Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16951 E. 2013/15163 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borca itiraz↗ donatan↗ eş rızası↗ dürüstlük kuralı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya dayanak olaya sebebiyet verdiği belirtilen ... donatanı ya da maliki olmadığı, davacının taraf değişikliği talebinin de davalının kabulüne bağlı olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı hakkında belirtilen takibi yapmasının yerinde olmadığı, davalının borca itirazının yerinde olduğu iddia edilen alacaktan davalını sorumlu olmadığı, ayrıca takipte davacının haksız olmasına rağmen kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası olmadan, hakim tarafından kabul edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, dava açılmadan önce, sigortalısına zarar veren davaya konu yolcu motorunun kime ait olduğuna dair araştırma yapıldığı, bu noktada yolcu motorunun gemi sicilinde kayıtlı bulunmaması nedeniyle resmi kurumlardan sahibinin öğrenilemediği, ardından yapılan araştırma ile davalıya ulaşıldığı ancak davalının da bu motorun sahibi olmadığını bildirmemesi üzerine bu kişiye yönelik takip başlatıldığı, yine davalı tarafından takibe yapılan itirazda da, motorun kendisine ait değil ortağı olduğu şirkete ait olduğu hususunun açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava sırasında taraf değişikliği talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırı bulunmadığından, HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca bu talebin kabulü yerine reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2919 E. 2019/5211 K.
Ortak:borca itiraz · donatan · eş rızası · dürüstlük kuralı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya dayanak olaya sebebiyet verdiği belirtilen ... «donatanı» ya da maliki olmadığı, davacının taraf değişikliği talebinin de davalının kabulüne bağlı olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı hakkında belirtilen takibi yapmasının yerinde olmadığı, davalının «borca itirazının» yerinde olduğu iddia edilen alacaktan davalını sorumlu olmadığı, ayrıca takipte davacının haksız olmasına rağmen kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle …
1- HMK'nın 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» olmadan, hakim tarafından kabul edileceği hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, davacının dava sırasında taraf değişikliği talebinde bulunması «dürüstlük kuralına» aykırı bulunmadığından, HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca bu talebin kabulü yerine reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda 12/07/2012 tarihinde, davalının davaya dayanak olaya sebebiyet verdiği belirtilen Kemer II isimli geminin «donatanı» ya da maliki olmadığı, davacının taraf değişikliği talebinin de davalının kabulüne bağlı olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı hakkında belirtilen takibi yapmasının yerinde olmadığı, davalının «borca itirazının» yerinde olduğu iddia edilen alacaktan davalının sorumlu olmadığı, ayrıca takipte davacının haksız olmasına rağmen «kötü niyetinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nmak suretiyle olaya sebebiyet verdiği iddia edilen geminin malikini öğrenerek ilgili malik hakkında icra takibi yürütmesinin mümkün olduğu, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesinin zorunlu olmasına rağmen bu yönde hareket etmediği, bu durumda dürüstlük kuralından da bahsedilemeyeceği, davalının «rızası» olmasa bile rıza aranmadan taraf değişikliği talebinin kabul edilmesinin de söz konusu olamayacağı, hiçbir kimsenin kendisinden bir bilgi alınmasına da zorlanamayacağı, davalının davacı tarafından icra takibinden önce ya da sonra yapılan bir araştırma da bu geminin sahibinin kim olduğunu bildirme gibi bir mükellefiyetinin olmayacağı, icra takibinden önce davacı şirket yetkililerinin ya da vekilinin davalı ile görüşmesine ve belirtilen geminin kime ait olduğuna ilişkin davalıdan bilgi istemine yönelik bir belgenin de «ibraz» edilmediği, davacının gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmadan doğrudan sorumlu olduğuna inandığı davalı hakkında icra takibine geçtiği, davalının itirazına rağmen bu itirazın yerinde olup olmadığının tespiti cihetine gidilmeden doğrudan davalı aleyhine dava açıldığı, davacının delilleri arasında ibraz ettiği Kemer II isimli geminin «kaydının» olup olmadığı hususunda olayın gerçekleştiği alanda bulunan Antalya Liman Başkanlığına başvuruda bulunmayıp bu hususta 04/05/2011 tarihli delil dilekçelerine ekli 08/02/2010 tarihli 577 sayılı yazılarına göre İstanbul Liman Başkanlığından bilgi alındığının anlaşıldığı, oysa belirtilen icra takibine geçilmeden önce davacının olayın gerçekleştiği yerin bağlı olduğu Antalya Liman Başkanlığına başvurması halinde rahatlıkla Kemer II gezinti gemisinin sicilde davalı adına değil davacının «husumet» yönlendirmeye çalıştığı Mavi Deniz Turizm Tic.
… da, motorun kendisine ait değil ortağı olduğu şirkete ait olduğu hususunun açıklanmadığı, bu durumda davacının dava sırasında taraf değişikliği talebinde bulunması «dürüstlük kuralına» aykırı bulunmadığından, HMK'nın 124/3. maddesi uyarınca bu talebin kabulü yerine reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · basiretli tacir · rücuen tazminat · icra takibine itiraz · kötü niyet · tacir · cy/cy kaydı · hasar
Benzer bu karardaŞti.’ne ait olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı vekilince bozma ilamından önce dosyaya «ibraz» edilen 26/09/2012 tarihli dilekçe ekinde bulunan bilgisayar üye sorgulama ekran çıktısında dava dışı şirketin % 50 ortağının davalı olmasına rağmen gerek «icra takibine itiraz» dilekçesinde ve gerekse davaya cevap dilekçesinde «hasara» sebebiyet veren tekne ile ilgili bulunmadığı şeklinde davrandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı tarafı hatalı göstermesinin yasada belirtildiği şekilde kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı anlaşılmakla, Antalya Gemi Siciline başvurulmaması nedeniyle «basiretli tacir» gibi hareket edilmediği ve HMK 124/3 maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle usul y …
… nmak suretiyle olaya sebebiyet verdiği iddia edilen geminin malikini öğrenerek ilgili malik hakkında icra takibi yürütmesinin mümkün olduğu, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesinin zorunlu olmasına rağmen bu yönde hareket etmediği, bu durumda dürüstlük kuralından da bahsedilemeyeceği, davalının «rızası» olmasa bile rıza aranmadan taraf değişikliği talebinin kabul edilmesinin de söz konusu olamayacağı, hiçbir kimsenin kendisinden bir bilgi alınmasına da zorlanamayacağı, davalının davacı tarafından icra takibinden önce ya da sonra yapılan bir araştırma da bu geminin sahibinin kim olduğunu bildirme gibi bir mükellefiyetinin olmayacağı, icra takibinden önce davacı şirket yetkililerinin ya da vekilinin davalı ile görüşmesine ve belirtilen geminin kime ait olduğuna ilişkin davalıdan bilgi istemine yönelik bir belgenin de «ibraz» edilmediği, davacının gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmadan doğrudan sorumlu olduğuna inandığı davalı hakkında icra takibine geçtiği, davalının itirazına rağmen bu itirazın yerinde olup olmadığının tespiti cihetine gidilmeden doğrudan davalı aleyhine dava açıldığı, davacının delilleri arasında ibraz ettiği Kemer II isimli geminin «kaydının» olup olmadığı hususunda olayın gerçekleştiği alanda bulunan Antalya Liman Başkanlığına başvuruda bulunmayıp bu hususta 04/05/2011 tarihli delil dilekçelerine ekli 08/02/2010 tarihli 577 sayılı yazılarına göre İstanbul Liman Başkanlığından bilgi alındığının anlaşıldığı, oysa belirtilen icra takibine geçilmeden önce davacının olayın gerçekleştiği yerin bağlı olduğu Antalya Liman Başkanlığına başvurması halinde rahatlıkla Kemer II gezinti gemisinin sicilde davalı adına değil davacının «husumet» yönlendirmeye çalıştığı Mavi Deniz Turizm Tic.
Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 12/07/2012 tarihinde, davalının davaya dayanak olaya sebebiyet verdiği belirtilen Kemer II isimli geminin «donatanı» ya da maliki olmadığı, davacının taraf değişikliği talebinin de davalının kabulüne bağlı olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı hakkında belirtilen takibi yapmasının yerinde olmadığı, davalının «borca itirazının» yerinde olduğu iddia edilen alacaktan davalının sorumlu olmadığı, ayrıca takipte davacının haksız olmasına rağmen «kötü niyetinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2066 E. 2015/8129 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.124 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16951 E. , 2013/15163 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2012 tarih ve 2010/1381-2012/819 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan özel yata 28.3.2009 tarihinde davalının donatanı ve maliki olduğu ... isimli yolcu motorunun hatalı manevra yapması sonucunda çarptığını, bu çarpma neticesinde sigortalı yatta meydana gelen toplam 3.884,97 TL hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, ödenen miktar yönünden rücuen alacaklı durumuna geldiklerini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibine geçtiklerini ancak davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile alacaklarının tahsiline ayrıca icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.2.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de, davanın niteliğini ve davadaki tarafı HMK'nın 124.
maddesine göre değiştirerek davalarını alacak davası olarak ıslah edip HMK'nın 124 maddesine göre davalıyı da ... Turizm Ticaret Ltd. Şti. olarak gösterdiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... isimli teknenin donatanı veya maliki olmadığını, bu nedenle davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğinin savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davaya dayanak olaya sebebiyet verdiği belirtilen ... donatanı ya da maliki olmadığı, davacının taraf değişikliği talebinin de davalının kabulüne bağlı olduğu ve davalı tarafça kabul edilmediği, bu nedenle davacının davalı hakkında belirtilen takibi yapmasının yerinde olmadığı, davalının borca itirazının yerinde olduğu iddia edilen alacaktan davalını sorumlu olmadığı, ayrıca takipte davacının haksız olmasına rağmen kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- HMK'nın 124/3. maddesinde, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası olmadan, hakim tarafından kabul edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, dava açılmadan önce, sigortalısına zarar veren davaya konu yolcu motorunun kime ait olduğuna dair araştırma yapıldığı, bu noktada yolcu motorunun gemi sicilinde kayıtlı bulunmaması nedeniyle resmi kurumlardan sahibinin öğrenilemediği, ardından yapılan araştırma ile davalıya ulaşıldığı ancak davalının da bu motorun sahibi olmadığını bildirmemesi üzerine bu kişiye yönelik takip başlatıldığı, yine davalı tarafından takibe yapılan itirazda da, motorun kendisine ait değil ortağı olduğu şirkete ait olduğu hususunun açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının dava sırasında taraf değişikliği talebinde bulunması dürüstlük kuralına aykırı bulunmadığından, HMK'nın 124/3.
maddesi uyarınca bu talebin kabulü yerine reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028011700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz