Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/19074 E. 2013/17282 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin haklı feshi↗ menfi zarar↗ müspet zarar↗ kazanç kaybı↗ tanık beyanı↗ fesih↗ kâr kaybı↗ ilan↗ dava sebebi↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının internet vasıtasıyla, "satılık ..." ibaresiyle ilan verdiği, taraflar arasındaki sözleşmede, franchise alanın işletmeyi, franchise verenin yazılı izni olmadan devretmeye teşebbüs etmesinin fesih sebebi olarak düzenlendiği, tanık beyanlarına göre, franchise veren davalı karşı davacının, devir konusunda verilecek ilana markanın ilanda kullanılmaması şartıyla izin verildiği ancak davacı-karşı davalının izin sınırlarını aşarak markayı da kullandığı, bu suretle davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacı-karşı davalının markanın kullanılmaması şartıyla verilmediğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacının sözleşmenin haklı feshi sebebiyle, bilirkişi raporuna göre 4.957,31 TL, kazanç kaybına uğradığı, ayrıca davalı-karşı davacınının internette verilen ilan sebebiyle marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 4.957,31 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile de davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacı, karşı davada, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek fesih sebebiyle uğradığı kazanç kaybının tahsilini talep ve dava etmiştir. Kazanç kaybı, müspet zarar kavramına dahil olup, sözleşmeden dönülmesi halinde talep edilemez. Bu halde sözleşmeden dönen taraf ancak menfi zararlarını talep edebilir. Bu durumda, davalı-karşı davacı 01/12/2008 tarihli fesih ihbarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğine göre, müspet zarar kavramına dahil olan kazanç kaybını talep edemeyeceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı-karşı davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7594 E. 2023/895 K.
Ortak:müspet zarar
İncelediğiniz karardaKazanç «kaybı», «müspet zarar» kavramına «dahil» olup, sözleşmeden dönülmesi halinde talep edilemez.
Bu durumda, davalı-karşı davacı 01/12/2008 tarihli «fesih» ihbarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğine göre, «müspet zarar» kavramına «dahil» olan «kazanç kaybını» talep edemeyeceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı-karşı davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «franchise sözleşmesinin» ihlâline dayalı menfi ve «müspet zararın» tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «franchise sözleşmesinin» ihlâline dayalı menfi ve «müspet zararın» tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/19074 E. , 2013/17282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2009/80-2012/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile de davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı- karşı davalı vekili, davalı-karşı davacının “...” markası ile restaurant ve cafe işletmeciliği ile buralarda satılan ürünlerin üretim ve pazarlama ticaretini yapmakta olduğunu, müvekkili ile aralarında francise sözleşmesi yapıldığını, franchise veren davalı-karşı davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle işletmenin mecburen kapatıldığını, işletme için yaptığı masraflar nedeniyle zarara uğradığını, üzüntü duyduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000 TL maddi tazminat, 1000 TL de manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın da reddini savunmuştur.
Davalı- karşı davacı vekili sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, zira davacı-karşı davalının franchise ilişkisi çerçevesinde işletmekte olduğu işyerine ilişkin olarak internet sitesinde “satılık ...” ibaresini taşıyan bir ilan verdiğinin görüldüğünü; ayrıca kendilerini temsil eden tabela, logo ve totemlerin yanlış kullanıldığının ve kendi şirketleri ile uyumlu personel istihdam edilmediğinin tespit edildiğini, bu hususların sözleşmede fesih nedeni olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddini savunmuş, karşı davada ise sözleşmenin haklı feshi nedeniyle kazanç kaybına uğradıklarını ve internetteki ilan sebebiyle ticari itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek şimdilik 10.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı-karşı davalının internet vasıtasıyla, "satılık ..." ibaresiyle ilan verdiği, taraflar arasındaki sözleşmede, franchise alanın işletmeyi, franchise verenin yazılı izni olmadan devretmeye teşebbüs etmesinin fesih sebebi olarak düzenlendiği, tanık beyanlarına göre, franchise veren davalı karşı davacının, devir konusunda verilecek ilana markanın ilanda kullanılmaması şartıyla izin verildiği ancak davacı-karşı davalının izin sınırlarını aşarak markayı da kullandığı, bu suretle davacı-karşı davalının sözleşmeye aykırı davrandığı ve davalı-karşı davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacı-karşı davalının markanın kullanılmaması şartıyla verilmediğini ispatlayamadığı, davalı-karşı davacının sözleşmenin haklı feshi sebebiyle, bilirkişi raporuna göre 4.957,31 TL, kazanç kaybına uğradığı, ayrıca davalı-karşı davacınının internette verilen ilan sebebiyle marka itibarının da zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulü ile 4.957,31 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve katılma yolu ile de davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacı, karşı davada, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek fesih sebebiyle uğradığı kazanç kaybının tahsilini talep ve dava etmiştir. Kazanç kaybı, müspet zarar kavramına dahil olup, sözleşmeden dönülmesi halinde talep edilemez. Bu halde sözleşmeden dönen taraf ancak menfi zararlarını talep edebilir. Bu durumda, davalı-karşı davacı 01/12/2008 tarihli fesih ihbarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğine göre, müspet zarar kavramına dahil olan kazanç kaybını talep edemeyeceği nazara alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı-karşı davacının kazanç kaybına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 389,00 TL harcın temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028075000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz