Açık muvafakat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2126 E. 2010/7939 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ aleyhe delil↗ yetki itirazı↗ muvafakat↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ yetki↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, BK'nun 73 ve HUMK'nun 10. maddesi gereğince yetki itirazının reddine, davalının itirazının iptali ile takibin 5.080,00 TL üzerinden devamına ve davacı lehine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf davalıya ait malları taşıdığını iddia etmiş, davalı taraf ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre davacı MK'nun 6. hükmü gereğince iddiasını geçerli delillerle kanıtlamak zorundadır.
Davacı bu hususta davalının imzasını havi deliller ibraz edememiş davalı tanığı olarak dinlenen ... da davacıya taşıma yaptıranın kendisi olduğunu ve ödemeleri de kendisinin yaptığını beyan etmiştir. Her ne kadar karşı tarafın açık muvafakatı bulunmaması nedeniyle miktar itibariyle davada tanık dinlenemez ise de davalı tarafın bu yöndeki beyanları nazara alınarak inceleme yapılması gerekir. TTK'nun 23. maddesi gereğincefaturalara itiraz edilmemesi taşıma hizmetinin yapıldığına delalet etmeyeceği gibi ihtarnameye cevap verilmemesi ve davacı defterlerindeki tek yanlı kayıtlarda tek başına davacı lehine delil olamaz. Bu itibarla mahkemece davada davalı taraf defterlerine de delil olarak dayanılması nedeniyle TTK'nun 82 vd. maddeleri uyarınca davalı tarafın ticari defterleri de usulünce istenip ibraz edildiğinde uyuşmazlıkla ilgili olarak herhangi bir kayıt taşıyıp taşımadıkları, davacı defterlerinde gösterilen ödemelerin davalı tarafça yapılıp yapılmadığı incelenip ve buna göre taraf defterlerinin leh ve aleyhe delil olup olmayacağı değerlendirilip neticesine göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9196 E. 2016/6123 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece, «ihbar olunan» ... «borcu üstlendiğinden» davalı ...
… in reddine, davacılardan ...'ın davasının kabulü ile 114.080,00 USD'nin 14/01/2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi gereğince faizi ile birlikte «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacı ...'a verilmesine dair tesis edilen karar, davacılar vekili, davalı banka vekili ve borcu üstlenen ... vekilinin temyiz istemi üzerine D …
Bu kez davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2126 E. , 2010/7939 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2007/924 - 2008/1233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu 11 adet fatura keşide ettiğini, fatura bedelleri toplamı olan 5.149,75 TL'nın cüz'i miktarının (995,61 TL) davalı tarafından ödendiğini, kalan borcun ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında yaptıkları takipte davalının borca ve icra dairesinin yetkisine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden takibin durduğunu öne sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yerleşim yerinin bulunduğu Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, esasen müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığından davanın husumet nedeniyle de reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, BK'nun 73 ve HUMK'nun 10. maddesi gereğince yetki itirazının reddine, davalının itirazının iptali ile takibin 5.080,00 TL üzerinden devamına ve davacı lehine % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma akdinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf davalıya ait malları taşıdığını iddia etmiş, davalı taraf ise akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre davacı MK'nun 6. hükmü gereğince iddiasını geçerli delillerle kanıtlamak zorundadır.
Davacı bu hususta davalının imzasını havi deliller ibraz edememiş davalı tanığı olarak dinlenen ... da davacıya taşıma yaptıranın kendisi olduğunu ve ödemeleri de kendisinin yaptığını beyan etmiştir. Her ne kadar karşı tarafın açık muvafakatı bulunmaması nedeniyle miktar itibariyle davada tanık dinlenemez ise de davalı tarafın bu yöndeki beyanları nazara alınarak inceleme yapılması gerekir. TTK'nun 23. maddesi gereğincefaturalara itiraz edilmemesi taşıma hizmetinin yapıldığına delalet etmeyeceği gibi ihtarnameye cevap verilmemesi ve davacı defterlerindeki tek yanlı kayıtlarda tek başına davacı lehine delil olamaz. Bu itibarla mahkemece davada davalı taraf defterlerine de delil olarak dayanılması nedeniyle TTK'nun 82 vd.
maddeleri uyarınca davalı tarafın ticari defterleri de usulünce istenip ibraz edildiğinde uyuşmazlıkla ilgili olarak herhangi bir kayıt taşıyıp taşımadıkları, davacı defterlerinde gösterilen ödemelerin davalı tarafça yapılıp yapılmadığı incelenip ve buna göre taraf defterlerinin leh ve aleyhe delil olup olmayacağı değerlendirilip neticesine göre karar vermek gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026192100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz