Aktif dava ehliyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12958 E. 2014/20294 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. ve 3. Bilirkişi raporlarına göre, davacının K.. Otel ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu tescilli olmasa da 556 sayılı KHK’nın koruması altında olduğu, davacının kullandığı K..ibaresinin turizm otelcilik alanında zayıf marka olmasından dolayı davacının üçüncü kişilerin kullanımına katlanmak zorunda olup bu zayıf markaya dayanarak hükümsüzlük talep edemeyeceği, davalı markasının tescilli olması nedeniyle haksız rekabetin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının tescilli markası hükümsüz kılınmadığı müddetçe bu markaya dayalı kullanımının haksız rekabet oluşturmamasına ve davacılardan S.. G..’in işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmamasına göre, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirketin unvanına yönelik haksız saldırının durdurulması, haksız rekabetin önlenmesi ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, benimsenen bilirkişi raporu itibariyle uyuşmazlık konusu “K..” ibaresi üzerinde 43. sınıf hizmetler bakımından öncelik hakkının davacı şirkete ait olduğu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, davacının aynı zamanda ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü oluşturan kelimenin “K..” ibaresi olması itibariyle 556 sayılı KHK’nin 8/1-b ve 8/3 maddeleri uyarınca davalı tarafça aynı hizmetler için tescil olunan dava konusu “Eski Konak” markasının hükümsüzlüğünü de talep edebileceği dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı şirket yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13483 E. 2014/19033 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12958 E. , 2014/20294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/10/2013
NUMARASI 2012/47-2013/233
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/47-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin K.. Otel ve Lokantası'nın aynı unvanla işletmecisi olduğunu, 1966 yılından bu yana Turizm Müessesesi İşletme Belgesi'ne sahip bulunduğunu ve bu tarihten bu yana bu adla işletildiğini, davalının […]. Otel adıyla otel işletmesinin işletme adına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğini, gerek TTK’nın 52, 55 ve Turizm Teşvik Yasası uyarınca çıkarılan yönetmeliğin 20. maddesine göre haksız rekabet niteliğinde olduğunu ileri sürerek davacı şirketin unvanına yönelik haksız saldırının yasaklanmasına, haksız rekabetin önlenmesine, davalı adına Konak adı ile tescil yapılmışsa silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla davalı markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiş, ancak davalı vekili yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen 2. ve 3. Bilirkişi raporlarına göre, davacının K.. Otel ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu tescilli olmasa da 556 sayılı KHK’nın koruması altında olduğu, davacının kullandığı K..ibaresinin turizm otelcilik alanında zayıf marka olmasından dolayı davacının üçüncü kişilerin kullanımına katlanmak zorunda olup bu zayıf markaya dayanarak hükümsüzlük talep edemeyeceği, davalı markasının tescilli olması nedeniyle haksız rekabetin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının tescilli markası hükümsüz kılınmadığı müddetçe bu markaya dayalı kullanımının haksız rekabet oluşturmamasına ve davacılardan S.. G..’in işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunmamasına göre, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirketin unvanına yönelik haksız saldırının durdurulması, haksız rekabetin önlenmesi ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, benimsenen bilirkişi raporu itibariyle uyuşmazlık konusu “K..” ibaresi üzerinde 43. sınıf hizmetler bakımından öncelik hakkının davacı şirkete ait olduğu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, davacının aynı zamanda ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü oluşturan kelimenin “K..” ibaresi olması itibariyle 556 sayılı KHK’nin 8/1-b ve 8/3 maddeleri uyarınca davalı tarafça aynı hizmetler için tescil olunan dava konusu “Eski Konak” markasının hükümsüzlüğünü de talep edebileceği dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı şirket yararına hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102512900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz