6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Özel görevli mahkeme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5373 E. 2010/8502 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel görevli mahkeme vade farkı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kooperatifler kanunu hakediş anonim şirket yönetim kurulu yönetici sorumluluğu işbölümü müteselsil sorumluluk zamanaşımı def'i muvafakat def'i vade anonim şirket bilirkişi incelemesi yönetim kurulu kararı kusur eksik inceleme karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı e-defter i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, 30.07.1998 tarihli tutanağı imzalayan yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ile yerine göreve gelen ...’nın yönetici olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle kusurlu bulundukları, davalı ...’ın ise sözkonusu olaylarda sorumluluğunu gerektirir herhangi bir işlem ve eyleminin olmadığı, birleşen davaya karşı ... vekili tarafından yasal süreden sonra zamanaşımı def’inde bulunulduğu, davacının savunmayı genişletme niteliğindeki zamanaşımı def’ine karşı çıkmadığı, dolayısıyla zımnen savunmanın genişletilmesine muvafakat ettiği sonucuna varılarak, esas davada davalı ... aleyhine açılan dava atiye bırakıldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen Ankara 6 ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/55 esas sayılı davasında davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen mahkemenin 2004/315 esas sayılı davasında ise davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı def’i nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 33.601,82 YTL’nın faiziyle birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl ve birleşen davalar, kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifi uğrattıkları zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatif yönetimi tarafından yükleniciye yapılan fazla ödeme miktarının tespitinde kooperatifin ödemeleri zamanında yapmadığı, bu nedenle yüklenici ile yapılan sözleşme uyarınca uygulanması gereken vade farkı da göz önüne alınarak yüklenicinin hakedişine göre fazladan ödenen miktar olarak 34.601.820.000.-TL hesaplanmıştır. Ancak bu hesaplama yapılırken yöneticilerin ödemeleri zamanında yapmamalarının kendi kusurlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, geç ödeme yapmak suretiyle yükleniciye vade farkı da ödenmek zorunda kalınmasının yöneticiler için kusur oluşturup oluşturmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu itibarla anılan hususun açıklığa kavuşturulması için mahkemece kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ödemelerin yapılması gereken tarihlerde kooperatifin mali durumunun ödemelerin yapılmasına uygun olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre kooperatifin ödeme gücü bulunduğu halde yöneticilerin kusuru nedeniyle ödemelerin geciktirildiği sonucuna varılırsa ödenen vade farkından dolayı davalı yöneticilerin sorumlu olacakları, kooperatifin ödemelerin yapılması gereken tarihlerde mali durumunun iyi olmadığı, yükleniciye ödeme yapılmasına uygun bulunmadığı ve bu durumun yöneticilerin kusurundan kaynaklanmadığı sonucuna varılır ise bu durumda yöneticilerin geç ödeme yapmaları nedeniyle ödenmek zorunda kalınan vade farkından dolayı sorumlu olmayacakları hususlarının göz önüne alınması gerektiğinden anılan yön üzerinde durulmak suretiyle davalı yöneticilerin sorumluluklarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Davalılardan ... hakkındaki dava bu davalının olaylarda sorumluluğunu gerektirir herhangi bir işlem ve eyleminin olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinde bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin TTK’nun 336. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiş, ancak son fıkrasında bu durumun aynı Kanun’un 319. maddesindeki koşulların varlığı halinde geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı yönetim kurulu üyelerinden sorumlu tutulanların yüklenici ile olan sözleşmenin uygulanmasından ve yapılacak ödemelerden dolayı özel olarak görevlendirildikleri yönünde alınmış iş bölümüne dair bir kararın bulunduğu iddia edilmemiş olmasına göre davalı ...’ın sorumluluğu gerektiren belgeler içinde imzasının olmayışı ortaya çıkan zarardan dolayı kooperatife karşı diğer yöneticilerle birlikte yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir husus değildir. Buna göre mahkemece davalı ...’ın kooperatifi zarara uğratan ödemelerin yapıldığı tarihlerde yönetim kurulu üyesi olduğunun ve bu ödemelerin yapılmasından diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlendirildiği yönünde alınmış bir işbölümü kararı olmadığının tespiti halinde bu davalının da meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/5373 E.  ,  2010/8502 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.07.2007 tarih ve 2002/824 - 2007/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalıların müvekkili kooperatifin önceki dönem başkan ve yöneticileri olduklarını, davalılar tarafından kabul edilen hakediş ile gerçek maliyet arasında % 100’ün üzerinde fark bulunduğunu, sözleşme yapılan dava dışı şirketin işi kararlaştırılan zamanda işi bitirmediğinden geciktiği her gün için ceza ödemesi gerekirken bu konuda dava açmayarak ve dava dışı şirkete haksız ödeme yaparak da kooperatifi zarara uğratmış olduklarını ileri sürerek, davalılar ..., ..., ... ve ...’ya karşı açılan asıl davada ve davalı ...’ya karşı açılan birleşen davada fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000.-TL’nın, adı geçenlerin tümüne karşı açılan birleşen davada ise 65.786.000.000.-TL’nın faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini istemiş, davalı ... vekili ise birleşen davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın öncelikle bu nedenle reddini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, 30.07.1998 tarihli tutanağı imzalayan yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ile yerine göreve gelen ...’nın yönetici olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle kusurlu bulundukları, davalı ...’ın ise sözkonusu olaylarda sorumluluğunu gerektirir herhangi bir işlem ve eyleminin olmadığı, birleşen davaya karşı ... vekili tarafından yasal süreden sonra zamanaşımı def’inde bulunulduğu, davacının savunmayı genişletme niteliğindeki zamanaşımı def’ine karşı çıkmadığı, dolayısıyla zımnen savunmanın genişletilmesine muvafakat ettiği sonucuna varılarak, esas davada davalı ... aleyhine açılan dava atiye bırakıldığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...

hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen Ankara 6 ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/55 esas sayılı davasında davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, birleşen mahkemenin 2004/315 esas sayılı davasında ise davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın zamanaşımı def’i nedeniyle reddine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 33.601,82 YTL’nın faiziyle birlikte anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile davalı ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Asıl ve birleşen davalar, kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların görev yaptıkları dönemde kooperatifi uğrattıkları zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kooperatif yönetimi tarafından yükleniciye yapılan fazla ödeme miktarının tespitinde kooperatifin ödemeleri zamanında yapmadığı, bu nedenle yüklenici ile yapılan sözleşme uyarınca uygulanması gereken vade farkı da göz önüne alınarak yüklenicinin hakedişine göre fazladan ödenen miktar olarak 34.601.820.000.-TL hesaplanmıştır. Ancak bu hesaplama yapılırken yöneticilerin ödemeleri zamanında yapmamalarının kendi kusurlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, geç ödeme yapmak suretiyle yükleniciye vade farkı da ödenmek zorunda kalınmasının yöneticiler için kusur oluşturup oluşturmadığı üzerinde durulmamıştır.

Bu itibarla anılan hususun açıklığa kavuşturulması için mahkemece kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ödemelerin yapılması gereken tarihlerde kooperatifin mali durumunun ödemelerin yapılmasına uygun olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre kooperatifin ödeme gücü bulunduğu halde yöneticilerin kusuru nedeniyle ödemelerin geciktirildiği sonucuna varılırsa ödenen vade farkından dolayı davalı yöneticilerin sorumlu olacakları, kooperatifin ödemelerin yapılması gereken tarihlerde mali durumunun iyi olmadığı, yükleniciye ödeme yapılmasına uygun bulunmadığı ve bu durumun yöneticilerin kusurundan kaynaklanmadığı sonucuna varılır ise bu durumda yöneticilerin geç ödeme yapmaları nedeniyle ödenmek zorunda kalınan vade farkından dolayı sorumlu olmayacakları hususlarının göz önüne alınması gerektiğinden anılan yön üzerinde durulmak suretiyle davalı yöneticilerin sorumluluklarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3-Davalılardan ... hakkındaki dava bu davalının olaylarda sorumluluğunu gerektirir herhangi bir işlem ve eyleminin olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinde bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin TTK’nun 336. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiş, ancak son fıkrasında bu durumun aynı Kanun’un 319. maddesindeki koşulların varlığı halinde geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davalı yönetim kurulu üyelerinden sorumlu tutulanların yüklenici ile olan sözleşmenin uygulanmasından ve yapılacak ödemelerden dolayı özel olarak görevlendirildikleri yönünde alınmış iş bölümüne dair bir kararın bulunduğu iddia edilmemiş olmasına göre davalı ...’ın sorumluluğu gerektiren belgeler içinde imzasının olmayışı ortaya çıkan zarardan dolayı kooperatife karşı diğer yöneticilerle birlikte yasadan kaynaklanan müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir husus değildir.

Buna göre mahkemece davalı ...’ın kooperatifi zarara uğratan ödemelerin yapıldığı tarihlerde yönetim kurulu üyesi olduğunun ve bu ödemelerin yapılmasından diğer yönetim kurulu üyelerinin görevlendirildiği yönünde alınmış bir işbölümü kararı olmadığının tespiti halinde bu davalının da meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçe ile hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027171800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.