6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ibraz süresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/717 E. 2010/8174 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz süresi cayma hakkı karşılıksız çek ticari itibarın zedelenmesi ticari itibar takas illiyet bağı hamil temerrüt faizi çek temerrüt ibraz

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 711

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, koşulları oluşmadığı halde davacı hakkında karşılıksız çek keşide etme hükümlerinin uygulandığı, bu nedenle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Diğer davalı ... T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, anılan davalı bankanın ibraz süresi geçtikten sonra kendisine sunulan çeki, bu sürenin geçip geçmediğini kontrol etmeksizin alıp takas odasına ibraz etmesi nedeniyle kusurlu ve sorumlu bulunmuştur. Ancak, davacının çekten cayma hakkını kullanmamış olması nedeniyle, TTK’nun 711/2. maddesi uyarınca ibraz süresi geçmiş olmasına karşın muhatabın çek bedelini ödeyebilmesi olanaklı bulunduğundan, bu nitelikteki çekin davalı ... tarafından hamil sıfatıyla takas odasına sunulması ve o tarih itibariyle çekin karşılığının bulunmamasından ötürü muhataba vekaleten ibraz tarihi itibariyle çek hesabının müsait olmadığının yazılmasından ibaret davalı banka işlemi ile davacının uğramış olduğu zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. Öte yandan, mahkeme gerekçesinde yer aldığı şekliyle, anılan davalı bankanın çeke yönelik işlemleri ile Çek Yasası’nın karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin 16. maddesinin somut uyuşmazlık ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Davacının uğramış olduğu zarara, diğer davalı YKB’nın Çek Yasası’nın 7 ve 9. maddeleri hilafına yaptığı işlemler yol açmıştır. Bu nedenlerle, davalı ... T.A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, davalı ... T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme kararının anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Takas defi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/717 E.  ,  2010/8174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2006/128-2008/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... İkitelli Şubesi’nde bulunan çek hesabından 30.12.2005 tarihinde keşide etmiş olduğu çekin hamili tarafından ibraz süresinden sonra 31.1.2006 tarihinde davalı ...’ın Galata Şubesi’ne ibraz edilmek suretiyle tahsil edilmek istenildiğini, ancak hesapta çek bedelinin mevcut olmaması nedeniyle davalı banka tarafından çeke karşılıksız şerhi konulduğunu, bunun üzerine Yapı Kredi Bankası tarafından çek karnesinin geri istenildiğini ve bu durumun TCMB’na bildirildiğini, bu nedenle müvekkilinin çek kullanamadığını ve ticari itibarının zedelendiğini, yasal süre içinde ibraz edilmeyen çekin çek vasfını yitireceğinden çek hakkında karşılıksız işlemi yapılmasının doğru olmadığını, bu duruma davalıların neden olduğunu ileri sürerek, 15.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, koşulları oluşmadığı halde davacı hakkında karşılıksız çek keşide etme hükümlerinin uygulandığı, bu nedenle davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Diğer davalı ... T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, anılan davalı bankanın ibraz süresi geçtikten sonra kendisine sunulan çeki, bu sürenin geçip geçmediğini kontrol etmeksizin alıp takas odasına ibraz etmesi nedeniyle kusurlu ve sorumlu bulunmuştur. Ancak, davacının çekten cayma hakkını kullanmamış olması nedeniyle, TTK’nun 711/2. maddesi uyarınca ibraz süresi geçmiş olmasına karşın muhatabın çek bedelini ödeyebilmesi olanaklı bulunduğundan, bu nitelikteki çekin davalı ... tarafından hamil sıfatıyla takas odasına sunulması ve o tarih itibariyle çekin karşılığının bulunmamasından ötürü muhataba vekaleten ibraz tarihi itibariyle çek hesabının müsait olmadığının yazılmasından ibaret davalı banka işlemi ile davacının uğramış olduğu zararlı sonuç arasında illiyet bağı bulunmamaktadır.

Öte yandan, mahkeme gerekçesinde yer aldığı şekliyle, anılan davalı bankanın çeke yönelik işlemleri ile Çek Yasası’nın karşılıksız çek keşide etme suçuna ilişkin 16. maddesinin somut uyuşmazlık ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Davacının uğramış olduğu zarara, diğer davalı YKB’nın Çek Yasası’nın 7 ve 9. maddeleri hilafına yaptığı işlemler yol açmıştır. Bu nedenlerle, davalı ... T.A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmayıp, davalı ... T.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, yerel mahkeme kararının anılan davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Yapı ve Kredi Bankası vekilinin temyiz itirazlarının tümüyle reddiyle, yerel mahkeme kararının anılan davalı bakımından ONANMASINA, (2) no.lu bentte belirtilen nedenlerle yerel mahkeme kararının davalılardan ... T.A.Ş. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 367,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'nden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... A.Ş.'ne iadesine, 09.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025826500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.