6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hırsızlık rizikosu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2910 E. 2010/9131 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık rizikosu sigorta teminatı kapsamı sigorta teminatı sigorta ettiren hırsızlık tanıma emredici hüküm teminat kapsamı riziko iş bölümü sigorta poliçesi teminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1264TTK 1320

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızların davacı işyerinde saklanarak ve gizlenerek eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu durumun Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1.1.4 maddesinde yazılı “sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak” şekline uyduğu, bu hali ile davacı zararının teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı ... şirketine hırsızlık rizikolarına karşı sigorta ettirilen işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının sigorta kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hırsızlık sigortasına TTK'nun 1320. maddesinde yer verilmekle birlikte bu maddede anılan sigortanın tanımı ve unsurlarına yer verilmemiş ve yine bu maddeye emredici hükümlerin nelerden ibaret olduğunu gösteren TTK'nun 1264. maddesinde yer verilmemiştir. O halde bu tür sigortanın kapsamının sözleşme hükumlerine göre tayin edilmesi zorunludur. Ak İşyeri Paket Sigorta Poliçesi genel şartlarına göre, hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı içerisinde kalabilmesi icin hırsızlığın, sigortalı eşya ve malların bulundugu mahallere kırmak, zorlamak, tırmanmak, duvar aşmak veya anahtar uydurmak suretiyle girılerek yapılmıs olması veya sigortalı eşyanın bulunduğu mahallere gizlice girip saklanmak ve kapanmak suretiyle yapılmış olması veya sigorta ettireni veya efradını veya müstahdemleri söz ve şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, yaralamak veya öldürmek suretiyle yapılmış olması zorunlu bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinde, davacıya ait böbrek taşı kırma merkezine hasta yakını olarak gelen iki kişinin lavaboya gitmek amacıyla arka bölüme geçtiği, doktor odasında bulunan masa üstü bilgisayarı çaldıkları ve hırsızlığın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda sayılan oluş biçimlerine uymayan somut olayın, sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı nazara alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2006/10761 E. 2007/13817 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2910 E.  ,  2010/9131 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.09.2008 tarih ve 2008/70 - 2008/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait böbrek taşı kırma merkezinin davalıya sigortalı olduğu dönemde hasta yakını olarak gelen iki kişinin lavaboya gitmek amacıyla arka bölüme geçmesi sonrasında, çelik telli şifreli kilit ile masaya bağlı olan masa üstü bilgisayarı çaldıklarını, davalının teminat kapsamı dışında olduğundan bahisle ödeme yapmadığını ileri sürerek, 1.940,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hırsızların davacı işyerinde saklanarak ve gizlenerek eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu durumun Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1.1.4 maddesinde yazılı “sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak” şekline uyduğu, bu hali ile davacı zararının teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalı ... şirketine hırsızlık rizikolarına karşı sigorta ettirilen işyerinde meydana gelen hırsızlık olayının sigorta kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hırsızlık sigortasına TTK'nun 1320. maddesinde yer verilmekle birlikte bu maddede anılan sigortanın tanımı ve unsurlarına yer verilmemiş ve yine bu maddeye emredici hükümlerin nelerden ibaret olduğunu gösteren TTK'nun 1264. maddesinde yer verilmemiştir. O halde bu tür sigortanın kapsamının sözleşme hükumlerine göre tayin edilmesi zorunludur. Ak İşyeri Paket Sigorta Poliçesi genel şartlarına göre, hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı içerisinde kalabilmesi icin hırsızlığın, sigortalı eşya ve malların bulundugu mahallere kırmak, zorlamak, tırmanmak, duvar aşmak veya anahtar uydurmak suretiyle girılerek yapılmıs olması veya sigortalı eşyanın bulunduğu mahallere gizlice girip saklanmak ve kapanmak suretiyle yapılmış olması veya sigorta ettireni veya efradını veya müstahdemleri söz ve şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, yaralamak veya öldürmek suretiyle yapılmış olması zorunlu bulunmaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinde, davacıya ait böbrek taşı kırma merkezine hasta yakını olarak gelen iki kişinin lavaboya gitmek amacıyla arka bölüme geçtiği, doktor odasında bulunan masa üstü bilgisayarı çaldıkları ve hırsızlığın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda sayılan oluş biçimlerine uymayan somut olayın, sigorta teminat kapsamı dışında kaldığı nazara alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027722300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.