6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit | Takibin iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8775 E. 2010/95 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapalı fatura navlun bedeli hizmet bedeli karine borçlu olunmadığının tespiti ilamsız icra takibi navlun basiretli tacir taşıma sözleşmesi fatura tacir menfi tespit eksik inceleme e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imza neticesinde karineye göre kapalı fatura olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı faturaların bedellerinin ödenmediği ve açık fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu 28/02/2007 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının 4.040,32.-YTL'lık kısma yönelik olarak alacaklı Hacer Aslan'a borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve navlun bedeline yönelik borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı şirket, davalıdan nakliye hizmeti aldığını, bunun karşılığında davalının üç adet fatura düzenlediğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının ilamsız icra takibi başlattığını, faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek, bu menfi tespit davasını açmıştır.

Davaya konu faturalarda kaşe ve imza orta kısımda yer almakta olup, kapalı faturadır. Kapalı fatura, fatura konusu mal veya hizmetin bedelinin ödendiğine karine teşkil edip, kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gereklidir.

Somut olayda davaya konu faturalara konu bedelin ödenmediğini iddia eden davalı olup, davalının aleyhinde oluşan karinenin aksini ispat etmesi gerekmektedir. Davalıya bu konuda ispat imkanı tanınmasının yanında, davaya konu faturalar incelendiğinde faturayı tanzim eden kişi davalı olduğu halde, faturadaki kaşe ve imzanın davalıya ait olmadığı cevap dilekçesinde savunulmuş bulunmasına göre bu konu üzerinde de durulması gerekmektedir.

Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Takibin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4843 E. 2010/7696 K.

    Ortak: · Menfi tespit | Takibin iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2623 E. 2022/7943 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3396 E. 2022/7588 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8775 E.  ,  2010/95 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2007/208-2008/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının davacı ile aralarında yapılan nakliyecilik sözleşmesine istinaden 30/01/2007, 31/01/2007 ve 28/02/2007 tarihlerine ait fatura alacağı iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak ödenmediğini iddia edilen faturaların kapalı fatura olarak düzenlenmesi nedeniyle bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını, davalının iş sorumluluğunun gereklerini ve sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ticari hayatı bilmemesinin davacı tarafından istismar edildiğini, davanın niteliği itibariyle davacı tarafın ödendiğini iddia ettiği faturaların nasıl ödendiğini ispat ile mükellef olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imza neticesinde karineye göre kapalı fatura olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı faturaların bedellerinin ödenmediği ve açık fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu 28/02/2007 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının 4.040,32.-YTL'lık kısma yönelik olarak alacaklı Hacer Aslan'a borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve navlun bedeline yönelik borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı şirket, davalıdan nakliye hizmeti aldığını, bunun karşılığında davalının üç adet fatura düzenlediğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının ilamsız icra takibi başlattığını, faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek, bu menfi tespit davasını açmıştır.

Davaya konu faturalarda kaşe ve imza orta kısımda yer almakta olup, kapalı faturadır. Kapalı fatura, fatura konusu mal veya hizmetin bedelinin ödendiğine karine teşkil edip, kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gereklidir.

Somut olayda davaya konu faturalara konu bedelin ödenmediğini iddia eden davalı olup, davalının aleyhinde oluşan karinenin aksini ispat etmesi gerekmektedir. Davalıya bu konuda ispat imkanı tanınmasının yanında, davaya konu faturalar incelendiğinde faturayı tanzim eden kişi davalı olduğu halde, faturadaki kaşe ve imzanın davalıya ait olmadığı cevap dilekçesinde savunulmuş bulunmasına göre bu konu üzerinde de durulması gerekmektedir.

Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007598100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.