6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13769 E. 2011/6646 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi bankacılık işlemleri teamül hizmet sözleşmesi çek eksik inceleme temsil teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan işlemde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka tarafından davacı şirkete ait çek karnesinin davacı ile ilgisi bulunmayan 3. kişiye verildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında, davacı şirkette sekreter olarak çalışan dava dışı Fadime’nin, şirket temsilcisinin imzasını sahte olarak atmak suretiyle davalı bankaya çek karnesi hazırlayarak dava dışı Filiz isimli kişiye teslim edilmesi talimatını faksladığı ve davalı banka tarafından da bu talimatta ismi belirtilen kişiye çek karnesinin teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının bu talimat faksına göre çek karnesi hazırlayarak dava dışı kişiye çek karnesini teslim etmesinde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çek karnesi hazırlanmasına ilişkin talimat yazısının şirketin antetli kağıdına yazılarak şirket temsilcisinin imzası taklit edilmek suretiyle şirkete ait kaşe kullanılarak hazırlandığı ve yine şirkete ait fakstan gönderildiği, taraflar arasında çok sayıda kredi kullanma, çek tahsilatı, para çekme ve yatırma gibi işlemlerin yapıldığı ve bu işlemlerin bir çoğunun sekreter vasıtası ile yapıldığı, bu şekilde taraflar arasında şirket yetkilileri dışındaki kişilerle bankacılık işlemleri yapma konusunda teamül oluştuğu, davalı bankanın gelen talimat yazısından şüphe duymasını gerektiren bir neden bulunmadığından bankanın kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu belirleme eksik incelemeye dayalıdır.

Zira, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Hizmet Sözleşmesinin “Çekle İlgili Hesapla Uygulanacak Hükümler” başlığı altında 6. maddenin 2. bendinde “…çekler yalnız müşteriye veya banka uygun bulursa vekiline verilecektir” düzenlemesi getirilmiş olup, çek karnesinin kime verileceğine ilişkin bu düzenleme ile bu konudaki davalı bankanın iç uygulamasının ne olduğu, faks ile alınan talimatın ve bu talimatta belirtilen kişiye çek karnesinin teslim edilmesinin bankacılık uygulamasına göre mümkün bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Hizmet Sözleşmesindeki düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalardaki hususlar araştırılıp değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4335 E. 2010/10697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Zayi Belgesi Verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11052 E. 2016/5871 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek Sorumluluk Bedeli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13769 E.  ,  2011/6646 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2007/357-2008/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin çalışanı olan dava dışı kişi tarafından şirket temsilcisinin sahte imzası kullanılmak suretiyle davalı bankadan çek karnesi alınarak kullanıldığını, bu şekilde müvekkili şirket hakkında karşılıksız çekten dolayı haciz işlemlerinin yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi zararının bulunduğunu ileri sürerek, 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yapılan işlemde kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka tarafından davacı şirkete ait çek karnesinin davacı ile ilgisi bulunmayan 3. kişiye verildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında, davacı şirkette sekreter olarak çalışan dava dışı Fadime’nin, şirket temsilcisinin imzasını sahte olarak atmak suretiyle davalı bankaya çek karnesi hazırlayarak dava dışı Filiz isimli kişiye teslim edilmesi talimatını faksladığı ve davalı banka tarafından da bu talimatta ismi belirtilen kişiye çek karnesinin teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının bu talimat faksına göre çek karnesi hazırlayarak dava dışı kişiye çek karnesini teslim etmesinde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, çek karnesi hazırlanmasına ilişkin talimat yazısının şirketin antetli kağıdına yazılarak şirket temsilcisinin imzası taklit edilmek suretiyle şirkete ait kaşe kullanılarak hazırlandığı ve yine şirkete ait fakstan gönderildiği, taraflar arasında çok sayıda kredi kullanma, çek tahsilatı, para çekme ve yatırma gibi işlemlerin yapıldığı ve bu işlemlerin bir çoğunun sekreter vasıtası ile yapıldığı, bu şekilde taraflar arasında şirket yetkilileri dışındaki kişilerle bankacılık işlemleri yapma konusunda teamül oluştuğu, davalı bankanın gelen talimat yazısından şüphe duymasını gerektiren bir neden bulunmadığından bankanın kusurunun bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu belirleme eksik incelemeye dayalıdır.

Zira, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Hizmet Sözleşmesinin “Çekle İlgili Hesapla Uygulanacak Hükümler” başlığı altında 6. maddenin 2. bendinde “…çekler yalnız müşteriye veya banka uygun bulursa vekiline verilecektir” düzenlemesi getirilmiş olup, çek karnesinin kime verileceğine ilişkin bu düzenleme ile bu konudaki davalı bankanın iç uygulamasının ne olduğu, faks ile alınan talimatın ve bu talimatta belirtilen kişiye çek karnesinin teslim edilmesinin bankacılık uygulamasına göre mümkün bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece, taraflar arasında düzenlenen Genel Hizmet Sözleşmesindeki düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalardaki hususlar araştırılıp değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027954000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.