6102TTK Türk Ticaret Kanunu

MERSİS kaydındaki görev süresi düzeltmesi reddine itiraz, dava konusuz kaldı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1118 E. 2022/1061 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticaret sicil işlemine itirazistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Sicilde tescilli bulunan bir husus (örneğin bir temsilcinin görev süresinin sona ereceği tarih), ayrıca istifa veya azle ilişkin yeni bir tescilli karar aranmaksızın, ilgilinin talebi üzerine MERSİS kayıtlarına da işlenmelidir; sicil müdürlüğünün bu talebi salt istifa/azil kararının bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesi hukuka uygun değildir. Bu şekilde hukuka aykırı ret kararı nedeniyle konusuz kalan davada, davanın açılmasına sebebiyet veren taraf (sicil müdürlüğü) haksız çıkmış sayılır ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulur; sicil kararına itiraz davalarında davalı, ihya davalarındaki yasal hasım konumunda olmadığından bu sorumluluk genel haksızlık ilkesine (HMK 326) göre belirlenir.

Ele alınan sorunlar

MERSİS kayıtlarındaki görev süresi düzeltmesinin gerekli olup olmadığı → ret

İddia: Davalı sicil müdürlüğü, davacının istifa ettiğine veya azledildiğine ilişkin tescilli bir karar bulunmadıkça ve kendisine bu yönde başvuru/talep yapılmadıkça re'sen düzeltme yapma yetkisinin bulunmadığını, ayrıca talebin MERSİS kayıtlarına ilişkin olup sicil kayıtlarına yönelik olmadığından davacının hukuki yararının da bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ticaret sicilinde 13.01.2016 tarihli ilanla tescil ve ilan edildiği üzere, davacının şirkete dışarıdan imza yetkilisi olarak 3 yıl süreyle atandığı sabittir; ancak bu husus MERSİS kayıtlarına işlenmemiştir. Sicilde tescilli bulunan bir hususun MERSİS kayıtlarına da işlenmesi gerekirken, davalı sicilin bu talebi, davacının istifa veya azline ilişkin ayrı bir tescilli karar bulunmadığı gerekçesiyle reddetmesi hukuka uygun bir gerekçe değildir. Sicilde tescilli olan görev süresi bilgisinin MERSİS'e aktarılması için ayrıca istifa/azil kararının tesciline gerek yoktur; dolayısıyla davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı → ret

İddia: Davalı vekili, davanın açılmasına sebep olmadıklarını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 326(1) uyarınca yargılama giderleri, kanunda yazılı haller dışında davada haksız çıkan taraftan alınır. Eldeki dava sicil kararına itiraza ilişkin olup, ihya davalarının aksine davalı yasal hasım konumunda değildir. Ancak ticaret sicilinin, sicilde tescilli bulunan bir hususu MERSİS kayıtlarına işlemesi gerekirken, davacının kabulü gereken talebini hukuka uygun olmayan bir gerekçeyle reddetmesi, eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle davada haksız çıkan davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticaret sicilinde tescilli bir hususun (temsilcinin görev süresi bitiş tarihi gibi) MERSİS kayıtlarına işlenmesi için ayrıca istifa/azil kararının tescil edilmesinin şart olmadığı yönündeki değerlendirme ile sicil kararına itiraz davalarında davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım sayılmayacağına ilişkin tespit açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
MERSİS ticaret sicili sicil memuru kararına itiraz temsil yetkisinin sona ermesi konusuz kalma yargılama gideri haksız çıkma

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 34 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1118

KARAR NO 2022/1061

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/11/2021

NUMARASI 2021/8 Esas - 2021/629 Karar

DAVA

Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/07/2022

Konusuz kalan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Müvekkili ... Holding A.Ş. (eski unvan: A..an.Ve Tic.AŞ) ünvanlı şirketin 07.01.2016 tarihinde tescil edilen 23.12.2015 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca 3 yıl süre ile dışarıdan imza yetkilisi olarak atandığını, müvekkilinin görev süresi 23.12.2018 tarihinde dolmasına rağmen MERSİS kayıtlarında halen müvekkilinin ... Holding A.Ş. yetkilisi olarak göründüğünün tespit edildiğini, bu durumun düzeltilmesi için davalı sicile başvuru yapıldığını, davalı sicilin, başvuru sonucunda 28.12.2020 tarihli kararı ile "şirkete dışarıdan imza yetkilisi olarak ...'ın atanmasına karar verildiği ancak, bundan sonra görevinin sona erdiğine veya istifa ettiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmıştır" şeklindeki gerekçe ile talebi reddettiğini, müvekkilimizin istifasının şirket tarafından tescil ve ilan edilmesi ya da ilgili asliye ticaret mahkemesi tarafından istifanın tescil ve ilanına hükmedilen kararın davalı kuruma ibraz edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği yönünde talepde bulunduğunu, müvekkilinin görev süresinin 23.12.2018 tarihinde son bulduğundan dolayı ayrıca bir istifa kararının tescil ve ilanına gerek olmaksızın müvekkilinin yetkililer kısmından çıkarılması gerekmesine rağmen bu talebin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, Bu sebeple de TTK madde 34 uyarınca işbu karara itiraz etmekte ve talep doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalıya yapılan tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı şirketin İTO kayıtları alınıp incelendiğini ve davacının görev süresinin bitiş tarihinin 23/12/2018 olarak kayıtlara işlendiğini, davalı sicilin davacının görev süresinin 3 yıl olduğuna dair görev bitiş süresinin de 23/12/2018 olarak tescilinin gerekli olduğu ancak dava sürecinde kayıtlarda düzeltmenin yapıldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ,yargı giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili müdürlüğün hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edildiğini, Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli yazısı cevabi ve bilgilendirici mahiyette olduğunu, TTK m. 34 maddesi uyarınca red kararı olmadığını, davacı tarafça tescil ve ilan talebinde bulunulmadığını, talebin, mersis kayıtlarına ilişkin olduğunu; sicil kayıtlarına yönelik olmadığı için hukuki yararı da bulunmadığını,sicil kayıtlarında; davacının istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir kararın tescil ve ilan edilmediğini,müdürlüğün kural olarak re'sen tescil yetkisi bulunmadığını, mevzuatta belirlenen şekilde ve belirtilen kişiler tarafından talep üzerine ve harç ödenerek yapılması mümkün olduğunu, görev süresi sona eren şirket temsilcisinin görev süresinin sona ermesi durumunda, bu sıfatın kendiliğinden sona ermediği de Yargıtay’ın müstekar içtihatlarından olduğunu, davanın reddine,davanın açılmasına sebep olmadığından "yargı gideri" ve "vekâlet ücreti"nden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK nun 34 vd.maddelerine dayalı açılan MERSİS kayıtlarında temsilci olarak görünen davacının görev süresinin bittiğine ilişkin düzeltmenin yapılmasına ilişkin talebin reddi üzerine açılan itiraz davasıdır.Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) iki temel fonksiyonu sağlamak amacıyla tasarlanmış merkezi bir bilgi sistemidir.Bu fonksiyonlardan ilki, şirket ile ticari işletmelerin kayıt ve değişiklik işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesi ve ticaret sicili kayıtları ile tescil ve ilan edilmesi gereken içeriklerin düzenli olarak depolanarak elektronik ortamda sunulmasıdır.

Dava tarihi itibariyle davacı MERSİS kayıtlarında davacı,şirketin münferiden yetkilisi görünmektedir. Oysa ki ; 13 ocak 2016 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayınlandığı üzere ; şirketin 23.12.2015 tarihinde şirkete dışarıdan imza yetkilisi olarak atanan ...ın 3 yıllık süre ile yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. MERSİS kayıtlarında ise sicilde tescil ve ilan edilen bu husus belirtilmemiştir.Görev süresinin bittiği tarihin kayıtlara işlenmesini davalı sicilden talep etmiş, reddi kararı üzerine eldeki dava açılmış,dava açıldıktan sonra düzeltme yapılmakla davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır.Düzeltmenin gerekli olmadığını ileri süren sicil,diğer yandan davacının şirketten istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir karar getirilmesini talep etmesi nedeniyle davalının bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

HMK 326(1) maddesinde ; "Kanunda yazılı haller dışında ,yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir"denilmiştir. Elde ki dava sicil kararına itiraza ilişkin olduğundan , ihya davalarının aksine davalı yasal hasım konumunda değildir.Açıklanan nedenlerle; Ticaret Sicilinin sicile tescilli bulunan bir hususu MERSİS kayıtlarına işlenmesi gerekirken ,davacının talebinin kabulü gereken bir hususu yasal olmayan gerekçeyle reddi kararı üzerine elde ki davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla ,davada haksız çıkan davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 82-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.07/07/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102557 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5854 E. 2024/2487 K. · Onandı

Dava açıldıktan sonra kayıt düzeltilirse dava konusuz kalır

Gerekçe özeti

Ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz davasında, davacının sicilde tescil ve ilan edilmiş bir hususun kayıtlara işlenmesi yolundaki talebi dava açıldıktan sonra yerine getirilirse dava konusuz kalır ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir; bu hâlde yargılama giderleri, talebin yasal olmayan gerekçeyle reddedilerek davanın açılmasına sebebiyet veren tarafa yüklenir.

Emsal değeri

Sicile tescilli hususun kayıtlara işlenmesi talebinin dava sırasında yerine getirilmesi hâlinde davanın konusuz kalacağı ve yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren idareye yükleneceği yönündeki tespit, ticaret sicili uyuşmazlıklarında emsal değeri taşır; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat ağırlığı doğurur.

Kavramlar: ticaret sicili müdürlüğü kararına itiraz konusuz kalma karar verilmesine yer olmadığına yargılama giderlerinden sorumluluk davanın açılmasına sebebiyet verme tescil ve ilan

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/5854 E.  ,  2024/2487 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1118 Esas, 2022/1061 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/8 E., 2021/629 K.

Taraflar arasındaki Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Avira Holding A.Ş. (eski unvan: Aby Yatırım İnş.Turizm Gıda Sağlık Hiz. San. ve Tic. A.Ş.) ünvanlı şirketin 07.01.2016 tarihinde tescil edilen 23.12.2015 tarihli yönetim kurulu kararı uyarınca 3 yıl süre ile dışarıdan imza yetkilisi olarak atandığını, müvekkilinin görev süresinin 23.12.2018 tarihinde dolmasına rağmen MERSİS kayıtlarında hala şirket yetkilisi olarak göründüğünü, bu durumun düzeltilmesi için davalı sicile başvuru yapıldığını, davalı sicilin, başvuru sonucunda 28.12.2020 tarihli kararı ile müvekkilinin atanmasına karar verildiği ancak, bundan sonra görevinin sona erdiğine veya istifa ettiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin istifasının şirket tarafından tescil ve ilan edilmesi ya da ilgili asliye ticaret mahkemesi tarafından istifanın tescil ve ilanına hükmedilen kararın davalı kuruma ibraz edilerek tescil ve ilan edilmesi gerektiği yönünde talepte bulunulduğunu, müvekkilinin görev süresinin 23.12.2018 tarihinde son bulduğundan dolayı ayrıca bir istifa kararının tescil ve ilanına gerek olmaksızın müvekkilinin yetkililer kısmından çıkarılması gerekmesine rağmen bu talebin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 34 üncü maddesi uyarınca davalı kararına itirazla müvekkilinin davalı Müdürlük ve MERSİS kayıtlarında dava dışı şirketin yetkilileri arasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin ... (İTO) kayıtları alınıp incelendiği ve davacının görev süresinin bitiş tarihinin 23.12.2018 olarak kayıtlara işlendiği, davalı sicilin davacının görev süresinin 3 yıl olduğuna dair görev bitiş süresinin de 23.12.2018 olarak tescilinin gerekli olduğu, ancak dava sürecinde kayıtlarda düzeltmenin yapıldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edildiğini, Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli yazısı cevabi ve bilgilendirici mahiyette olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca red kararı olmadığını, davacı tarafça tescil ve ilan talebinde bulunulmadığını, talebin MERSİS kayıtlarına ilişkin olduğunu; sicil kayıtlarına yönelik olmadığı için hukuki yararı da bulunmadığını, sicil kayıtlarında; davacının istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir kararın tescil ve ilan edilmediğini, Müdürlüğün kural olarak re'sen tescil yetkisi bulunmadığını, mevzuatta belirlenen şekilde ve belirtilen kişiler tarafından talep üzerine ve harç ödenerek yapılması mümkün olduğunu, görev süresi sona eren şirket temsilcisinin görev süresinin sona ermesi durumunda, bu sıfatın kendiliğinden sona ermediğinin de içtihat olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine, davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama gideri ve vekâlet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava tarihi itibariyle davacının MERSİS kayıtlarında şirketin münferiden yetkilisi olarak göründüğü, oysa 13.01.2016 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı üzere; şirketin 23.12.2015 tarihinde şirkete dışarıdan imza yetkilisi olarak atanan ...'ın 3 yıllık süre ile yetkili kılındığının anlaşıldığı, MERSİS kayıtlarında ise sicilde tescil ve ilan edilen bu hususun belirtilmediği, davacının görev süresinin bittiği tarihin kayıtlara işlenmesini talep ettiği, talebinin reddi üzerine eldeki davayı açtığı, dava açıldıktan sonra düzeltme yapılmakla davanın konusuz kaldığı, düzeltmenin gerekli olmadığını ileri süren davalının diğer yandan davacının şirketten istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir karar getirilmesini talep etmesi nedeniyle davalının bu hususa yönelik istinaf nedeninin yerine olmadığı, elde ki davada davalı Müdürlüğün yasal hasım konumunda olmadığı, sicile tescilli bulunan bir hususun MERSİS kayıtlarına işlenmesi gerektiğinden davacının talebinin kabulü gerekirken yasal olmayan gerekçeyle reddi kararı üzerine elde ki davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusuz kaldığı tespitinin hatalı olduğunu, zira davacının 24.12.2020 tarihli talep dilekçesinde açıkça İTO, MERSİS ve Ticaret Sicili kayıtlarından şirketin yetkilileri arasından çıkarılmayı talep ettiği, davacının müvekkiline başvuru dilekçesindeki talebi, eldeki davadaki talebi ve davanın konusuz kaldığını belirttiği dilekçesindeki talebinin aynı olmadığını, davacının görev bitiş süresinin kayıtlara işlenmesinin davayı anılan talep karşısında konusuz bırakmayacağını, hakimin talep sonucuyla bağlı olduğunu, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerinin değerlendirilmediğini, Müdürlüğün 28.12.2020 tarihli yazısı cevabi ve bilgilendirici mahiyette olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca red kararı olmadığını, davacı tarafça tescil ve ilan talebinde bulunulmadığını, talebin, MERSİS kayıtlarına ilişkin olduğunu;

sicil kayıtlarına yönelik olmadığı için hukuki yararı da bulunmadığını, sicil kayıtlarında; davacının istifa ettiğine veyahut azledildiğine ilişkin bir kararın tescil ve ilan edilmediğini, Müdürlüğün kural olarak re'sen tescil yetkisi bulunmadığını, mevzuatta belirlenen şekilde ve belirtilen kişiler tarafından talep üzerine ve harç ödenerek yapılması mümkün olduğunu, görev süresi sona eren şirket temsilcisinin görev süresinin sona ermesi durumunda, bu sıfatın kendiliğinden sona ermediğinin de içtihat olduğunu, tek başına MERSİS kayıtlarındaki değişikliğin davacının hukuki durumunda değişikliğe sebebiyet vermeyeceğinden davada hukuki yararın da olmadığını, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eldeki davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilesine yer olmadığına karar verilip verilemeyeceği ve bu doğrultuda yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile 331 inci maddesi.

2. 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.