Emniyeti suistimal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/12761 E. 2010/7752 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emniyeti suistimal↗ kollektif şirket↗ kayyım tayini↗ zimmet↗ sözleşmenin iptali↗ kayyım↗ muvazaa↗ şikayet↗ satım sözleşmesi↗ protokol↗ yetki↗ taahhütname↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketi iyi yönetemeyip zarara uğrattığı, gelirleri zimmetine geçirdiği gerekçesi ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2001 tarih ve 1999/144 Esas, 2001/361 Karar sayılı kararı ile idari hak ve vazifesinin kaldırılmasına, ...'nin kayyım olarak tayin edildiği 12.06.1990 tarihli taahhütname ve 28.07.1993 tarihli protokole dayanılarak 01.07.2003 tarihinde 30.000.000.000.-TL bedel gösterilerek dava konusu devrin gerçekleştirildiği kayyımın bu devir işlemini gerçekleştirmesinde kötüniyet ve muvazaanın sözkonusu olmadığı, davacı ...'nin ... ve iki kişi hakkında emniyeti suistimal ve görevi kötüye kullanmaktan şikayetçi olmuş ve kayyımın usulsüz işlemle şirketin taşınmazlarını menfaat karşılığında sattığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanık ...'nin beraatine karar verildiği, kayyım tarafından yapılan devir işleminin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisinin de ortağı olduğu kollektif şirkete ait taşınmazın 1/2'nin usulsüz olarak davalı ...'e devredildiğini iddia ederek, taşınmaz satım sözleşmesinin iptali ile davalı ... adına olan tapunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/144 Esas, 2001/361 Karar sayılı 12.09.2001 tarihli kararı ile TTK'nun 161. maddesi gereğince ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adlı şirkete ...'nin kayyum olarak tayinine, şirketin adı geçen kayyum tarafından temsil ve idaresine, kayyuma şirket adına tahsis edilen taşınmazın şirket adına tescili yolundaki dava açması için yetki verilmesine karar verilmiştir.
TTK'nun 165. maddesine göre, kollektif şirket adına teberruda bulunmak ve şirket mevzuuna girmiyorsa gayrimenkulleri satmak, satın almak ve teminat olarak göstermek gibi mutad iş ve muameleler dışında kalan hususlarda ortakların ittifakı şarttır. ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adlı şirkete tayin edilen kayyuma “şirkete ait taşınmazı satma veya her ne sebeple olursa oldun devretme yetkisi “verilmemiştir. Mahkemece verilen yetkiye dayanılarak şirkete ait taşınmazların tapusunun şirkete devrini sağlamış olan kayyuma, şirket veya ortaklarının taraf olduğu sözleşmeler gereği devretmesi gereken taşınmazın mülkiyetini devretme yetkisi verilemez.
Mahkemece, ... tarafından Kayseri 2.Noterliği'nin 12.06.1990 tarih ve 15940 yevmiye numarası ile kollektif şirkete tapusu devredilecek dava konusu taşınmazın 1/2'nin davalı ...'e devredileceği yönünde taahhütte bulunduğu sırada şirketin kaç ortaklı olduğu, TTK'nun 165. maddesi gereğince ...'in şirket adına böyle bir taahhütte bulunma yetkisi olup olmadığı, davacı ... ile davalı ... tarafından benzer hususları içeren 28.07.1993 tarihli protokolün adi yazılı olup, taşınmaz mülkiyetinin devri bakımından geçerliliği, ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adına davalı ...'e gönderilen 28.03.1996 tarih ve 6685 yevmiye numaralı ihtarname ile ... tarafından verilen 12.06.1990 tarihli taahhütnameden cayıldığının bildirilmesi karşısında 12.06.1990 tarihli taahhütnamenin bir geçerliliği kalıp kalmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15001 E. 2014/4068 K.
Ortak:kollektif şirket · muvazaa
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketi iyi yönetemeyip zarara uğrattığı, gelirleri «zimmetine» geçirdiği gerekçesi ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2001 tarih ve 1999/144 Esas, 2001/361 Karar sayılı kararı ile idari hak ve vazifesinin kaldırılmasına, ...'nin «kayyım» olarak tayin edildiği 12.06.1990 tarihli «taahhütname» ve 28.07.1993 tarihli «protokole» dayanılarak 01.07.2003 tarihinde 30.000.000.000.-TL bedel gösterilerek dava konusu devrin gerçekleştirildiği kayyımın bu devir işlemini gerçekleştirmesinde «kötüniyet» ve «muvazaanın» sözkonusu olmadığı, davacı ...'nin ... ve iki kişi hakkında «emniyeti suistimal» ve görevi kötüye kullanmaktan «şikayetçi» olmuş ve kayyımın usulsüz işlemle şirketin taşınmazlarını menfaat karşılığında sattığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanık ...'nin beraatine karar verild …
Davacı, kendisinin de ortağı olduğu «kollektif şirkete» ait taşınmazın 1/2'nin usulsüz olarak davalı ...'e devredildiğini iddia ederek, taşınmaz «satım sözleşmesinin iptali» ile davalı ... adına olan tapunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
TTK'nun 165. maddesine göre, «kollektif şirket» adına teberruda bulunmak ve şirket mevzuuna girmiyorsa gayrimenkulleri satmak, satın almak ve «teminat» olarak göstermek gibi mutad iş ve muameleler dışında kalan hususlarda ortakların ittifakı şarttır. ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adlı şirkete tayin edilen kayyuma “şirkete ait taşınmazı satma veya her ne sebeple olursa oldun devretme yetkisi “verilmemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, dava dışı «kollektif şirketin» ortağı olan davacı tarafından şirkete ait olan 3066 parsel sayılı gayrımenkulün ½'sini satın alan davalıya, elde ettiği bu tapu nedeniyle diğer davalı Kayseri OSB Müdürlüğü tarafından «bedelsiz» olarak tahsis edilen 1/3'ün 1/2'si oranındaki arsanın hisse devir işleminin ve tapusunun iptali ile dava dışı şirket adına tesciline ilişkindir.
Davacı, davalının şirkete ait 3066 parsel sayılı gayrimenkulün 1/2'sini satın aldığı işlemin «muvazaa» nedeniyle iptali için açtığı davanın Kayseri 6.
S..'e yapılan satışın «muvazaa» nedeniyle iptal edilip edilmediği de gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bu dava yönünden karar verilmek üzere mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · bedelsizlik · pasif husumet yokluğu · hisse devri · dava şartı yokluğu · derdestlik · pasif husumet · husumet yokluğu
Benzer bu karardaS..'e devrinde davalı Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluğunun ve «yetkisinin» bulunmadığı ve «pasif husumet yokluğu» gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
S..'e dava dışı kayyum tarafından yapılan gayrimenkul satışının iptali olmayıp, bunun dışında diğer davalı tarafından yapılan «bedelsiz» arsa tahsisine ilişkin olmakla ilk davanın bu dava yönünden «derdest» olduğunun kabulü doğru değildir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/350 esas sayılı dava dosyasında «derdest» davasının bulunduğu, davalısının da N..
S.. olduğu gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine»; diğer davalı Kayseri OSB Müdürlüğü'nün davalılardan N..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/12761 E. , 2010/7752 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2008 tarih ve 2006/79 - 2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı asil ... ile davalı avukatı Mehmet İplikçi gelip, kayyum tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ortağı olduğu ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortağı'na ait fabrikanın yarısının muvazaalı bir şekilde davalı kayyım ... tarafından diğer davalı ...'e gerçek değerin çok altında bir bedel olan 35.000.000.000.-TL'na satıldığını, kayyumun azli istemi ile açılan davanın da derdest olduğunu ileri sürerek, taşınmaz satım sözleşmesinin iptali ile davalı ... adına olan tapunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın tarafların ortağı olduğunu şirket adına alındıktan ve borcu ödendikten sonra taşınmazın % 50'şer hisse ile müvekkili ve davacı adına tescil edileceğine dair 12.06.1990 tarihli taahhütname ve 28.07.1993 tarihli protokol gereği taşınmaz tapusunun yarısının müvekkiline devredildiğini, kötüniyetle davranan davacının şirketin ve şirketin sahibi olduğu taşınmazların tamamını kendi adına geçirmek için 1994 yılından itibaren pek çok dava açtığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kayyım ... vekili, davacının şirket temsilcisi olduğu dönemde şirket adına verdiği 12.06.1990 tarihli taahhütname ve kendisi adına imzaladığı 28.07.1993 tarihli protokole istinaden taşınmazın tapusunun diğer davalı ...'e devredildiğini, her ne kadar tapuda satış gibi işlem yapılmış ise de, gerçekte bir bedel alınmaksızın taahhütname ve protokole göre işlem yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketi iyi yönetemeyip zarara uğrattığı, gelirleri zimmetine geçirdiği gerekçesi ile Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.09.2001 tarih ve 1999/144 Esas, 2001/361 Karar sayılı kararı ile idari hak ve vazifesinin kaldırılmasına, ...'nin kayyım olarak tayin edildiği 12.06.1990 tarihli taahhütname ve 28.07.1993 tarihli protokole dayanılarak 01.07.2003 tarihinde 30.000.000.000.-TL bedel gösterilerek dava konusu devrin gerçekleştirildiği kayyımın bu devir işlemini gerçekleştirmesinde kötüniyet ve muvazaanın sözkonusu olmadığı, davacı ...'nin ... ve iki kişi hakkında emniyeti suistimal ve görevi kötüye kullanmaktan şikayetçi olmuş ve kayyımın usulsüz işlemle şirketin taşınmazlarını menfaat karşılığında sattığı iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanık ...'nin beraatine karar verildiği, kayyım tarafından yapılan devir işleminin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisinin de ortağı olduğu kollektif şirkete ait taşınmazın 1/2'nin usulsüz olarak davalı ...'e devredildiğini iddia ederek, taşınmaz satım sözleşmesinin iptali ile davalı ... adına olan tapunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/144 Esas, 2001/361 Karar sayılı 12.09.2001 tarihli kararı ile TTK'nun 161. maddesi gereğince ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adlı şirkete ...'nin kayyum olarak tayinine, şirketin adı geçen kayyum tarafından temsil ve idaresine, kayyuma şirket adına tahsis edilen taşınmazın şirket adına tescili yolundaki dava açması için yetki verilmesine karar verilmiştir.
TTK'nun 165. maddesine göre, kollektif şirket adına teberruda bulunmak ve şirket mevzuuna girmiyorsa gayrimenkulleri satmak, satın almak ve teminat olarak göstermek gibi mutad iş ve muameleler dışında kalan hususlarda ortakların ittifakı şarttır. ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adlı şirkete tayin edilen kayyuma “şirkete ait taşınmazı satma veya her ne sebeple olursa oldun devretme yetkisi “verilmemiştir. Mahkemece verilen yetkiye dayanılarak şirkete ait taşınmazların tapusunun şirkete devrini sağlamış olan kayyuma, şirket veya ortaklarının taraf olduğu sözleşmeler gereği devretmesi gereken taşınmazın mülkiyetini devretme yetkisi verilemez.
Mahkemece, ... tarafından Kayseri 2.Noterliği'nin 12.06.1990 tarih ve 15940 yevmiye numarası ile kollektif şirkete tapusu devredilecek dava konusu taşınmazın 1/2'nin davalı ...'e devredileceği yönünde taahhütte bulunduğu sırada şirketin kaç ortaklı olduğu, TTK'nun 165. maddesi gereğince ...'in şirket adına böyle bir taahhütte bulunma yetkisi olup olmadığı, davacı ... ile davalı ... tarafından benzer hususları içeren 28.07.1993 tarihli protokolün adi yazılı olup, taşınmaz mülkiyetinin devri bakımından geçerliliği, ...Halı İmalatı Kollektif Şirketi ... ve Ortakları adına davalı ...'e gönderilen 28.03.1996 tarih ve 6685 yevmiye numaralı ihtarname ile ... tarafından verilen 12.06.1990 tarihli taahhütnameden cayıldığının bildirilmesi karşısında 12.06.1990 tarihli taahhütnamenin bir geçerliliği kalıp kalmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konularda bir araştırma yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekille temsil olunmadığından duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025659600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz