Rücuen tazmin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13146 E. 2010/8325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ sınırlı sorumluluk↗ sigorta ettiren↗ ziya↗ riziko↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ zamanaşımı↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımanın davalı Danzas AIE.tarafından üstlenildiği ve son taşıyıcının MNG Havayolları A.Ş. olduğu taşımanın havayolu ile yapılması dolayısıyla uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, MNG Havayolları A.Ş.' ne 39 koli halinde teslim edilen malın alıcı ...A.Ş.' ne 31 koli olarak teslim edildiği, sigorta ettirenine ödeme yapan davacının ilk veya son tatşıyıcıya karış dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta da ilk taşıyıcıyı tercih ettiği, davanın TTK' nun 1268.maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın (14.149) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın Varşova Konvansiyonu’nun 29. maddesinde belirtilen süresi içinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın bir kısmını eksik teslimi nedeniyle uğranılan zararın, davalı taşıyandan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından anılan Konvansiyonun 30. maddesi uyarınca davanın son taşıyan olan MNG. Havayolları AŞ.’ne açılması ve aksinin kabulü halinde dahi müvekkilinin sorumluluğunun anılan Konvansiyonun 22. maddesi uyarınca sınırlı olması gerektiği savunulmuş, mahkemece bu konuda üç ayrı bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmuş, anılan heyet raporlarında uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı hususunda farklı görüşler bildirilmiş, mahkemece hangi bilirkişi raporuna neden itibar edildiği belirtilmeden, olaya Varşova Konvansiyonu’nun uygulanması gerektiği kabul edilmiş, ancak karar yerinde anılan Konvansiyonun 30. maddesine rağmen davacının dava açarken nasıl ilk veya son taşıyıcıdan birisini tercih edebileceği veya aynı Konvansiyonun 22. maddesinde belirtilen sınırlı sorumluluk ilkesinin neden uygulanmadığı konuları açıklanmamıştır.
Gerçekten de Varşova Konvansiyonu’nun 18/3. maddesi uyarınca, havayolu ile taşıma süresi kural olarak havaalanı dışında kara, deniz veya nehir yoluyla yapılan bir taşımayı kapsamaz. Ancak belirtilen taşımalar havayolu taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yükleme, teslim veya aktarma amacıyla yapılmış ise meydana gelen her türlü zarar, aksi sabit olmadıkça havayolu ile taşıma süresinde meydana gelmiş farz olunur. Bu karinenin aksini ispat her zaman mümkündür ( Dr. Hüseyin Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, 1987, s:177). Somut uyuşmazlıkta da ziya, havayolu taşıması sırasında meydana gelmemiş olsa bile hava taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yapılan Shannon/İrlanda- Londra/İngiltere taşıması sırasında meydana geldiğine göre, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoksa da, karar yerinde davalı vekilinin anılan Konvansiyonun 30 ve 22. maddelerine dayalı olan ve yukarıda açıklanan savunmalarının nasıl karşılandığının açıklanmaması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12057 E. 2010/3398 K.
Ortak:rücuen tazmin · hava taşıması · taşıyıcı · taşıyan · teslim
İncelediğiniz kararda2- Ancak dava, taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın bir kısmını eksik «teslimi» nedeniyle uğranılan zararın, davalı «taşıyandan» «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımanın davalı Danzas AIE.tarafından üstlenildiği ve «son» «taşıyıcının» MNG Havayolları A.Ş. olduğu taşımanın havayolu ile yapılması dolayısıyla uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, MNG Havayolları A.Ş.' ne 39 koli halinde «teslim» edilen malın alıcı ...A.Ş.' ne 31 koli olarak teslim edildiği, «sigorta ettirenine» ödeme yapan davacının ilk veya son tatşıyıcıya karış dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta da ilk taşıyıcıyı tercih ettiği, davanın TTK' nun 1268.maddesinde düzenlenen 2 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın (14.149) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından anılan Konvansiyonun 30. maddesi uyarınca davanın «son» «taşıyan» olan MNG.
Benzer bu kararda2- Ancak dava, uluslar arası «hava taşıması» sözleşmesinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalı «taşıyıcılardan» «rücuen tazmini» amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Varşova Konvansiyonu'nun 26.maddesi uyarınca dava konusu emteanın davacı şirket sigortalısına «tesliminden» itibaren ilgili «hak düşürücü süreler» içinde «hasar» ihbarında bulunulduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalı «taşıyıcılara» Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesi uyarınca «hak düşürücü sürelerde» gerekli «hasar ihbarının» yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davacı tarafından gümrük memuru, S Sistem Loj.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · hak düşürücü süre · ihbar · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece davalı «taşıyıcılara» Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesi uyarınca «hak düşürücü sürelerde» gerekli «hasar ihbarının» yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de davacı tarafından gümrük memuru, S Sistem Loj.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Varşova Konvansiyonu'nun 26.maddesi uyarınca dava konusu emteanın davacı şirket sigortalısına «tesliminden» itibaren ilgili «hak düşürücü süreler» içinde «hasar» ihbarında bulunulduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. antrepo memuru ve havayolu firması memuru sıfatlarını «taşıyan» kişilerce imzalanan 11.11.2005 tarihli bir «hasar» ve rezerv tutanağı dosyaya sunularak, bu tutanağın anılan maddedeki «ihbarın» yerine geçeceği ileri sürülmüş, buna karşılık davalılar vekillerince de havayolu firması memuru sıfatıyla anılan tutanağı imzalayan kişinin müvekkillerinin bir çal …
O halde mahkemece anılan tutanağı havayolu firması memuru sıfatıyla imzalayan kişinin davalı «taşıyıcıların» bir çalışanı olup olmadığının ve tutanağın Varşova Konvansiyonu’nun 26. maddesinde belirtilen «ihbarın» yerine geçip geçmediğinin incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16050 E. 2015/2968 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımanın davalı Danzas AIE.tarafından üstlenildiği ve «son» «taşıyıcının» MNG Havayolları A.Ş. olduğu taşımanın havayolu ile yapılması dolayısıyla uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, MNG Havayolları A.Ş.' ne 39 koli halinde «teslim» edilen malın alıcı ...A.Ş.' ne 31 koli olarak teslim edildiği, «sigorta ettirenine» ödeme yapan davacının ilk veya son tatşıyıcıya karış dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta da ilk taşıyıcıyı tercih ettiği, davanın TTK' nun 1268.maddesinde düzenlenen 2 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın (14.149) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak dava, taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı bulunan emteanın bir kısmını eksik «teslimi» nedeniyle uğranılan zararın, davalı «taşıyandan» «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Ancak belirtilen taşımalar havayolu taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yükleme, «teslim» veya aktarma amacıyla yapılmış ise meydana gelen her türlü zarar, aksi sabit olmadıkça havayolu ile taşıma süresinde meydana gelmiş farz olunur.
Benzer bu kararda… 2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporunun yeterli görüldüğü, davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi «ibraz» edilmediği, taraflar arasında taşımacılık işiyle ilgili anlaşmanın olduğu, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisinin yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, ödenmemesi üzerine davalı aleyhine yapılan takibe itiraz ettiği, ancak davalının inkar etmediği, ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı ve alacağın da likit olduğu, sözleşmenin ...'da akdedilmiş olması ve mal «tesliminin» ...'da gerçekleşmiş olması nedeniyle davalının «yetki itirazının» reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, havayolu ile eşya «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında bir kısım eşyanın ...'ya gönderilmek üzere davalıya «teslim» edildiğini, davalının eşyayı yanlışlıkla ...'ya göndermesi üzerine eşyaların kendileri tarafından ...'ya sevkedildiğini ileri sürmüş olup, taraflar arasında düzenl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · ibraz
Benzer bu kararda… 2014 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, bilirkişi raporunun yeterli görüldüğü, davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi «ibraz» edilmediği, taraflar arasında taşımacılık işiyle ilgili anlaşmanın olduğu, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisinin yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, ödenmemesi üzerine davalı aleyhine yapılan takibe itiraz ettiği, ancak davalının inkar etmediği, ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı ve alacağın da likit olduğu, sözleşmenin ...'da akdedilmiş olması ve mal «tesliminin» ...'da gerçekleşmiş olması nedeniyle davalının «yetki itirazının» reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13146 E. , 2010/8325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2007 tarih ve 2001/1323-2007/793 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan dava dışı ...A.Ş.' ne ait bilgisayar sistemleri ve donanımları emteasının davalı taşıyıcıya 37 koli teslim edildiği halde davalıdan 28 koli olarak teslim alındığını, eksik emtea bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (15.569.000.000) TL:'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, emteanın alıcısına 17.11.2000 tarihinde teslim edildiğini ve TTK' nun 767.maddesi uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, Varşova Konvansiyonu' nun 30.maddesi uyarınca alıcının zarar talebini ancak son taşıyıcıya yöneltebileceğini, bu durumda davacının da ancak son taşıyıcı olan MNG Havayolları A.Ş.'ne karşı dava açabileceğini, aksi kabul edilse dahi müvekkilinin sorumluluğunun aynı Konvansiyonun 22.maddesi uyarınca 17 SDR ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
MNG Havayolları A.Ş.vekili, davalı yanında davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımanın davalı Danzas AIE.tarafından üstlenildiği ve son taşıyıcının MNG Havayolları A.Ş. olduğu taşımanın havayolu ile yapılması dolayısıyla uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, MNG Havayolları A.Ş.' ne 39 koli halinde teslim edilen malın alıcı ...A.Ş.' ne 31 koli olarak teslim edildiği, sigorta ettirenine ödeme yapan davacının ilk veya son tatşıyıcıya karış dava açabileceği, somut uyuşmazlıkta da ilk taşıyıcıyı tercih ettiği, davanın TTK' nun 1268.maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle davanın (14.149) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın Varşova Konvansiyonu’nun 29. maddesinde belirtilen süresi içinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan emteanın bir kısmını eksik teslimi nedeniyle uğranılan zararın, davalı taşıyandan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından anılan Konvansiyonun 30. maddesi uyarınca davanın son taşıyan olan MNG. Havayolları AŞ.’ne açılması ve aksinin kabulü halinde dahi müvekkilinin sorumluluğunun anılan Konvansiyonun 22. maddesi uyarınca sınırlı olması gerektiği savunulmuş, mahkemece bu konuda üç ayrı bilirkişi heyetinin görüşüne başvurulmuş, anılan heyet raporlarında uyuşmazlığa hangi mevzuatın uygulanacağı hususunda farklı görüşler bildirilmiş, mahkemece hangi bilirkişi raporuna neden itibar edildiği belirtilmeden, olaya Varşova Konvansiyonu’nun uygulanması gerektiği kabul edilmiş, ancak karar yerinde anılan Konvansiyonun 30. maddesine rağmen davacının dava açarken nasıl ilk veya son taşıyıcıdan birisini tercih edebileceği veya aynı Konvansiyonun 22.
maddesinde belirtilen sınırlı sorumluluk ilkesinin neden uygulanmadığı konuları açıklanmamıştır.
Gerçekten de Varşova Konvansiyonu’nun 18/3. maddesi uyarınca, havayolu ile taşıma süresi kural olarak havaalanı dışında kara, deniz veya nehir yoluyla yapılan bir taşımayı kapsamaz. Ancak belirtilen taşımalar havayolu taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yükleme, teslim veya aktarma amacıyla yapılmış ise meydana gelen her türlü zarar, aksi sabit olmadıkça havayolu ile taşıma süresinde meydana gelmiş farz olunur. Bu karinenin aksini ispat her zaman mümkündür ( Dr. Hüseyin Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, 1987, s:177). Somut uyuşmazlıkta da ziya, havayolu taşıması sırasında meydana gelmemiş olsa bile hava taşıması sözleşmesinin ifası zımnında yapılan Shannon/İrlanda- Londra/İngiltere taşıması sırasında meydana geldiğine göre, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durum karşısında mahkemece, uyuşmazlığa Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik yoksa da, karar yerinde davalı vekilinin anılan Konvansiyonun 30 ve 22. maddelerine dayalı olan ve yukarıda açıklanan savunmalarının nasıl karşılandığının açıklanmaması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027183100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz