İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13146 E. 2011/5580 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantısız bileşik ikrar↗ kesin delil↗ yemin teklifi↗ itirazın iptali davası↗ yemin↗ ikrar↗ ek prim↗ ispat yükü↗ iptal davası↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının hukuki ilişkiyi kabul etmediği, davacının da hukuki ilişkiyi kesin deliller ile kanıtlayamadığı ve yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup, davalı taraf aracın plaka numarası belirtilmek suretiyle girişilen takibe itirazında, belirtilen aracın sigorta prim borcunu ödediğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece davalının bağlantılı bileşik ikrarda bulunduğu ve ispat yükünün davalıda olduğu nazara alınarak inceleme yapılması gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4983 E. 2021/2539 K.
Ortak:bağlantısız bileşik ikrar · kesin delil · yemin · ikrar · ispat yükü · kesin hüküm · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davalının hukuki ilişkiyi kabul etmediği, davacının da hukuki ilişkiyi «kesin deliller» ile kanıtlayamadığı ve «yemin teklifinde» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalının «bağlantılı bileşik ikrarda» bulunduğu ve «ispat yükünün» davalıda olduğu nazara alınarak inceleme yapılması gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak, davalı taşınmazların, eşinin devrettiği hisse devir bedeli karşılığı kendisine devredildiğini ileri sürdüğünden davalının «bağlantısız bileşik ikrar» niteliğindeki bu savunmasını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği, davalı taşınmazların devir nedeni verildiğine ve devir bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığına ilişkin yazılı delil bildirmediği ve açıkça «yemin deliline» de dayanmadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bağlantısız bileşik ikrar niteliğindeki savunmasını ispat edememesi gerekçesiyle davanın asıl alacağa yönelik «kısmının kabulü» ile davacının talep ettiği takip talebindeki «reeskont faizi» ile «temerrüt tarihine» göre hesaplama yapıldığında «işlemiş faizin» 59.128,77 TL olduğu fazlaya ilişkin istemin haksız olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı taraf «fatura» karşılığında davalıya tapuda «hisse devri» yapıldığını iddia ettiği taşınmazların 07/04/2014 tarihinde düzenlenen «resmi senet» ile davalıya satış bedeli alınarak devredilmiş olduğu, «kesin delil niteliğinde» olan resmi senet içeriğinin aksi HMK’nın 204/2. maddesi uyarınca davacı tarafça usulünce ispatlanamadığı, fatura tarihleri ile resmi senedin düzenlenme tarihleri dikkate alındığında fatura gününden sonra yapılan «satış sözleşmesinde» bedelin nakden ve tamamen alındığı nazara alındığında ve davacının «ticari defterlerinin» tek taraflı olarak iddiayı ispatlaması da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:resmi senet · kısmi kabul · kabul beyanı · delil niteliği · yemin delili · ispat külfeti · yazılı delil · ticari dava niteliği
Benzer bu karardaAncak, davalı taşınmazların, eşinin devrettiği hisse devir bedeli karşılığı kendisine devredildiğini ileri sürdüğünden davalının «bağlantısız bileşik ikrar» niteliğindeki bu savunmasını «yazılı delil» ile ispatlaması gerektiği, davalı taşınmazların devir nedeni verildiğine ve devir bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunmadığına ilişkin yazılı delil bildirmediği ve açıkça «yemin deliline» de dayanmadığı, «ispat yükü» kendisine düşen davalının bağlantısız bileşik ikrar niteliğindeki savunmasını ispat edememesi gerekçesiyle davanın asıl alacağa yönelik «kısmının kabulü» ile davacının talep ettiği takip talebindeki «reeskont faizi» ile «temerrüt tarihine» göre hesaplama yapıldığında «işlemiş faizin» 59.128,77 TL olduğu fazlaya ilişkin istemin haksız olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile …
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı taraf «fatura» karşılığında davalıya tapuda «hisse devri» yapıldığını iddia ettiği taşınmazların 07/04/2014 tarihinde düzenlenen «resmi senet» ile davalıya satış bedeli alınarak devredilmiş olduğu, «kesin delil niteliğinde» olan resmi senet içeriğinin aksi HMK’nın 204/2. maddesi uyarınca davacı tarafça usulünce ispatlanamadığı, fatura tarihleri ile resmi senedin düzenlenme tarihleri dikkate alındığında fatura gününden sonra yapılan «satış sözleşmesinde» bedelin nakden ve tamamen alındığı nazara alındığında ve davacının «ticari defterlerinin» tek taraflı olarak iddiayı ispatlaması da mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, tapu kayıtları, «resmi senet» niteliğinde olup, taşınmaz satış bedellerinin davacı şirket tarafından tahsil edildiğinin yazılı olması karşısında satış bedellerinin tahsil edilmediğini «ispat külfeti» davacı satıcıya aittir.
2-Taraflardan davalının «tacir» olmadığı ve satıma konu taşınmazların «ticari nitelikte» bulunmadığı, ayrıca davacı vekilinin 31.05.2018 tarihli celsede kanuni faiz işletilmesini «kabul beyanı» da gözetilerek «temerrüt» tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13146 E. , 2011/5580 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2009 tarih ve 2009/263-2009/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, acentesi olduğu sigorta şirketi tarafından davalıya ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kasko poliçelerinin yapıldığını, ... plaka sayılı aracın kasko poliçesi taksitlerinin ödendiğini, ancak ... plaka sayılı aracın kasko poliçesi taksitlerinin ödenmemesi üzerine taksitlerin kendisi tarafından ödendiğini, alacağın tahsili için başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya ... plaka sayılı aracı ile ilgili kasko sigortası yapması yönünde herhangi bir talebi ve talimatı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının hukuki ilişkiyi kabul etmediği, davacının da hukuki ilişkiyi kesin deliller ile kanıtlayamadığı ve yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nun 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup, davalı taraf aracın plaka numarası belirtilmek suretiyle girişilen takibe itirazında, belirtilen aracın sigorta prim borcunu ödediğini savunmuştur. Bu durumda mahkemece davalının bağlantılı bileşik ikrarda bulunduğu ve ispat yükünün davalıda olduğu nazara alınarak inceleme yapılması gerekirken, bu husus gözetilmeden hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edeni iadesine, 09/05/2011 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023372300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz