6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtrazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1984 E. 2012/1210 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sıfatı ariyet finansal kiralama sözleşmesi finansal kiralama trafik kazası rehin riziko taşıyıcı icra inkar tazminatı inkar tazminatı teslim husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26.08.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığı, beden bütünlüğünün zarar gördüğü, uzun süre tedavisi için uğraştığı, bu nedenle kazadan dolayı manevi zarara uğradığı, sorumlulardan bunu isteyebileceği, davalı ....’nin savunmasını ispat edemediği, bu durumda araç maliki sıfatıyla davacının tazminat talebinden sorumlu tutulması gerektiği, diğer davalının da işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının yaralanmasının mahiyeti, raporları, tedavi süresi, manevi tazminatın amacı gibi hususlar dikkate alındığında 5.000,00 Euro manevi tazminatın hak ve adalete uygun düşeceği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile manevi tazminat olarak takdir edilen 5.000 Euro’nun takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli Euro cinsinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL’nin davalılardan tahsil edilerek davacıya verilecek şekilde takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin bu şekilde devamına, bakiyeye yönelik itirazın iptali talebinin reddine, alacak belirli olmadığından % 40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

.../...

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Metro Turizm A.Ş. yönünden aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davacının davalı Metro Turizm A.Ş.’nin işlettiği otobüste ve bu şirketin kestiği biletle yolculuk yaptığı sırada geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini istediği işbu davada manevi zarara yol açan olayın Türkiye’de meydana gelmiş olması, davaya konu manevi acı, sıkıntı ve zararın Türkiye’de doğmuş bulunması nedenleriyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının Türk Lirası üzerinden takdiri gerekirken, yabancı para cinsinden manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı Metro Turizm A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı ....’nin temyiz istemine gelince; dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacının yolculuk yaptığı otobüste geçirdiği kaza sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkin işbu davada mahkemece her iki davalının da sorumluluğuna karar verilmiş ise de davalılardan ....’nin kazaya karışan otobüsü kazadan önce finansal kiralama sözleşmesiyle diğer davalı şirkete kiralayarak teslim etmiş olduğu, sözkonusu aracın Metro Turizm Seyahat A.Ş. tarafından işletildiği sırada davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.İşleten kavramı ile kastedilen aracın kullanılmasından dolayı ister ekonomik yönden, ister manevi açıdan devamlı olarak yarar ve çıkar sağlayan, araçtan doğan rizikoları ve aracın giderlerini üstlenen, araç üzerinde eylemli olarak egemenliği ve tasarruf gücü bulunan gerçek veya tüzel kişi olup, 2918 sayılı Yasa’nın tanımlarla ilgili 3. maddesinde işleten kavramı tanımlanmış, aracın maliki, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davalı ... Şirketi aracın işleteni olmadığı gibi davacı ile aralarında herhangi bir taşıma ilişkisi olmadığından taşıyıcı sıfatının da bulunmamasına göre meydana gelen kaza nedeniyle davacıya karşı yasal bir sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalının da sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı .... yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3697 E. 2013/3691 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1984 E.  ,  2012/1210 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

VEKİLİ AV ...

DAVALILAR 1-...

VEKİLİ AV. ...

2-...

VEKİLİ AV. ...

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/2009 tarih ve 2008/540-2009/416 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/01/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıların maliki ve işletmecisi oldukları otobüste yolculuk yaptığı sırada sürücünün otobüsü uçuruma yuvarlaması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü ve halen görmekte olduğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle manevi zarara uğradığını, yapılan icra takibinde bu amaçla 10.000 Euro karşılığı 17.725,00 TL istendiğini, ancak icra takibine davalı borçluların hiçbir gerekçe göstermeden itiraz ettiklerini, itirazın iyiniyetli olmadığını ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40’tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Metro Turizm Taşımacılık....A.Ş.vekili, davaya konu kazayla ilgili olarak kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, davacının manevi tazminat isteminin fahiş olduğunu, alacak miktarı belli olmadığından icra inkar tazminatı isteminin de yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı .... vekili, müvekkili şirketin kazaya karışan aracı diğer davalıya finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak teslim ettiğini, yasal hükümler uyarınca aracın işletilmesinden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olmayıp, kiracıya ait olduğunu, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak da davacının tazminat isteminin haksız bulunduğunu savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26.08.2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığı, beden bütünlüğünün zarar gördüğü, uzun süre tedavisi için uğraştığı, bu nedenle kazadan dolayı manevi zarara uğradığı, sorumlulardan bunu isteyebileceği, davalı ....’nin savunmasını ispat edemediği, bu durumda araç maliki sıfatıyla davacının tazminat talebinden sorumlu tutulması gerektiği, diğer davalının da işleten sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının yaralanmasının mahiyeti, raporları, tedavi süresi, manevi tazminatın amacı gibi hususlar dikkate alındığında 5.000,00 Euro manevi tazminatın hak ve adalete uygun düşeceği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile manevi tazminat olarak takdir edilen 5.000 Euro’nun takip tarihinden itibaren 1 yıl vadeli Euro cinsinden mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL’nin davalılardan tahsil edilerek davacıya verilecek şekilde takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin bu şekilde devamına, bakiyeye yönelik itirazın iptali talebinin reddine, alacak belirli olmadığından % 40 icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

.../...

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılardan Metro Turizm A.Ş. yönünden aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, davacının davalı Metro Turizm A.Ş.’nin işlettiği otobüste ve bu şirketin kestiği biletle yolculuk yaptığı sırada geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini istediği işbu davada manevi zarara yol açan olayın Türkiye’de meydana gelmiş olması, davaya konu manevi acı, sıkıntı ve zararın Türkiye’de doğmuş bulunması nedenleriyle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının Türk Lirası üzerinden takdiri gerekirken, yabancı para cinsinden manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı Metro Turizm A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davalı ....’nin temyiz istemine gelince; dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacının yolculuk yaptığı otobüste geçirdiği kaza sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkin işbu davada mahkemece her iki davalının da sorumluluğuna karar verilmiş ise de davalılardan ....’nin kazaya karışan otobüsü kazadan önce finansal kiralama sözleşmesiyle diğer davalı şirkete kiralayarak teslim etmiş olduğu, sözkonusu aracın Metro Turizm Seyahat A.Ş. tarafından işletildiği sırada davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.İşleten kavramı ile kastedilen aracın kullanılmasından dolayı ister ekonomik yönden, ister manevi açıdan devamlı olarak yarar ve çıkar sağlayan, araçtan doğan rizikoları ve aracın giderlerini üstlenen, araç üzerinde eylemli olarak egemenliği ve tasarruf gücü bulunan gerçek veya tüzel kişi olup, 2918 sayılı Yasa’nın tanımlarla ilgili 3.

maddesinde işleten kavramı tanımlanmış, aracın maliki, mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, davalı ... Şirketi aracın işleteni olmadığı gibi davacı ile aralarında herhangi bir taşıma ilişkisi olmadığından taşıyıcı sıfatının da bulunmamasına göre meydana gelen kaza nedeniyle davacıya karşı yasal bir sorumluluğunun olmadığı anlaşıldığından mahkemece bu davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalının da sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ....

yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Metro Turizm Seyahat A.Ş. vekilinin bu davalı yönünden yaptığı diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte yazılı nedenlerle davalı Metro Turizm A.Ş. yararına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davalı ....’ye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu bentte açıklanan şekilde anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 02/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

22/03/2012-S/E

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024286500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.