Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13623 E. 2011/5750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket markasının tanınmışlığı gerekçe gösterilmek nedeniyle davacı marka davacının marka başvurusunun reddedildiği, davacı tarafça davalı şirkete ait "GEZER" ibareli markanın tanınmışlık ölçütlerini taşımadığının iddia edildiği öncelikle davacının marka başvurusunun ret nedenlerinin incelenmesi gerektiği, davacının "GEZER" ibaresini 35. sınıf için tescil ettirmek istediği, bu istemin en son davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca 556 sayılı KHK'nin 7/1-b, 7/1-i maddeleri uyarınca "redde gerekçe olan 2003-14011, 205475 sayılı "Gezer Anti Bakteriyel" "Gezer+şekil" ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ayrıca "Gezer" markasının sektörde bilinen markalardan olduğu ve TPE sicilinde tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, bu halde davalı şirketin "GEZER" esas unsurlu markasının tanınmış olmasının başvurunun
reddine bir katkısının bulunmadığı, zira, davalı şirket markasının aynı sınıfta tescilli bulunmasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca mutlak ret nedeni olduğu, bu hali ile davacının işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı, öte yandan, davacının marka başvurusu 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesine göre değil, münhasıran 7/1-i maddesi uyarınca reddedilmiş olması halinde davacının YİDK kararının iptaline ilişkin açacağı davada redde mesnet markanın tanınmış olmadığını ileri sürmesi ve buna göre başvurunun reddinin yasaya uygun olmadığını kanıtlaması gerekirken YİDK kararının iptali için dava açmadan soyut olarak davalı şirketin markasının tanınmış olmadığının tespiti yönünde dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, davacının bu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığından davalı şirketin markasının tanınmış marka ölçütlerinin bulunmadığı yönündeki iddiasının irdelenmesine bu aşamada gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının daha önceki tarihte yapmış olduğu tescil başvurusunun davalı TPE'nce reddine ilişkin YİDK kararının esasen 556 sayılı KHKnin 7/1-b bendi anlamında yerinde olduğu ve davalı şirket markasının tanınmış marka olup olmadığının bir önem taşımadığı belirtilerek, davacının iş bu davada önceki başvuruda tanınmışlıktan kaynaklanan bir zararı oluşmadığından davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davacı dilekçesinde aynı zamanda davalı markalarının tanınmışlığına ilişkin 09.05.2005 tarihli davalı TPE'nün YİDK kararının doğru olmadığını, gerçekte davalı markalarının tanımışlık statüsünde bulunmadıklarını ileri sürerek bu davayı açtığına göre, tarafların benzer sektörlerde faaliyet gösteren firmalar olmaları ve davalının söz konusu tanınmışlık kararına dayalı olarak davacıya ihtarname keşide ettiği de gözönüne alındığında; davacının iptali istenen YİDK kararının varlığı nedeniyle zarar görmesi ihtimali mevcut olacağından, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde işin esasına girilerek davalı şirkete ait markanın tanınmışlığına ilişkin TPE YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1782 E. 2013/3511 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ı orta düzeydeki hedef kitle alıcıların dışarıdan baktığında açık bir şekilde diğer tabelaları da görüp algılayabileceği, bu durumda davalının davaya konu eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13623 E. , 2011/5750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2009 tarih ve 2008/170-2009/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "GEZER + şekil" ve "GEZER" markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin başvurusu üzerine diğer davalı kurumun davalı şirket adına tescilli "GEZER" ibareli markanın tanınmış marka olduğuna karar verdiğini, tanınmışlık kararlarının yayınlanmadığını ve kamuoyuna duyurulmadığını, müvekkilinin "GEZER" ibaresinin tescili amacıyla yaptığı başvurunun başka gerekçelerle birlikte davalı şirket adına tescilli markanın tanınmış olduğundan bahisle reddedildiğini, davalı şirketin markasının tanınmışlık kriterlerini taşımadığı halde davalı TPE tarafından tanınmışlık payesinin verilmesinin davalı şirketten önce mağazacılık faaliyetine başlamış müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, davalının GEZER markasının aynı zamanda davacının ticaret unvanı olduğunu ileri sürerek, davalı TPE'nün 25.05.2005 tarihli GEZER markasının tanınmış olduğuna dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirket markasının tanınmışlığı gerekçe gösterilmek nedeniyle davacı marka davacının marka başvurusunun reddedildiği, davacı tarafça davalı şirkete ait "GEZER" ibareli markanın tanınmışlık ölçütlerini taşımadığının iddia edildiği öncelikle davacının marka başvurusunun ret nedenlerinin incelenmesi gerektiği, davacının "GEZER" ibaresini 35. sınıf için tescil ettirmek istediği, bu istemin en son davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca 556 sayılı KHK'nin 7/1-b, 7/1-i maddeleri uyarınca "redde gerekçe olan 2003-14011, 205475 sayılı "Gezer Anti Bakteriyel" "Gezer+şekil" ibareli markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, ayrıca "Gezer" markasının sektörde bilinen markalardan olduğu ve TPE sicilinde tanınmış marka olarak kayıtlı bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, bu halde davalı şirketin "GEZER" esas unsurlu markasının tanınmış olmasının başvurunun
reddine bir katkısının bulunmadığı, zira, davalı şirket markasının aynı sınıfta tescilli bulunmasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca mutlak ret nedeni olduğu, bu hali ile davacının işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığı, öte yandan, davacının marka başvurusu 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesine göre değil, münhasıran 7/1-i maddesi uyarınca reddedilmiş olması halinde davacının YİDK kararının iptaline ilişkin açacağı davada redde mesnet markanın tanınmış olmadığını ileri sürmesi ve buna göre başvurunun reddinin yasaya uygun olmadığını kanıtlaması gerekirken YİDK kararının iptali için dava açmadan soyut olarak davalı şirketin markasının tanınmış olmadığının tespiti yönünde dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, davacının bu davayı açmada hukuki yararı bulunmadığından davalı şirketin markasının tanınmış marka ölçütlerinin bulunmadığı yönündeki iddiasının irdelenmesine bu aşamada gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacının daha önceki tarihte yapmış olduğu tescil başvurusunun davalı TPE'nce reddine ilişkin YİDK kararının esasen 556 sayılı KHKnin 7/1-b bendi anlamında yerinde olduğu ve davalı şirket markasının tanınmış marka olup olmadığının bir önem taşımadığı belirtilerek, davacının iş bu davada önceki başvuruda tanınmışlıktan kaynaklanan bir zararı oluşmadığından davayı açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, davacı dilekçesinde aynı zamanda davalı markalarının tanınmışlığına ilişkin 09.05.2005 tarihli davalı TPE'nün YİDK kararının doğru olmadığını, gerçekte davalı markalarının tanımışlık statüsünde bulunmadıklarını ileri sürerek bu davayı açtığına göre, tarafların benzer sektörlerde faaliyet gösteren firmalar olmaları ve davalının söz konusu tanınmışlık kararına dayalı olarak davacıya ihtarname keşide ettiği de gözönüne alındığında;
davacının iptali istenen YİDK kararının varlığı nedeniyle zarar görmesi ihtimali mevcut olacağından, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir.
O halde işin esasına girilerek davalı şirkete ait markanın tanınmışlığına ilişkin TPE YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023468800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz