Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1782 E. 2011/6465 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aile şirketi↗ ödeme planı↗ terditli dava↗ hazirun cetveli↗ ba beyannamesi↗ pay devri↗ alacağın temliki↗ hakkın kötüye kullanılması↗ depo kararı↗ hakkaniyet↗ mirasçılık↗ derdestlik↗ muvafakat↗ temlik↗ protokol↗ ticaret sicili↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 20.09.2007 gün ve 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların kök murisi ...’in hisse devir anlaşmasını yaptığı tarih olan 05.08.1999 tarihinden çok kısa bir süre önce henüz peşinat verildikten ve taksit ödemeleri başlamadan önce 13.01.2000 tarihinde faili meçhul kişi/kişilerce öldürüldüğü, sözleşmeye göre ödeme tablosunun 31.01.2000 ila 31.12.2000 tarihleri arasında belirlendiği,
1999 yılında bütün ülkeyi sarsan İstanbul ve İzmit depreminin olması, arkasından 2001 yılında yine Türkiye’yi derinden sarsan ekonomik krizin ortaya çıkması ve halen de etkisinin devam ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin iflasına yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıları sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve hakkaniyet gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul beyannamesinin geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği ve uyarlama koşulları bulunduğunun kabulü ile 10.06.1999 tarihli anlaşmaya dayalı düzenlenen 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağı kabul beyannamelerinde belirtilen şirket hisse devir bedellerinden davalı ...’in hisse bedelinin 117.268,20 Euro, ...’a devre yönelik hisse bedelinin 123.364,08 Euro, .....’a yönelik hisse bedelinin 122.877,00 Euro olarak hüküm tarihinden başlayarak 9 aylık eşit taksitler halinde davalılara ödenmesi biçiminde tespitine ve uyarlanmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce 2010/3663 E,2010/10285 K sayılı ilamda yer alan gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK' nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davacılar murisinin hayatta iken davalıların dava dışı Özler Mensucat A.Ş.'ndeki paylarını devir almasına ilişkin yapılan sözleşme ve ilgili devir-kabul ve ferağ beyannamelerinin iptali veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının uyarlanması istemine ilişkindir.
Davacılar murisi ...'in annesi ve kardeşleri olan davalılar ile dava dışı kardeşi ... ile birlikte aile büyüğü olarak kabul edilen bir kişinin hakemliğinde toplanarak düzenledikleri ve imzaladıkları 10.06.1999 tarihli anlaşmayla kök muris ...'den intikal eden terekenin bir kısmının mirasçıları arasında paylaşımı ve dava dışı şirkete ait payların devir ve mülkiyet değişikliğine ilişkin bir takım kararlar alınmıştır. Buna göre, ...' in ölümünden sonra miras payları oranında hissedarlık tablosu daha önce belirlenerek tescil ve ilan edilen anılan aile şirketindeki davalılara ait payların tamamının toplam (1.407.306) DM bedelle davacılar murisi ...' e devri konusunda anlaşmaya varılmıştır. Devir bedeli belirlenirken devir tarihinde şirket özvarlığına biçilen değere,davalıların dava dışı ...’den gelen hisse bedelleriyle, şirket kazancıyla ...' e alındığı kabul edilen Bağcılar' daki bina değeri eklenmiş, bunların toplamından ...' e şirkete geçmişteki emek ve çabaları karşılığında ödenmesi uygun görülen meblağ tenzil edilmiş, kalan miktar şirketin paylaşıma esas net değeri olarak benimsenmiş ve pay devir bedelinin de buna göre saptanması yolu izlenmiştir.
Dava dışı Özler .... A.Ş.' nin tüm payları nama yazılıdır. Ancak, dosya kapsamından bu paylara ilişkin pay senedi veya ilmuhaber ihraç edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, öğreti ve yerleşmiş yargısal uygulama uyarınca, çıplak payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Pay devir taraflarının tamamının imzaladığı 10.06.1999 tarihli anlaşma ve devralan ...' in her bir devreden davalı ile imzaladığı 05.08.1999 tarihli "Hisse Devir ve Ferağ Kabul Beyannamesi" başlıklı sözleşmelerle anlaşmada kararlaştırılan pay devir bedelinin ödeme planının saptanması karşısında taraflar arasında geçerli pay devir ilişkisinin kurulduğunun kabulü zorunludur. Pay devredenlerce ... mirasçılarına karşı açılan derdest İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nin 2000/136 E. sayılı dava dosyası içerisindeki uzman grafologlar kurulunca düzenlenen raporla anlaşma ve beyannamelerdeki imzaların davacılar murisi ...'in eli ürünü olduğu yöntemince saptanmıştır.
Davacılar murisi ile davalılar arasındaki pay devri, murisin de yönetim kurulu başkanı sıfatı ile katılarak imzaladığı şirket yönetim kurulunun 09.08.1999 tarihli toplantısında alınan kararla ve 19.08.1999 tarihli şirket genel kurulunda da onaylanmış, ayrıca 22.09.1999 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Esasen, izleyen tüm genel kurullarda devirle ortaya çıkan yeni paydaşlık durumuna uygun hazirun cetveli düzenlenmiş, davacı da veraseten intikal eden pay oranı ile şirketin hakim ortağı haline gelmiş ve yönetim kurulu başkanlığını üstlenmiştir.
Açıklanan tüm bu olgulardan, pay devri sözleşmesi ve üç ayrı beyannamenin geçerli olduğu, iptali yönündeki istemin dayanaksız olduğu kabul edilmelidir. Ancak, bu durum, terditli açılan davadaki diğer istemin incelenmesine engel oluşturamaz. Çünkü, her bir beyannamenin altında kararlaştırılan ödeme tablosu ve devir bedelinin sektörel veya genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme güçlüğünün belirmesi halinde devir taraflarınca yönetim kurulunun muvafakat göstermesi kaydıyla yeniden düzenlenebileceği hükmüne yer verilmiştir. Ödeme tablolarında 31.01.2000 ila 31.12.2003 tarihleri arasında değişik miktarlı taksitler öngörülmüş; ancak, davacılar murisi 13.01.2000 tarihinde ölmüş bulunmaktadır. Murisin, ölünceye kadar ödeme planının yeniden düzenlenmesi girişiminde bulunduğu iddia edilmemiştir.
O halde, mahkemece Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli protokol hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki depo (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki terditli istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 2010/3663 E, 2010/10285 K sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2618 E. 2013/13291 K.
Ortak:terditli dava · ba beyannamesi · pay devri · depo kararı · protokol · Sözleşmenin İptali
İncelediğiniz kararda… Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile …
Açıklanan tüm bu olgulardan, «pay devri» sözleşmesi ve üç ayrı «beyannamenin» geçerli olduğu, iptali yönündeki istemin dayanaksız olduğu kabul edilmelidir.
… am ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin «iflasına» yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıları sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve «hakkaniyet» gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul «beyannamesinin» geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği …
Benzer bu kararda… "Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş Metin ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile …
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce ikinci kez bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «pay devrinin» geçerli olduğu, davacılar murisinin vefatının öznel bir sebep olarak ödeme güçlüğü dolayısı ile uyarlama kurumunun uygulanmasına imkan tanımayacağı, murisin sağlığ …
Mensucat A.Ş'indeki paylarını devir almasına ilişkin yapılan sözleşme ve ilgili devir-kabul ve ferağ «beyannamelerinin» iptali veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının uyarlanması istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · usuli kazanılmış hak · denetime elverişlilik · kazanılmış hak · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir «usuli kazanılmış hak» doğar.
… elirtilen şekilde uyarlama koşullarının oluştuğunun ilke olarak kabulü ile belirtilen biçimde inceleme yapmak üzere uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usulü kazanılmış hakları bertaraf edici bu yönü ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şe …
Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma «sebebi» sayılır.
3-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise «vekalet ücretine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Sözleşmenin Uyarlanması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3663 E. 2010/10285 K.
Ortak:ba beyannamesi · hakkın kötüye kullanılması · hakkaniyet · muvafakat · iflas
İncelediğiniz kararda… am ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin «iflasına» yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıları sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve «hakkaniyet» gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul «beyannamesinin» geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği …
Çünkü, her bir «beyannamenin» altında kararlaştırılan ödeme tablosu ve devir bedelinin sektörel veya genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme güçlüğünün belirmesi halinde devir taraflarınca yönetim kurulunun «muvafakat» göstermesi kaydıyla yeniden düzenlenebileceği hükmüne yer verilmiştir.
2- Dava, davacılar murisinin hayatta iken davalıların dava dışı Özler Mensucat A.Ş.'ndeki paylarını devir almasına ilişkin yapılan sözleşme ve ilgili devir-kabul ve ferağ «beyannamelerinin» iptali veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının uyarlanması istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… am ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin «iflasına» yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıların sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve «hakkaniyet» gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul «beyannamesinin» geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği …
Öte yandan, davacıların murisi ... ile davalılar arasındaki sözleşme sonrasında davalılar tarafından ayrı ayrı imzalanan «beyannamelerde» “gerek sektörel, gerekse genel ekonomik kriz veya tabii «afetler» sonucu ortaya çıkacak ödeme güçlüğü halinde tarafların ödeme esaslarını yeniden düzenlemesi «muvafakatine» tabi olmak kaydıyla ve «anonim şirket» yönetim kurulunun tasvibinden sonra geçerli olacağı” beyan edilmiştir.
İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, «hakkaniyet» ve objektif hüsnüniyet ( MK. md.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeyle bağlılık ilkesi · sürekli borç ilişkisi · sözleşmenin uyarlanması · borcun ifası · sözleşme serbestisi · borçlunun temerrüdü · afet · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaÖncelikle Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, «sözleşmenin uyarlanmasının» istenebilmesi için sözleşmenin sona ermemiş olması, diğer anlatımla «borçlunun temerrüde» düşmemiş bulunması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde muris tarafından hissesi devredilen «anonim şirketin» devir tarihinde «malvarlığı» toplamının sözleşmede yazılı olduğu kadar olmadığı, şirketin malvarlığına yaklaşık 1.000.000 DM daha fazla bedel takdir edildiği, sözleşme tarihinde psikolojik ted …
Mahkemece 1999 yılında İzmit ve İstanbul’da meydana gelen deprem ile ekonomik kriz nedeniyle «sözleşmenin uyarlanmasına» karar verilmiştir.
Davacılar tarafından sözleşme tarihinde hissesi devredilen «anonim şirketin» «malvarlığının» gerçek değerinin hatalı bir şekilde ve gerçeğinden fazla belirlendiğinin mi iddia edildiği, bu iddianın BK’nun 23 ve devam eden maddelerinde yazılı “hata, «hile» vs” gibi iradeyi fesada uğratan hangi hukuki nedene dayanıldığı hususların mahkemece öncelikle açıklığa kavuşturulması ve BK’nun 31.maddesi hükmü de dikkate alınar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/674 E. 2024/2958 K.
Ortak:terditli dava · ba beyannamesi · pay devri · depo kararı · hakkaniyet · protokol
İncelediğiniz kararda… Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile …
… am ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin «iflasına» yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıları sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve «hakkaniyet» gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul «beyannamesinin» geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği …
Açıklanan tüm bu olgulardan, «pay devri» sözleşmesi ve üç ayrı «beyannamenin» geçerli olduğu, iptali yönündeki istemin dayanaksız olduğu kabul edilmelidir.
Benzer bu kararda… ştırıldığından, sözleşmenin euro cinsinden uyarlanması gerektiği, dosyada yer alan tüm bilirkişi raporları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek, sözleşme ve «protokol» tarihindeki TL/DM kuru ile DM'nin euroya çevrilmesi neticesinde; Bağcılar'daki «depo» bedeli 453.428.000.000,00 ETL'nin 2.093.920,43 DM'ye tekabül ettiği, şirketin öz varlığının ise 646.119,40 DM'ye tekabül ettiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu olan malların işlem tarihindeki toplam değerinin yukarıda değinilen ve benimsenen bilirkişi kurulu raporlarına göre 2.740.039,83 DM'ye tekabül ettiği, davalılardan Meliha ve ...'in şirkette %15,18'er paya, diğer davalı ...'in ise %14,50 paya sahip olduğu göz önüne alındığında, ... ile Meliha'ya ayrı ayrı 415.938,04 DM (karşılığı 213.690,56 euro) ve Şirin'e de 397.305,77 DM (karşılığı 203.137,94 euro) ödenmesi gerektiği, somut davanın davaya konu sözleşme ve protokollerden sonra meydana gelen 17 Ağustos 1999 depremi ile 2001 yılı ekonomik krizi nedeniyle «sözleşmenin uyarlanmasına» yönelik olduğu, herkes tarafından bilinen maruf ve meşhur olayların ispatının gerekmediği, davacının iddiasına dayanak olan bu olayların yaşandığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede de bu gibi olayların meydana gelmesi halinde sözleşmenin uyarlanacağının hüküm altına alındığı, sözleşmenin «ifa» edildiği süre, sözleşme bedeli, iddiaya dayanak olayların bireysel ekonomi ile toplumsal ekonomiye etkisi dikkate alındığında taraflarca kararlaştırılan bedelden %25 oranında indirim yapılmasının «hakkaniye» uygun olacağı gerekçesiyle davacı tarafın, dava konusu 10.06.1999 tarihli sözleşmenin ve buna bağlı 05.08.1999 tarihli «beyannamelerinin» iptali isteminin reddine, davacı tarafın yukarıda bahsedilen sözleşmenin ve sözleşmeye bağlı ödeme koşullarının uyarlanması isteminin kabulü ile; davalı ...'e sözl …
… ve 2013/13291 K. sayılı kararıyla; Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı "davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılar'daki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına" şeklinde olup, anılan bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkemece bu kez uyarlama koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, uyarlama koşullarının oluştuğunun ilke olarak kabulü ile belirtilen biçimde inceleme yapmak üzere uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… ar düzeltme aşamasında 2011/1782 E., 2011/6465 K. sayılı ilam ile bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerektiği, «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerektiği için bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin uyarlanması · hakkaniyet indirimi · pay devir sözleşmesi · ifa imkansızlığı · denetime elverişli rapor · rayiç değer · keşif · yargılama giderleri
Benzer bu kararda… zının hatalı olduğunu, öncelikle dövize endeksli sözleşmede TL ile ödeme koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini yada döviz kurunun sabitlenmesi gerektiğini, %25 «hakkaniyet indirimin» de döviz kurları karşısında yetersiz kaldığını, devir bedelinin o tarihteki şirket özvarlığına uygun düşmediğini, hesaplama yapılırken Bağcılardaki «depo» bedelinin sözleşmedeki bedelden çok daha fazla hesaplandığını, TÜİK verileriyle günümüzden geçmişe bedellerin çekilmesinin doğru olmadığını, hesap yönteminin hatalı olduğunu, ayrıca sözleşmeye göre muris ...'in emek hakkının da bulunan değerlerden indirilmesi gerektiğini, davacı yararına «vekalet ücretinin» de uyarlama davalarında nispi oran üzerinden belirlenmesi gerektiğini, esasen ortada mevcut durum itibariyle «ifa imkansızlığının» da bulunduğunu, murisin ölümünden sonra şirketin varlığını sürdüremediğini, kazanılmış haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istem …
Mahkemece «son» bozma ilamı sonrasında yine çok sayıda bilirkişi raporu alınmış ise de; hükme esas alınan 16.11.2020 tarihli raporda Bağcılardaki «deponun» bedelinin tespiti için yakın tarihlerdeki emsallerin araştırılması metoduna başvurulmuş, «keşif» tarihi itibariyle taşınmazın bulunan «rayiç değeri» Tüketici İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyatları Endeks rakamları kullanılarak 10.06.1999 tarihindeki değerine çekilmiş ve 453.428.000.000,00 ETL olarak tespit …
… ve 2013/13291 K. sayılı kararıyla; Dairemizin önceki tarihli bozma ilamı "davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli «protokol» hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılar'daki «depo» (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki «terditli» istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına" şeklinde olup, anılan bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkemece bu kez uyarlama koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, uyarlama koşullarının oluştuğunun ilke olarak kabulü ile belirtilen biçimde inceleme yapmak üzere uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan «denetime elverişli rapor» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… ştırıldığından, sözleşmenin euro cinsinden uyarlanması gerektiği, dosyada yer alan tüm bilirkişi raporları ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek, sözleşme ve «protokol» tarihindeki TL/DM kuru ile DM'nin euroya çevrilmesi neticesinde; Bağcılar'daki «depo» bedeli 453.428.000.000,00 ETL'nin 2.093.920,43 DM'ye tekabül ettiği, şirketin öz varlığının ise 646.119,40 DM'ye tekabül ettiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu olan malların işlem tarihindeki toplam değerinin yukarıda değinilen ve benimsenen bilirkişi kurulu raporlarına göre 2.740.039,83 DM'ye tekabül ettiği, davalılardan Meliha ve ...'in şirkette %15,18'er paya, diğer davalı ...'in ise %14,50 paya sahip olduğu göz önüne alındığında, ... ile Meliha'ya ayrı ayrı 415.938,04 DM (karşılığı 213.690,56 euro) ve Şirin'e de 397.305,77 DM (karşılığı 203.137,94 euro) ödenmesi gerektiği, somut davanın davaya konu sözleşme ve protokollerden sonra meydana gelen 17 Ağustos 1999 depremi ile 2001 yılı ekonomik krizi nedeniyle «sözleşmenin uyarlanmasına» yönelik olduğu, herkes tarafından bilinen maruf ve meşhur olayların ispatının gerekmediği, davacının iddiasına dayanak olan bu olayların yaşandığının sabit olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede de bu gibi olayların meydana gelmesi halinde sözleşmenin uyarlanacağının hüküm altına alındığı, sözleşmenin «ifa» edildiği süre, sözleşme bedeli, iddiaya dayanak olayların bireysel ekonomi ile toplumsal ekonomiye etkisi dikkate alındığında taraflarca kararlaştırılan bedelden %25 oranında indirim yapılmasının «hakkaniye» uygun olacağı gerekçesiyle davacı tarafın, dava konusu 10.06.1999 tarihli sözleşmenin ve buna bağlı 05.08.1999 tarihli «beyannamelerinin» iptali isteminin reddine, davacı tarafın yukarıda bahsedilen sözleşmenin ve sözleşmeye bağlı ödeme koşullarının uyarlanması isteminin kabulü ile; davalı ...'e sözl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1782 E. , 2011/6465 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticrat Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 gün ve 2008/189-2009/698 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.10.2010 gün ve 2010/3663-2010/10285 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin eşi ve iki küçük çocuğunun babası ...' in öldürülmeden kısa bir süre önce 10.06.1999 tarihli sözleşmeyle davalıların Özler Mensucat A.Ş.'ne ait paylarını toplam (1.407.306) DM bedelle satın aldığının davalılarca açılan İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2000/136 E. sayısında kayıtlı alacak davası vesilesiyle öğrenildiğini, bu sözleşmenin son paragrafında sektörel, genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi ve şirket yönetim kurulunun onayı halinde geçerlilik kazanacağının öngörüldüğünü, bu hallerin tamamının gerçekleştiğini, esasen sözleşmenin davacılar murisince imzalandığının da kuşkulu olduğunu ileri sürerek, anılan anlaşma senedi ve 05.08.1999 tarihli üç adet hisse devir ve ferağ kabul beyannamesinin iptalini, şirket hisselerinin eski hale getirilmesini veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının yeniden düzenlenerek uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, asliye hukuk mahkemelerinde görülebileceğini, diğer derdest davada imzanın murise aidiyetinin saptandığını, 10.06.1999 tarihli sözleşmenin gerçek ve geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 20.09.2007 gün ve 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların kök murisi ...’in hisse devir anlaşmasını yaptığı tarih olan 05.08.1999 tarihinden çok kısa bir süre önce henüz peşinat verildikten ve taksit ödemeleri başlamadan önce 13.01.2000 tarihinde faili meçhul kişi/kişilerce öldürüldüğü, sözleşmeye göre ödeme tablosunun 31.01.2000 ila 31.12.2000 tarihleri arasında belirlendiği,
1999 yılında bütün ülkeyi sarsan İstanbul ve İzmit depreminin olması, arkasından 2001 yılında yine Türkiye’yi derinden sarsan ekonomik krizin ortaya çıkması ve halen de etkisinin devam ediyor olması, ayrıca şirketin faaliyet alanına göre tekstil sektörünün bu krizden en çok etkilenen sektör olması ve bir çok işyerinin kapanmasına ve şirketlerin iflasına yol açması, zaten hisse devir anlaşmasında devir bedelinin şirketin esas sermayesine göre 5 kat yüksek belirlenmiş olması nedeniyle devir bedelinin döviz olarak kararlaştırılması ve döviz fiyatlarındaki olağan dışı artış göz önüne alındığında, davacıları sözleşmenin yapıldığı tarihteki hükümlerle bağlı kılmanın hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, artık sözleşmeyi yeni duruma uyarlamanın adalet ve hakkaniyet gereği olduğu sonucuna varılarak, davaya konu 10.06.1999 tarihli sözleşme ve buna dayalı 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağ kabul beyannamesinin geçerli olmadığından bahisle iptali isteminin reddine, ancak hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin öz varlığına uygun düşmediği ve uyarlama koşulları bulunduğunun kabulü ile 10.06.1999 tarihli anlaşmaya dayalı düzenlenen 05.08.1999 tarihli hisse devir ve ferağı kabul beyannamelerinde belirtilen şirket hisse devir bedellerinden davalı ...’in hisse bedelinin 117.268,20 Euro, ...’a devre yönelik hisse bedelinin 123.364,08 Euro, .....’a yönelik hisse bedelinin 122.877,00 Euro olarak hüküm tarihinden başlayarak 9 aylık eşit taksitler halinde davalılara ödenmesi biçiminde tespitine ve uyarlanmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce 2010/3663 E,2010/10285 K sayılı ilamda yer alan gerekçelerle davalılar yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK' nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Dava, davacılar murisinin hayatta iken davalıların dava dışı Özler Mensucat A.Ş.'ndeki paylarını devir almasına ilişkin yapılan sözleşme ve ilgili devir-kabul ve ferağ beyannamelerinin iptali veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının uyarlanması istemine ilişkindir.
Davacılar murisi ...'in annesi ve kardeşleri olan davalılar ile dava dışı kardeşi ... ile birlikte aile büyüğü olarak kabul edilen bir kişinin hakemliğinde toplanarak düzenledikleri ve imzaladıkları 10.06.1999 tarihli anlaşmayla kök muris ...'den intikal eden terekenin bir kısmının mirasçıları arasında paylaşımı ve dava dışı şirkete ait payların devir ve mülkiyet değişikliğine ilişkin bir takım kararlar alınmıştır. Buna göre, ...' in ölümünden sonra miras payları oranında hissedarlık tablosu daha önce belirlenerek tescil ve ilan edilen anılan aile şirketindeki davalılara ait payların tamamının toplam (1.407.306) DM bedelle davacılar murisi ...' e devri konusunda anlaşmaya varılmıştır. Devir bedeli belirlenirken devir tarihinde şirket özvarlığına biçilen değere,davalıların dava dışı ...’den gelen hisse bedelleriyle, şirket kazancıyla ...' e alındığı kabul edilen Bağcılar' daki bina değeri eklenmiş, bunların toplamından ...' e şirkete geçmişteki emek ve çabaları karşılığında ödenmesi uygun görülen meblağ tenzil edilmiş, kalan miktar şirketin paylaşıma esas net değeri olarak benimsenmiş ve pay devir bedelinin de buna göre saptanması yolu izlenmiştir.
Dava dışı Özler .... A.Ş.' nin tüm payları nama yazılıdır. Ancak, dosya kapsamından bu paylara ilişkin pay senedi veya ilmuhaber ihraç edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, öğreti ve yerleşmiş yargısal uygulama uyarınca, çıplak payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Pay devir taraflarının tamamının imzaladığı 10.06.1999 tarihli anlaşma ve devralan ...' in her bir devreden davalı ile imzaladığı 05.08.1999 tarihli "Hisse Devir ve Ferağ Kabul Beyannamesi" başlıklı sözleşmelerle anlaşmada kararlaştırılan pay devir bedelinin ödeme planının saptanması karşısında taraflar arasında geçerli pay devir ilişkisinin kurulduğunun kabulü zorunludur. Pay devredenlerce ...
mirasçılarına karşı açılan derdest İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nin 2000/136 E. sayılı dava dosyası içerisindeki uzman grafologlar kurulunca düzenlenen raporla anlaşma ve beyannamelerdeki imzaların davacılar murisi ...'in eli ürünü olduğu yöntemince saptanmıştır.
Davacılar murisi ile davalılar arasındaki pay devri, murisin de yönetim kurulu başkanı sıfatı ile katılarak imzaladığı şirket yönetim kurulunun 09.08.1999 tarihli toplantısında alınan kararla ve 19.08.1999 tarihli şirket genel kurulunda da onaylanmış, ayrıca 22.09.1999 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Esasen, izleyen tüm genel kurullarda devirle ortaya çıkan yeni paydaşlık durumuna uygun hazirun cetveli düzenlenmiş, davacı da veraseten intikal eden pay oranı ile şirketin hakim ortağı haline gelmiş ve yönetim kurulu başkanlığını üstlenmiştir.
Açıklanan tüm bu olgulardan, pay devri sözleşmesi ve üç ayrı beyannamenin geçerli olduğu, iptali yönündeki istemin dayanaksız olduğu kabul edilmelidir. Ancak, bu durum, terditli açılan davadaki diğer istemin incelenmesine engel oluşturamaz. Çünkü, her bir beyannamenin altında kararlaştırılan ödeme tablosu ve devir bedelinin sektörel veya genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme güçlüğünün belirmesi halinde devir taraflarınca yönetim kurulunun muvafakat göstermesi kaydıyla yeniden düzenlenebileceği hükmüne yer verilmiştir. Ödeme tablolarında 31.01.2000 ila 31.12.2003 tarihleri arasında değişik miktarlı taksitler öngörülmüş; ancak, davacılar murisi 13.01.2000 tarihinde ölmüş bulunmaktadır.
Murisin, ölünceye kadar ödeme planının yeniden düzenlenmesi girişiminde bulunduğu iddia edilmemiştir.
O halde, mahkemece Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli protokol hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki depo (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki terditli istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 2010/3663 E, 2010/10285 K sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK.nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 2010/3663 E,2010/10285 K sayılı ilamının kaldırılarak kararın yazılı değişik gerekçe ile taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam, temyiz peşin ve karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 27.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023457800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz