Ambalaj benzerliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13637 E. 2010/9330 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj benzerliği↗ iş sırrı↗ ön inceleme duruşması↗ kesin süre↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2008/13637 E. , 2010/9330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/413-2008/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “match him” ve “match her” marka ürünün üretimine ve piyasaya arzına ilişkin sırlarını davalılardan şirketin çalışanları olan diğer davalılardan elde eden iç ve dış ambalajların aynısını “tiara’s for her” ve “tiara’s for him” markalı ürünlerde kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, TTK’nun 57/3, 15, 6, 7 ve 8 nci bent hükümlerini ihlal ettiğini, tasarımın genel görünüş ve detayları itibariyle (renk, şekil, renklendirme tarzı vs.) bire bir taklit ettiğini, bunun bir tesadüf olmadığını, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini, davacının uzun süren çalışmalar ve harcamalar sonucu geliştirdiği ambalajından haksız yararlanıldığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitini ve önlenmesini, ortadan kaldırılmasını, ürünlerin toplatılarak imha edilmesini, şimdilik 150.000 TL maddi, 30.000 TL manevi zararın faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kullandıkları renk tasarımlarının piyasada yaygın ve sıradan olduğunu, davacının yaratmadığını, davacının eski çalışanlarının bilgi ve birikiminden yararlanmanın haksız rekabeti olmadığını, bir ticari sırrın kullanılmadığını, iltibas yaratılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Görevsizlik kararı bozulan mahkemece esasa girilip, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, piyasada başka ürünlerde de görülen ambalaj benzerlikleri karşısında, davalının, davacı ambalajını aynen taklit ettiğinin iddia edilemeyeceği, TTK’nun 56 ve 57/5 nci madde anlamında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, davalının iltibasa neden olmadığı, haksız rekabet oluşmadığı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının uzun süren çalışmalar ve harcamalar sonucu geliştirdiği tescilsiz ambalajın aynısını üreten ve kullanan davalı şirketin, bu çalışmalara ilişkin sırları bilen diğer davalılar ile işbirliği halinde olduğu iddiasına dayalı haksız rekabetin TTK’nun 57/3, 5, 6, 7 ve 8 nci bent hükümleri uyarınca tespit ve önlenmesine maddi ve manevi tazminata ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Hükme esas bilirkişi raporunda, tarafların ambalajları üzerindeki marka ve logolar benzer değil ise de, şekil ve renk olarak davacı ambalajına benzerlik bulunduğu, ancak piyasadaki başka ürünlerde bu benzerliklerin görüldüğü davalının davacı ambalajını aynen benzettiğinin kabul edilemeyeceği görüşü bildirilmiştir. Rapordaki bu anlatımdan, tüketicilerin satın alırken, tarafların ürünlerinin kalitesi, içeriği ve markası ve logosu dışında kalan ambalajın genel görünüm ve detaylarını (renk, şekil, renklendirme tarzı vs.) tercih edip etmediği, bunların daha baskın biçimde etkileyip etkilemediği hususlarına ilişkin bir sonuç çıkartmak mümkün değildir. TTK’nun 57/5 nci maddesi uyarınca orta düzeydeki alıcı nezdinde iltibasa yol açılamayacağına ilişkin aynı rapordaki görüş, bu çerçevede bir değerlendirmeye göre ortaya konulmuş değildir. Davacı ambalajından esinlenilmediğine ilişkin varılan sonuca, piyasadaki diğer benzer ürün ambalajlarının sadece renk ve şekil unsurları esas alınarak varılmış olup, kıyaslama ve karşılaştırmada sadece bu unsurların tartışılması yeterli olmadığı gibi, benzer ürünlere ilişkin internet üzerinde araştırma yaptığını açıklayan bilirkişi kurulu, bu örneklere ilişkin internet çıktılarını rapora eklememiş olup, rapor denetlenememektedir. Bilirkişi raporuna kesin süre içinde havale ettirilen itiraz dilekçesi, mahkemeye nihai karardan sonra ulaşmış olup, rapora itiraz gelmediğini gerekçede belirtilen mahkemenin, kesin sürede havale ettirilen itiraz dilekçesini değerlendirmesi de gerekmektedir. Postada geçen süre nedeniyle davacı itirazının geç ulaşmasından davacının ilke olarak hak kaybına uğramaması gerekir. Bu itirazda, davacı yan, dava dilekçesinde dayandığı yasa maddelerinin somut olay bakımından tartışılmasını da istemiş, bilirkişi raporunda ve gerekçede bunlardan sadece TTK'nun 57/5 nci madde hükmüne teması ile yetinilmiştir. Esinlenme serbest, taklit yasak olup, bunun sınırları her somut olayda dikkatli ve somut kanıtları ile dayanakları açıklanmak suretiyle belirlenmelidir. İki taraf ambalajında şayet pek çok fark bulunması halinde dahi bir bütün olarak karşılaştırıldığında, birinin diğeri yerine satın alınması olasılığı mevcut ise iltibas olasılığının varlığını kabul etmek gerekir.
Bu durumda, davanın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13637 E. , 2010/9330 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2007/413-2008/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “match him” ve “match her” marka ürünün üretimine ve piyasaya arzına ilişkin sırlarını davalılardan şirketin çalışanları olan diğer davalılardan elde eden iç ve dış ambalajların aynısını “tiara’s for her” ve “tiara’s for him” markalı ürünlerde kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, TTK’nun 57/3, 15, 6, 7 ve 8 nci bent hükümlerini ihlal ettiğini, tasarımın genel görünüş ve detayları itibariyle (renk, şekil, renklendirme tarzı vs.) bire bir taklit ettiğini, bunun bir tesadüf olmadığını, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini, davacının uzun süren çalışmalar ve harcamalar sonucu geliştirdiği ambalajından haksız yararlanıldığını ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitini ve önlenmesini, ortadan kaldırılmasını, ürünlerin toplatılarak imha edilmesini, şimdilik 150.000 TL maddi, 30.000 TL manevi zararın faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kullandıkları renk tasarımlarının piyasada yaygın ve sıradan olduğunu, davacının yaratmadığını, davacının eski çalışanlarının bilgi ve birikiminden yararlanmanın haksız rekabeti olmadığını, bir ticari sırrın kullanılmadığını, iltibas yaratılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Görevsizlik kararı bozulan mahkemece esasa girilip, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, piyasada başka ürünlerde de görülen ambalaj benzerlikleri karşısında, davalının, davacı ambalajını aynen taklit ettiğinin iddia edilemeyeceği, TTK’nun 56 ve 57/5 nci madde anlamında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı, davalının iltibasa neden olmadığı, haksız rekabet oluşmadığı gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının uzun süren çalışmalar ve harcamalar sonucu geliştirdiği tescilsiz ambalajın aynısını üreten ve kullanan davalı şirketin, bu çalışmalara ilişkin sırları bilen diğer davalılar ile işbirliği halinde olduğu iddiasına dayalı haksız rekabetin TTK’nun 57/3, 5, 6, 7 ve 8 nci bent hükümleri uyarınca tespit ve önlenmesine maddi ve manevi tazminata ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
Hükme esas bilirkişi raporunda, tarafların ambalajları üzerindeki marka ve logolar benzer değil ise de, şekil ve renk olarak davacı ambalajına benzerlik bulunduğu, ancak piyasadaki başka ürünlerde bu benzerliklerin görüldüğü davalının davacı ambalajını aynen benzettiğinin kabul edilemeyeceği görüşü bildirilmiştir. Rapordaki bu anlatımdan, tüketicilerin satın alırken, tarafların ürünlerinin kalitesi, içeriği ve markası ve logosu dışında kalan ambalajın genel görünüm ve detaylarını (renk, şekil, renklendirme tarzı vs.) tercih edip etmediği, bunların daha baskın biçimde etkileyip etkilemediği hususlarına ilişkin bir sonuç çıkartmak mümkün değildir. TTK’nun 57/5 nci maddesi uyarınca orta düzeydeki alıcı nezdinde iltibasa yol açılamayacağına ilişkin aynı rapordaki görüş, bu çerçevede bir değerlendirmeye göre ortaya konulmuş değildir.
Davacı ambalajından esinlenilmediğine ilişkin varılan sonuca, piyasadaki diğer benzer ürün ambalajlarının sadece renk ve şekil unsurları esas alınarak varılmış olup, kıyaslama ve karşılaştırmada sadece bu unsurların tartışılması yeterli olmadığı gibi, benzer ürünlere ilişkin internet üzerinde araştırma yaptığını açıklayan bilirkişi kurulu, bu örneklere ilişkin internet çıktılarını rapora eklememiş olup, rapor denetlenememektedir. Bilirkişi raporuna kesin süre içinde havale ettirilen itiraz dilekçesi, mahkemeye nihai karardan sonra ulaşmış olup, rapora itiraz gelmediğini gerekçede belirtilen mahkemenin, kesin sürede havale ettirilen itiraz dilekçesini değerlendirmesi de gerekmektedir. Postada geçen süre nedeniyle davacı itirazının geç ulaşmasından davacının ilke olarak hak kaybına uğramaması gerekir.
Bu itirazda, davacı yan, dava dilekçesinde dayandığı yasa maddelerinin somut olay bakımından tartışılmasını da istemiş, bilirkişi raporunda ve gerekçede bunlardan sadece TTK'nun 57/5 nci madde hükmüne teması ile yetinilmiştir. Esinlenme serbest, taklit yasak olup, bunun sınırları her somut olayda dikkatli ve somut kanıtları ile dayanakları açıklanmak suretiyle belirlenmelidir. İki taraf ambalajında şayet pek çok fark bulunması halinde dahi bir bütün olarak karşılaştırıldığında, birinin diğeri yerine satın alınması olasılığı mevcut ise iltibas olasılığının varlığını kabul etmek gerekir.
Bu durumda, davanın bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028178000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz