ilan haksız rekabet teslim

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının LPG dağıtım işiyle iştigal ettiği, adına tescilli Mogaz markası ile faaliyetlerini icra ettiği, lipet gaz, likit petrol gazı ve Yakıt Ticaret A.Ş. ile 31.12.2003 tarihinde Mogaz Petrol Gazı A.Ş. adı altında birleştiği, davalıların sahibi olduğu Totalgaz isimli iş yeri ve deposunda yapılan tespitte davacıya ait markaları taşıyan 115 adet boş tüpe rastlandığı, davalıların, davacıya ait ürünleri satmak için yetkili olmadıkları, ilgili tebliğin 8. maddesi uyarınca davalıların bayisi olmadıkları tüpleri bulunduramayacakları, davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz fiilini oluşturmayıp TTK'nun 56. ve 57. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi zararının 5.354 TL olduğu gerekçesiyle davalıların eyleminin 556 sayılı KHK anlamında marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine ve TTK'nun 56. ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine, 5.354 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 03.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yediemine bırakılan tüplerin davacıya teslimine, kararın ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalıların davacıya ait tüpleri işyerlerinde ve depolarında bulundurmala- rından kaynaklanan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmişse de, dosya içinde mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişiler tarafından yapılan maddi tazminat hesabında, davaya konu tüplerin sirkülasyon sürelerinin maliyet bedelleri ile çarpılmasının esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, davacının zararının hesaplanması için davalı tarafın tüpleri tesbit tarihinden daha önce bulundurduğu iddia ve ispat edilmediğinden, tespit tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede tüplerin dolaşımdan çekilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı kâr miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak, davacının maddi zararının tespiti gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, davacı tarafın, tüplerin kendisine teslimine dair bir talebi bulunmadığı halde mahkemece talebi aşar şekilde tüplerin davacıya teslimine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yediemin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13715 E. 2012/346 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12075 E. 2011/4542 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12746 E.  ,  2011/6902 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Demre Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.06.2009 tarih ve 2008/157 - 2009/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin LPG dağıtım işi ile iştigal ettiğini, Lipetgaz firmasının 31.12.2003 tarihi itibariyle müvekkili şirketle birleştiğini, Mogaz ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, bu markayı taşıyan tüpleri ancak müvekkili ile bayilik sözleşmesi yapan gerçek ve tüzel kişilerin, bu sözleşmenin verdiği izin ile satışa sunduklarını, bayilik sözleşmesi yapmayan kişilerin bu tüpleri iş yerlerinde  bulundurmalarının mevzuata aykırı olduğunu, davalıların da müvekkilinin yetkili bayisi ve satıcısı olmadığı halde mahkeme aracılığıyla yapılan tespitte 72 adet Lipet, 43 adet Mogaz markalı tüpün davalılara ait iş yeri ve depoda bulunduğunun anlaşıldığını, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların davranışının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi  tazminatın tespit tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 02.06.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, toplam 5.354 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının LPG dağıtım işiyle iştigal ettiği, adına tescilli Mogaz markası ile faaliyetlerini icra ettiği, lipet gaz, likit petrol gazı ve Yakıt Ticaret A.Ş. ile 31.12.2003 tarihinde Mogaz Petrol Gazı A.Ş. adı altında birleştiği, davalıların sahibi olduğu Totalgaz isimli iş yeri ve deposunda yapılan tespitte davacıya ait markaları taşıyan 115 adet boş tüpe rastlandığı, davalıların, davacıya ait ürünleri satmak için yetkili olmadıkları, ilgili tebliğin 8. maddesi uyarınca davalıların bayisi olmadıkları tüpleri bulunduramayacakları, davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz fiilini oluşturmayıp TTK'nun 56. ve 57. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi zararının 5.354 TL olduğu gerekçesiyle davalıların eyleminin 556 sayılı KHK anlamında marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine ve TTK'nun 56.

ve 57/10. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine, 5.354 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın 03.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yediemine bırakılan tüplerin davacıya teslimine, kararın ilanına karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, davalıların davacıya ait tüpleri işyerlerinde ve depolarında bulundurmala- rından kaynaklanan marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmişse de, dosya içinde mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişiler tarafından yapılan maddi tazminat hesabında, davaya konu tüplerin sirkülasyon sürelerinin maliyet bedelleri ile çarpılmasının esas alındığı anlaşılmaktadır. Ancak Dairemiz yerleşik uygulaması gereğince, davacının zararının hesaplanması için davalı tarafın tüpleri tesbit tarihinden daha önce bulundurduğu iddia ve ispat edilmediğinden, tespit tarihi ile dava tarihi arasında geçen sürede tüplerin dolaşımdan çekilmesi nedeniyle davacının yoksun kaldığı kâr miktarının belirlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece, bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak, davacının maddi zararının tespiti gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Öte yandan, davacı tarafın, tüplerin kendisine teslimine dair bir talebi bulunmadığı halde mahkemece talebi aşar şekilde tüplerin davacıya teslimine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028184300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.