İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3003 E. 2010/9113 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından dosyaya sunulan 15.08.2003 tarihli davacı kooperatifin başkanı tarafından imzalı belgede davalının borcunun olmadığının belirtilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurullarda karar altına alınan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Davacı kooperatif davalının 16.06.2001 ve 28.04.2002 tarihli genel kurullarda alınan kararlar uyarınca yapması gereken ödemeleri yerine getirmediğini ileri sürerek icra takibine geçmiş, davalı borcunun olmadığını belirterek takibe itiraz etmiş, yargılama sırasında da 15.08.2003 tarihli belgeyi sunmuştur. Sözkonusu belgede ...’ün davaya konu icra takibindeki borçları da kapsayacak şekilde kooperatife borcunun olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalının kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin olarak verilen sözkonusu belgenin davalıyı borçtan kurtaran, ibra niteliğinde bir belge olduğunun kabulü gerekir. Davalının kooperatife hiçbir borcu bulunmadığına ilişkin olarak düzenlenen bu belgenin geçerli olarak kabul edilebilmesi için gerçek bir ödemeye dayalı olarak verilmiş olması ve geçerli şekilde düzenlenmiş bulunması gerekmektedir. Somut olayda, bu belgenin dayanağını oluşturan ödemeler geçerli ödeme belgeleri ve kayıtlar ile ispatlanamadığı gibi sözkonusu belgenin kooperatifi temsil ve ilzama yetkili olan iki kişi tarafından düzenlenmeyip, imza yetkisine sahip olanlardan biri tarafından düzenlenmiş olduğu da nazara alındığında davalıyı borçtan kurtarıcı, geçerli bir belge olarak kabulü mümkün değildir.Bu durumda iptal edilmemiş bulunan genel kurul kararlarının tüm ortaklar için bağlayıcı olması nedeniyle davalının takibin dayanağını oluşturan genel kurul kararları uyarınca ödemekle yükümlü olduğu miktarın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, geçerli ödeme belgeleri ile kanıtlanamamış, geçerli şekilde de düzenlenmemiş bulunan belgeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Meblağın temerrüt faizi ile tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5442 E. 2010/11677 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması
Benzer bu karardaMahkemece, «davanın konusuz kalması» nedeni ile reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce, “davalının dava açılmasından sonra dava dışı SSK İl Müdürlüğü’ne davacının ödediği meblağı tekrar ödemesi, diğer bir deyişle kötü ödemesi nedeni ile davalıyı borçtan kurtarmayacağı” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3003 E. , 2010/9113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2008 tarih ve 2005/254-2008/1393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının genel kurullarda alınan ödemelere ilişkin kararlara uymadığını, başlatılan icra takibine karşı da haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatife hiçbir borcunun bulunmadığını, bu hususun davacı kooperatif tasfiye kurulu tarafından verilen 15.08.2003 tarihli ibraname ile de sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından dosyaya sunulan 15.08.2003 tarihli davacı kooperatifin başkanı tarafından imzalı belgede davalının borcunun olmadığının belirtilmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurullarda karar altına alınan ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Davacı kooperatif davalının 16.06.2001 ve 28.04.2002 tarihli genel kurullarda alınan kararlar uyarınca yapması gereken ödemeleri yerine getirmediğini ileri sürerek icra takibine geçmiş, davalı borcunun olmadığını belirterek takibe itiraz etmiş, yargılama sırasında da 15.08.2003 tarihli belgeyi sunmuştur. Sözkonusu belgede ...’ün davaya konu icra takibindeki borçları da kapsayacak şekilde kooperatife borcunun olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda davalının kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin olarak verilen sözkonusu belgenin davalıyı borçtan kurtaran, ibra niteliğinde bir belge olduğunun kabulü gerekir.
Davalının kooperatife hiçbir borcu bulunmadığına ilişkin olarak düzenlenen bu belgenin geçerli olarak kabul edilebilmesi için gerçek bir ödemeye dayalı olarak verilmiş olması ve geçerli şekilde düzenlenmiş bulunması gerekmektedir. Somut olayda, bu belgenin dayanağını oluşturan ödemeler geçerli ödeme belgeleri ve kayıtlar ile ispatlanamadığı gibi sözkonusu belgenin kooperatifi temsil ve ilzama yetkili olan iki kişi tarafından düzenlenmeyip, imza yetkisine sahip olanlardan biri tarafından düzenlenmiş olduğu da nazara alındığında davalıyı borçtan kurtarıcı, geçerli bir belge olarak kabulü mümkün değildir.Bu durumda iptal edilmemiş bulunan genel kurul kararlarının tüm ortaklar için bağlayıcı olması nedeniyle davalının takibin dayanağını oluşturan genel kurul kararları uyarınca ödemekle yükümlü olduğu miktarın tespit edilerek hüküm altına alınması gerekirken, geçerli ödeme belgeleri ile kanıtlanamamış, geçerli şekilde de düzenlenmemiş bulunan belgeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027694800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz