Cmr taşıma senedi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13813 E. 2014/20223 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr taşıma senedi↗ ttk 792↗ gümrük beyannamesi↗ taşıma senedi↗ navlun alacağı↗ cmr konvansiyonu↗ ba beyannamesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ yazılı delil↗ cmr↗ navlun↗ ba formu↗ satış sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ fatura↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı şirketin Ukrayna’daki satıcıdan ithal ettiği parke ürünlerin, davacıya ait araçla yurda getirildiği, taraf vekilleri tarafından dosyaya örneği sunulan CMR taşıma senedinden göndericinin yurtdışındaki satıcı, alıcının davalı şirket, taşıyıcının ise davacı şirket olduğu, dosyada fotokopisi bulunan CMR “hamule Senedinin” 19 numaralı bölümünde, taşıma ücretinin ne olduğu, ödenip ödenmediği ve kimin tarafından ödeneceğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi senet üzerinde
“DDU” kaydının da yer almadığı, ancak gümrük giriş beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu, yapılan ithalata ait 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinden satışın “DDU” satış şeklinde yapıldığı bu tür satışlarda satış sözleşmesi alıcı ile satıcı arasında gerçekleşirken, taşıma sözleşmesinin ise kural olarak satıcı ile taşıyıcı arasında gerçekleştiği, kısaca bu tip satışlarda taşıyıcıyı bulma ve taşıma ücretini ödeme borcunun gönderici satıcıya ait olduğu, dava konusu olayda davacı-taşıyıcı ile davalı-gönderen arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin gönderen tarafından ödeneceğine dair yazılı delil sunulmadığı, bu durumda TTK'nın 792. maddesi uyarınca, taşıma ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğinin kabulünün gerektiği diğer yandan, kendisi tarafından düzenlenen CMR taşıma senedine, taşıma bedeli ve ödeme koşullarını koymayan davacı taşıyıcının, basit bir inceleme ile taşımaya konu satışın “DDU” şeklinde yapıldığını görerek taşıma ücretini göndericiden peşin almadan taşımayı üstlenmiş olması nedeniyle kusurlu davrandığı, kendisine CMR hamule senedi ile birlikte verilen gümrük çıkış beyannamesinde ve dış satım faturasında yer alan kayıtların yasada açıklanan şekilde aksine bir sözleşmenin varlığını kanıtladığı, bu nedenle, TTK'nın 792. maddesindeki yasal koşulların ve yasal karinenin davacı lehine oluşmadığı, buna bağlı olarakta gönderilen davalının taşıma ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonuna dayalı taşıma nedeniyle navlun alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda, dava konusu navluna ilişkin gümrük giriş beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinde bulunan "DDU" kaydının; malı teslim alanın- gönderilenin, navlun bedelinden sorumlu tutlamayacağını işaret ettiğinin belirtildiği, mahkeme tarafından da bu kabul doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporuna itiraz eden davacı taraf, raporu düzenleyen bilirkişinin, konunun uzmanı olmadığını ve bu konuda farklı yorum yapıldığını beyan ederek, "DDU" kaydının yorumuna dair, farklı davalarla ilgili bilirkişi raporu örneği sunarak, somut olarak itirazda bulunmuştur. Bu durumda, davacının bilirkişi raporlarına yönelik itirazları doğrultusunda Uluslararası Kara Taşımacılığı'nda uzman bilirkişiler aracılığı ile gümrük beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinde bulunan "DDU" kaydının anlamı da açıklattırılmak suretiyle bir değerlendirme yapmak gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5076 E. 2017/7232 K.
Ortak:navlun · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda, dava konusu navluna ilişkin gümrük giriş «beyannamesi», mal bedeli transferi bildirim «formu» ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli «fatura» içeriğinde bulunan "DDU" «kaydının»; malı «teslim» alanın- gönderilenin, «navlun» bedelinden sorumlu tutlamayacağını işaret ettiğinin belirtildiği, mahkeme tarafından da bu kabul doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.
… ıya ait araçla yurda getirildiği, taraf vekilleri tarafından dosyaya örneği sunulan CMR taşıma senedinden göndericinin yurtdışındaki satıcı, alıcının davalı şirket, «taşıyıcının» ise davacı şirket olduğu, dosyada fotokopisi bulunan CMR “hamule Senedinin” 19 numaralı bölümünde, taşıma ücretinin ne olduğu, ödenip ödenmediği ve kimin tarafından ödeneceğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi senet üzerinde “DDU” «kaydının» da yer almadığı, ancak gümrük giriş «beyannamesi», mal bedeli transferi bildirim «formu», yapılan ithalata ait 06.05.2010 tarihli «fatura» içeriğinden satışın “DDU” satış şeklinde yapıldığı bu tür satışlarda «satış sözleşmesi» alıcı ile satıcı arasında gerçekleşirken, «taşıma sözleşmesinin» ise kural olarak satıcı ile taşıyıcı arasında gerçekleştiği, kısaca bu tip satışlarda taşıyıcıyı bulma ve taşıma ücretini ödeme borcunun gönderici satıcıya ait olduğu, dava konusu olayda davacı-taşıyıcı ile davalı-gönderen arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin gönderen tarafından ödeneceğine dair «yazılı delil» sunulmadığı, bu durumda TTK'nın 792. maddesi uyarınca, taşıma ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğinin kabulünün gerektiği diğer yandan, kendisi tarafından düzenlenen CMR «taşıma senedine», taşıma bedeli ve ödeme koşullarını koymayan davacı taşıyıcının, basit bir inceleme ile taşımaya konu satışın “DDU” şeklinde yapıldığını görerek taşıma ücretini gö …
Dava, CMR Konvansiyonuna dayalı taşıma nedeniyle «navlun alacağı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «navlun» ücretini ödemediği halde alacak iddia eden tarafın talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında «teslim» edilmemesi sebebiyle ödenen reklamasyon bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, davalının CMR’nin 23/5. maddesi uyarınca taşıma ücreti ile «sınırlı sorumlu» olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de CMR’nin 29. maddesi uyarınca «taşıyıcının sınırlı sorumluluktan» yararlanma hakkını yitirmesine ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15452 E. 2016/369 K.
Ortak:navlun alacağı · navlun · taşıma sözleşmesi · teslim
İncelediğiniz karardaDava, CMR Konvansiyonuna dayalı taşıma nedeniyle «navlun alacağı» istemine ilişkindir.
Mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda, dava konusu navluna ilişkin gümrük giriş «beyannamesi», mal bedeli transferi bildirim «formu» ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli «fatura» içeriğinde bulunan "DDU" «kaydının»; malı «teslim» alanın- gönderilenin, «navlun» bedelinden sorumlu tutlamayacağını işaret ettiğinin belirtildiği, mahkeme tarafından da bu kabul doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır.
… ıya ait araçla yurda getirildiği, taraf vekilleri tarafından dosyaya örneği sunulan CMR taşıma senedinden göndericinin yurtdışındaki satıcı, alıcının davalı şirket, «taşıyıcının» ise davacı şirket olduğu, dosyada fotokopisi bulunan CMR “hamule Senedinin” 19 numaralı bölümünde, taşıma ücretinin ne olduğu, ödenip ödenmediği ve kimin tarafından ödeneceğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi senet üzerinde “DDU” «kaydının» da yer almadığı, ancak gümrük giriş «beyannamesi», mal bedeli transferi bildirim «formu», yapılan ithalata ait 06.05.2010 tarihli «fatura» içeriğinden satışın “DDU” satış şeklinde yapıldığı bu tür satışlarda «satış sözleşmesi» alıcı ile satıcı arasında gerçekleşirken, «taşıma sözleşmesinin» ise kural olarak satıcı ile taşıyıcı arasında gerçekleştiği, kısaca bu tip satışlarda taşıyıcıyı bulma ve taşıma ücretini ödeme borcunun gönderici satıcıya ait olduğu, dava konusu olayda davacı-taşıyıcı ile davalı-gönderen arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin gönderen tarafından ödeneceğine dair «yazılı delil» sunulmadığı, bu durumda TTK'nın 792. maddesi uyarınca, taşıma ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğinin kabulünün gerektiği diğer yandan, kendisi tarafından düzenlenen CMR «taşıma senedine», taşıma bedeli ve ödeme koşullarını koymayan davacı taşıyıcının, basit bir inceleme ile taşımaya konu satışın “DDU” şeklinde yapıldığını görerek taşıma ücretini gö …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Her ne kadar dava konusu alacağın «sebebini» teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda «navlun alacağına» ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır.
Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi sabit görüldüğünden bu taşıma ilişkisinden kaynaklı «navlun alacağının» tahsili hususunda hangi yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu yukarıda açıklandığı üzere iç hukuk kuralları uyarınca belirlenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcu · navlun bedeli · borca itiraz · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca yapılan taşımadan kaynaklı «navlun alacağı» bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde bu konvansiyon hükümleri uyarınca yapılan taşımalardan kaynaklı davaların açılabileceği mahkemelerin belirtildiği, somut olayda «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği, taşımacının yükü «teslim» aldığı ve davalı «şirketin merkezinin» bulunduğu yer itibariyle mahkemenin yetkili bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve «görevli»....
Dava «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı «para borcu» olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının «ifa» zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir.
HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalarda sözleşmenin «ifa» yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ....
2- Kabule göre de; davalı, aleyhine başlatılan icra takibi sırasında «borca itirazları» yanında icra müdürlüğünün «yetkisine» de itiraz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13813 E. , 2014/20223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/04/2014
NUMARASI 2010/914-2014/270
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2010/914-2014/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait 16 palet meşe parkenin, Ukrayna'dan Türkiye'ye taşınması işini üstlendiğini, taşıma bedeli olan 2.950 USD için düzenlenen 24/05/2010 tarihli faturanın davalı tarafından müvekkiline iade edildiğini, bu nedenle TTK'nın 794. maddesi uyarınca yük üzerinde hapis hakkı kullanıldığını, Zonguldak 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/130 D.İş sayılı kararı uyarınca belirlenen güvencenin yatırılması üzerine Zonguldak Gümrüğü'nde taşınan emtianın alıcıya teslim edildiğini, tek yanlı düzenlenen gümrük giriş beyannamesinde yazılı "DDU" kaydının kendilerini bağlamadığını, davacı tarafından düzenlenen hamile senedinde "DDU" kaydı bulunmadığını, TTK'nın 792. maddesi uyarınca aksine sözleşme olmadıkça taşıma ücretini ödeme borcunun gönderilene ait olduğunu, ileri sürerek, TTK'nın 794.
maddesi uyarınca yatırılan teminat üzerinde kanuni rehin haklarının tanınmasına, 2.950 USD taşıma ücretinin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2010/140 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu parkelerin Ukrayna'daki AZGA LIS isimli şirketten mal bedeli ve nakliye ücretini peşin ödemek suretiyle ithal edildiğini, taşıma sözleşmesinin davacı ile dava dışı satıcı arasında gerçekleştirildiğini, malların 20/05/2010 tarihinde Zonguldak Gümrüğü'ne geldiğini, araç sürücüsünün satıcıdan alacakları olduğu gerekçesiyle dava konusu taşıma bedelini kendilerinden istediğini, ödeme yapılmaması üzerine haksız yere taşınanların teslimin yapılmadığını, mahkemenin verdiği tedbir kararı ile malları teslim alabildikleri, uğradıkları zararların tazmini için dava açtıklarını, davacı şirketin kanuni rehin hakkı ve tedbir taleplerinin yasal dayanağı olmadığını, taşıma bedelinin satıcıdan istenilmesi gerektiğini, gerek CMR taşıma senedinde ve gerekse faturada satıcıdan istenilmesi gerektiğini, gerek CMR taşıma senedinde ve gerekse faturada "DDU Düzce" ibarelerin yazılı olduğunu, davacı taşımacının bu durumu bilerek taşımayı üstlendiğini, basiretli bir tacir olmak zorunda olan davacı taşıyıcının bu durumu bilmemesinin düşünülemeyeceğini, gümrük mevzuatı uyarınca aksi halde ithalatın gerçekleşemeyeceğini belirterek açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı şirketin Ukrayna’daki satıcıdan ithal ettiği parke ürünlerin, davacıya ait araçla yurda getirildiği, taraf vekilleri tarafından dosyaya örneği sunulan CMR taşıma senedinden göndericinin yurtdışındaki satıcı, alıcının davalı şirket, taşıyıcının ise davacı şirket olduğu, dosyada fotokopisi bulunan CMR “hamule Senedinin” 19 numaralı bölümünde, taşıma ücretinin ne olduğu, ödenip ödenmediği ve kimin tarafından ödeneceğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi senet üzerinde
“DDU” kaydının da yer almadığı, ancak gümrük giriş beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu, yapılan ithalata ait 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinden satışın “DDU” satış şeklinde yapıldığı bu tür satışlarda satış sözleşmesi alıcı ile satıcı arasında gerçekleşirken, taşıma sözleşmesinin ise kural olarak satıcı ile taşıyıcı arasında gerçekleştiği, kısaca bu tip satışlarda taşıyıcıyı bulma ve taşıma ücretini ödeme borcunun gönderici satıcıya ait olduğu, dava konusu olayda davacı-taşıyıcı ile davalı-gönderen arasında yapılan taşıma sözleşmesinde taşıma ücretinin gönderen tarafından ödeneceğine dair yazılı delil sunulmadığı, bu durumda TTK'nın 792. maddesi uyarınca, taşıma ücretinin gönderilen tarafından ödeneceğinin kabulünün gerektiği diğer yandan, kendisi tarafından düzenlenen CMR taşıma senedine, taşıma bedeli ve ödeme koşullarını koymayan davacı taşıyıcının, basit bir inceleme ile taşımaya konu satışın “DDU” şeklinde yapıldığını görerek taşıma ücretini göndericiden peşin almadan taşımayı üstlenmiş olması nedeniyle kusurlu davrandığı, kendisine CMR hamule senedi ile birlikte verilen gümrük çıkış beyannamesinde ve dış satım faturasında yer alan kayıtların yasada açıklanan şekilde aksine bir sözleşmenin varlığını kanıtladığı, bu nedenle, TTK'nın 792.
maddesindeki yasal koşulların ve yasal karinenin davacı lehine oluşmadığı, buna bağlı olarakta gönderilen davalının taşıma ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonuna dayalı taşıma nedeniyle navlun alacağı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme hükmüne esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporunda, dava konusu navluna ilişkin gümrük giriş beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinde bulunan "DDU" kaydının; malı teslim alanın- gönderilenin, navlun bedelinden sorumlu tutlamayacağını işaret ettiğinin belirtildiği, mahkeme tarafından da bu kabul doğrultusunda karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporuna itiraz eden davacı taraf, raporu düzenleyen bilirkişinin, konunun uzmanı olmadığını ve bu konuda farklı yorum yapıldığını beyan ederek, "DDU" kaydının yorumuna dair, farklı davalarla ilgili bilirkişi raporu örneği sunarak, somut olarak itirazda bulunmuştur.
Bu durumda, davacının bilirkişi raporlarına yönelik itirazları doğrultusunda Uluslararası Kara Taşımacılığı'nda uzman bilirkişiler aracılığı ile gümrük beyannamesi, mal bedeli transferi bildirim formu ve yapılan ithalata dair 06.05.2010 tarihli fatura içeriğinde bulunan "DDU" kaydının anlamı da açıklattırılmak suretiyle bir değerlendirme yapmak gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102439700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz