Yabancı para alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1786 E. 2010/7823 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ itirazın kaldırılması↗ para alacağı↗ konşimento↗ icra takibine itiraz↗ alacak davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ temerrüt faizi↗ fatura↗ sulh↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gümrük teslim ve tesellüm tutanakları, konşimentolar, tır dolaşım belgeleri, taşıma fişleri ve tüm dosya kapsamıyla davacının dayandığı fatura kapsamı taşıma bedellerine hak kazandığı, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, asıl alacakla ilgili itirazların kaldırılmasına, takip tarihlerinden temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacakların %40’ı oranında inkar tazminatlarının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davaların davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda birleştirilen İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/822 esas sayılı davada 709.09 USD karşılığı TL’nin tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istenilmiş, mahkemece bu davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabul edilen miktar itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin bu davada tesis edilen karara ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl ve birleşen İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/797 esas sayılı davada tesis edilen kararlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Asıl ve birleşen dava, taşıma bedelinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekili, taraflar arasında devam eden bir taşıma ilişkisinin olduğunu, asıl davaya konu 13.09.2006 tarihli fatura kapsamındaki taşıma hizmetinin, hızlı taşıma olarak kısa sürede gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, normal sürede yerine getirildiğini, taşıma bedelinin 1.000.00 YTL tutarında olmasına rağmen hızlı taşıma hizmeti verilmiş gibi 5.634.00 YTL olarak faturalandırıldığını, bu faturanın açıklanan nedenle kabul edilmediğini savunmuştur. Ancak, bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Taraflar arasında devam eden bir taşıma ilişkisi olduğu çekişmesizdir. Uyuşmazlığa konu 5.634.00 YTL tutarlı taşıma hizmetinin verildiği tarafların kabulünde olduğu gibi bu yön gümrük belgeleri, konşimento ve diğer kayıtlarla sabittir. Çekişme, düzenlenen fatura bedeli noktasında toplanmaktadır. Bu durum karşısında, davalı savunması üzerinde durulup, anılan taşımaya ilişkin yazılı sözleşme olup olmadığı, taşımanın nasıl yapılacağının kararlaştırıldığı, ücretinin belirlenmesi şekli, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği yönlerinde taraf kanıtları toplanıp, taşıma ücretinin tayini bakımından yazılı sözleşme bulunmadığı takdirde olayda TTK’nun 23/2. maddesinin uygulanma yeri olup olmadığı ve buna göre varılacak sonuca nazaran faturada yazılı bedelin rayice uygun olup olmadığı yönünde bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, birleşen 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/797 esas sayılı davasında inkar tazminatı USD olarak belirlenmiştir. Oysa, İİK’nun 67 nci maddesine göre talep edilen icra inkar tazminatının, karar altına alınan yabancı para alacağının icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden Türk Lirası olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1786 E. , 2010/7823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2008 tarih ve 2007/797-2008/1177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davaların davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarında davalı tarafa taşıma hizmeti verdiğini, birden ziyade olarak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, tahsili için yapılan icra takiplerinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazların iptaline, takiplerin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya bir borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, gümrük teslim ve tesellüm tutanakları, konşimentolar, tır dolaşım belgeleri, taşıma fişleri ve tüm dosya kapsamıyla davacının dayandığı fatura kapsamı taşıma bedellerine hak kazandığı, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, asıl alacakla ilgili itirazların kaldırılmasına, takip tarihlerinden temerrüt faizi uygulanmasına ve asıl alacakların %40’ı oranında inkar tazminatlarının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davaların davalısı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2 ncü maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.000.000 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.000.000 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda birleştirilen İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/822 esas sayılı davada 709.09 USD karşılığı TL’nin tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istenilmiş, mahkemece bu davanın kabulüne karar verilmiştir. Kabul edilen miktar itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin bu davada tesis edilen karara ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin asıl ve birleşen İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/797 esas sayılı davada tesis edilen kararlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Asıl ve birleşen dava, taşıma bedelinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekili, taraflar arasında devam eden bir taşıma ilişkisinin olduğunu, asıl davaya konu 13.09.2006 tarihli fatura kapsamındaki taşıma hizmetinin, hızlı taşıma olarak kısa sürede gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını, normal sürede yerine getirildiğini, taşıma bedelinin 1.000.00 YTL tutarında olmasına rağmen hızlı taşıma hizmeti verilmiş gibi 5.634.00 YTL olarak faturalandırıldığını, bu faturanın açıklanan nedenle kabul edilmediğini savunmuştur. Ancak, bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır.
Taraflar arasında devam eden bir taşıma ilişkisi olduğu çekişmesizdir. Uyuşmazlığa konu 5.634.00 YTL tutarlı taşıma hizmetinin verildiği tarafların kabulünde olduğu gibi bu yön gümrük belgeleri, konşimento ve diğer kayıtlarla sabittir. Çekişme, düzenlenen fatura bedeli noktasında toplanmaktadır. Bu durum karşısında, davalı savunması üzerinde durulup, anılan taşımaya ilişkin yazılı sözleşme olup olmadığı, taşımanın nasıl yapılacağının kararlaştırıldığı, ücretinin belirlenmesi şekli, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği yönlerinde taraf kanıtları toplanıp, taşıma ücretinin tayini bakımından yazılı sözleşme bulunmadığı takdirde olayda TTK’nun 23/2. maddesinin uygulanma yeri olup olmadığı ve buna göre varılacak sonuca nazaran faturada yazılı bedelin rayice uygun olup olmadığı yönünde bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, birleşen 10.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/797 esas sayılı davasında inkar tazminatı USD olarak belirlenmiştir. Oysa, İİK’nun 67 nci maddesine göre talep edilen icra inkar tazminatının, karar altına alınan yabancı para alacağının icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden Türk Lirası olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/822 esas sayılı davada tesis edilen karara yönelik temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/797 esas sayılı davada tesis edilen kararlara yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026240400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz