Menfi tespit | Takibin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4843 E. 2010/7696 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapalı fatura↗ hizmet bedeli↗ karine↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ menfi tespit davası↗ ilamsız icra takibi↗ basiretli tacir↗ tespit davası↗ taşıma sözleşmesi↗ fatura↗ tacir↗ menfi tespit↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imzayla oluşan karineye göre kapalı fatura olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı faturaların bedellerinin ödenmediği ve açık fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu 28/02/2007 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 4.040,32.-YTL'lık kısma yönelik olarak alacaklı ...'a borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2008/8775 E,2010/95 K sayılı ilamıyla davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve taşıma bedeline yönelik olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı şirket davalıdan nakliye hizmeti aldığını,bunun karlığında davalının üç adet fatura düzenlendiğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının ilamsız icra takibine giriştiği,faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek bu menfi tespit davasını açmıştır.
Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu faturalar kapalı fatura olup,kapalı fatura fatura konusu mal veya hizmet bedelinin ödendiğine karine teşkil edip,kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia talep eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerekir.
İcra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması o takibi haklı kılmayacağından ve sürenin geçirilmesi halinde menfi tespit davası açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi,davacının yapmış olduğu ödemeleri defterlerine işlememiş olması da davacı tarafından ödemelerin elden yapılmadığını kanıtlamayacağından ,davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararı diğer yönlerden usul ve yasaya uygun olmakla ,kararımızdan “Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle ..”ibarelerinin çıkartılması suretiyle kararın Yargıtay ilamında yer alan diğer gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8775 E. 2010/95 K.
Ortak:kapalı fatura · hizmet bedeli · karine · borçlu olunmadığının tespiti · ilamsız icra takibi · taşıma sözleşmesi · fatura · tacir · Menfi tespit | Takibin iptali
İncelediğiniz karardaDairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu faturalar «kapalı fatura» olup,kapalı fatura fatura konusu mal veya «hizmet bedelinin» ödendiğine «karine» teşkil edip,kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia talep eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerekir.
Mahkemece,davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imzayla oluşan karineye göre «kapalı fatura» olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı fatur …
2-Dava,«taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ve taşıma bedeline yönelik olarak «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaKapalı «fatura», fatura konusu mal veya «hizmetin bedelinin» ödendiğine «karine» teşkil edip, kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gereklidir.
… osyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imza neticesinde karineye göre «kapalı fatura» olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı fatur …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ve «navlun bedeline» yönelik «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · navlun · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan ve «navlun bedeline» yönelik «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir «tacir» olarak yaptığı ödemeleri «defterlerine» işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2623 E. 2022/7943 K.
Ortak:kapalı fatura · karine · fatura
İncelediğiniz karardaDairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu faturalar «kapalı fatura» olup,kapalı fatura fatura konusu mal veya «hizmet bedelinin» ödendiğine «karine» teşkil edip,kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia talep eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerekir.
Mahkemece,davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imzayla oluşan karineye göre «kapalı fatura» olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı fatur …
Davacı şirket davalıdan nakliye hizmeti aldığını,bunun karlığında davalının üç adet «fatura» düzenlendiğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının «ilamsız icra takibine» giriştiği,faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek bu «menfi tespit» davasını açmıştır.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturanın «kapalı fatura» olduğu, kapalı faturanın borcun ödendiğine dair «karine» teşkil ettiği, davacı tarafın karinenin aksini ispatlayacak delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturanın «kapalı fatura» olduğu, kapalı faturanın borcun ödendiğine dair «karine» teşkil ettiği, davacı tarafın karinenin aksini ispatlayacak delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4843 E. , 2010/7696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 gün ve 2007/208-2008/122 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.01.2010 gün ve 2008/8775-2010/95 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı ile aralarında yapılan taşıma sözleşmesine dayanarak 30/01/2007, 31/01/2007 ve 28/02/2007 tarihlerine ait fatura alacağı iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak ödenmediğini iddia edilen faturaların kapalı fatura olarak düzenlenmesi nedeniyle bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını, davalının iş sahipliği sorumluluğunun gereklerini ve sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari hayatı bilmemesinin davacı tarafından istismar edildiğini, davanın niteliği itibariyle davacı tarafın ödendiğini iddia ettiği faturaların nasıl ödendiğini ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imzayla oluşan karineye göre kapalı fatura olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı faturaların bedellerinin ödenmediği ve açık fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu 28/02/2007 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 4.040,32.-YTL'lık kısma yönelik olarak alacaklı ...'a borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2008/8775 E,2010/95 K sayılı ilamıyla davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve taşıma bedeline yönelik olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı şirket davalıdan nakliye hizmeti aldığını,bunun karlığında davalının üç adet fatura düzenlendiğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının ilamsız icra takibine giriştiği,faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek bu menfi tespit davasını açmıştır.
Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu faturalar kapalı fatura olup,kapalı fatura fatura konusu mal veya hizmet bedelinin ödendiğine karine teşkil edip,kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia talep eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerekir.
İcra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması o takibi haklı kılmayacağından ve sürenin geçirilmesi halinde menfi tespit davası açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi,davacının yapmış olduğu ödemeleri defterlerine işlememiş olması da davacı tarafından ödemelerin elden yapılmadığını kanıtlamayacağından ,davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararı diğer yönlerden usul ve yasaya uygun olmakla ,kararımızdan “Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle ..”ibarelerinin çıkartılması suretiyle kararın Yargıtay ilamında yer alan diğer gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma ilamından “Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle ..” yolundaki gerekçenin çıkartılarak,mahkeme kararının bozma ilamında yer alan diğer gerekçelerle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025739400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz