Deniz ticareti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2146 E. 2010/7936 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticareti↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ ihtisas mahkemesi↗ rücuen tazminat↗ görevsizlik kararı↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak teslim edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın rücuen tazminine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen son fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere denizcilik ihtisas mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı cevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." hükmü yer almaktadır. Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli “olur” ile İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırlan olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmaz bakımından, davanın, 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabındaki hükümler göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve çözümü Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Belirtilen yasal düzenleme nedeniyle dava değerinin söz konusu görev hükmüne bir etkisi bulunmamaktadır. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5319 E. 2011/9246 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu durumda mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · riziko · ek prim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» gerçekleşmesinden önce «prim» peşinatının ödenmediği ve sigortacının sorumluluğunun başlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.” Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur’la İstanbul’da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13495 E. 2010/5069 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak «teslim» edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca “iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ordino · yargı çevresi · asıl taşıyıcı · demuraj · konşimento · ara karar · taşıyıcı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu taşımaya ait «konşimentoya» göre davacının «son», davalının «asıl taşıyıcı» olduğu, alıcının ise dava dışı ...
Davaya konu uyuşmazlık ise «ara» ve «son» «taşıyıcı» şirketler arasında ve deniz taşıması sırasında meydana geldiği iddia edilen bekleme nedeniyle oluşan «demuraj» alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Olarak gösterildiği, malların «teslimi» için «ordinonun» da alıcıya verildiği ve «husumetin» alıcı sıfatını taşımayan davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir”.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2447 E. 2012/8681 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Benzer bu kararda1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · takip talebi · re'sen gözetilme · yetki itirazı · navlun · kamu düzeni · feragat · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, davalı vekilinin «yetki itirazının» BK’nun 73 ve HUMK’nun 10. maddeleri uyarınca reddine, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre takipte istenen «asıl alacak» miktarı kadar davacının alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile «takip talebine» yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptaline, % 40 «icra-inkar tazminatına», davacı taraf takip talebinde belirttikleri asıl alacak dışındaki taleplerinden «feragat» ettiğinden bunlara ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi, «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece HSYK.nun anılan kararına yanlış anlam yüklenerek, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davadan önce, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 ncü maddesine “İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.”fıkrası eklenmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/955 E. 2010/6842 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · teslim · i̇i̇k 72/son · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak «teslim» edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer bu kararda28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Yasa ile değişik Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin «son» fıkrası uyarınca, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı’nca, bu Yasanın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı,anılan mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yü …
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, TTK'nun 4. maddesi uyarınca taşıma akdinden kaynaklanan davanın «ihtisas» mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep ve kesinleşme halinde dosyanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik · istirdat · menfi tespit · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, gümrük işlemlerinin ifası için verildiği ileri sürülen kambiyo senedinde «menfi tespit» istemine ilişkin olup, yargılama esnasında dava «istirdat» istemine dönüşmüştür.
… ysa, dava konusu uyuşmazlık TTK’nun Dördüncü Kitabında düzenlenen “Deniz Ticareti”nden kaynaklanmayıp, davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamalarına göre davalı «acentenin» gümrüğe «teslim» edilmiş olan emtianın gümrükten çekilmesi işlemlerini yapmamasından kaynaklanmış bulunmasına göre mahkemece, davaya bakmakla «görevli» olduğu gözetilip, uyuşmazlığın esasının karara bağlanması gerekirken, hukuki nitelemede yanılgı ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10062 E. 2014/254 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
… desine "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanun'un Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." fıkrası ile getirilen düzenleme gereği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile de «denizcilik ihtisas» mahkemesi kurulmayan yerlerde, birden fazla ticaret mahkemesi varsa 1 numaralı ticaret mahkemesinin «görevlendirilmiş» olması nedeniyle, davaya konu uyuşmazlıkta İskenderun 1.
Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi'nin «görevli» olması «sebebi» ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -2- 2-Ancak, «görevli» mahkeme İskenderun 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında karar kesinleştiğinde ve talep haline dosyanın «görevli» İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5272 E. 2010/10793 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · rücuen tazminat · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Dava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın «rücuen tazminine» ilişkindir.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer bu kararda1- Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bakanlığı’nca, bu Yasa’nın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirleneceği düzenlenmiştir.
Deniz İhtisas Mahkemesi’nin «görev alanının» tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın «deniz ticaretinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · kamu düzeni · iş mahkemesi görev alanı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kusurlu olduğuna ve hasardan sorumlu olduğuna kanaat getirerek davanın 1.596,3, TL «asıl alacak» ve 96.19 TL faiz yönünden kısmen kabulüne «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemelerin görevi «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, «görevsizlik» kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
1- Dava, taşıma «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Deniz İhtisas Mahkemesi’nin «görev alanının» tayininde davanın değeri önemli olmayıp, uyuşmazlığın «deniz ticaretinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14585 E. 2011/6831 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Benzer bu kararda1-28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı çevresi · halefiyet · taşıyan
Benzer bu karardaDavaya konu uyuşmazlık, davacı ... şirketinin «halefiyet» yoluyla davalı deniz «taşıyanı» aleyhine açılan tazminatın tahsiline ilişkin olup, uyuşmazlık TTK’nun “Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabı kapsamında bulunmaktadır.
Bu mahkemelerin «yargı çevresi» Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/586 E. 2010/6497 K.
Ortak:deniz ticareti · denizcilik ihtisas mahkemesi · ihtisas mahkemesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen «son» fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere «denizcilik ihtisas» mahkemeleri kurulur.
Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece «görevsizlik» karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
Benzer bu karardaAnılan yasal düzenleme doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararıyla da, bu tür davalara «denizcilik ihtisas» mahkemesi bulunmayan yerlerde birden fazla Asliye Mahkemesi bulunması halinde (1) numaralı Asliye Mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir..
… fıkrada, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Yasa'nın dördüncü kitabında yer alan «deniz ticaretine» ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulacağı, bu mahkemelerin yargı çevresinin Hakimler ve Savcılar Yükse …
Denizcilik «ihtisas» mahkemesinin «görev alanına» giren davalarda dava konusunun değerinin de bir önemi yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · kamu düzeni · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’«sen gözetilmesi» gerekeceğinden, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dolayısıyla «görevli» mahkeme, Denizcilik İhtisas Mahkemesidir.
Denizcilik «ihtisas» mahkemesinin «görev alanına» giren davalarda dava konusunun değerinin de bir önemi yoktur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2146 E. , 2010/7936 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2007 tarih ve 2005/1128-2007/1347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davadışı sigortalı ... adına nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın G.Kore’den İstanbul’a deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlandığını, sigortalının zararının müvekkilince tazmin edildiğini ileri sürerek, 2.376 USD’nin 12.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı taşıyıcıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan emtianın tahliyesi ile sınırlı olmak üzere ve acente sıfatıyla hareket ettiğini, taşıma işini ifa etmediğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, öte yandan alıcı tarafından yasal süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, TTK’nun 1114. maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının taşımasını üstlendiği emtianın tam ve sağlam olarak teslim edilmemesinden dolayı sorumlu olduğu kabul olunmak suretiyle davanın kabulüne, 2.376 Euro karşılığı 3.411 TL’nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen zararın rücuen tazminine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine eklenen son fıkrada "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere denizcilik ihtisas mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı cevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." hükmü yer almaktadır. Değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli “olur” ile İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırlan olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmaz bakımından, davanın, 6762 sayılı TTK'nun “Deniz Ticareti" başlıklı 4. kitabındaki hükümler göz önüne alınarak değerlendirilmesi ve çözümü Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nin görevine girmektedir. Belirtilen yasal düzenleme nedeniyle dava değerinin söz konusu görev hükmüne bir etkisi bulunmamaktadır. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik karan verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek kabulüne hükmedilmiş olması doğru olmamış, bu nedenle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. .
SONUÇ
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1026105000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz