6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12536 E. 2011/5256 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı güven ilişkisi kayyım atanması şirket müdürlüğü kayyım ortaklar kurulu kararı tasfiye memuru fesih ek tasfiye

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 549

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 27.11.2007 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ...’in on yıllığına şirket müdürlüğüne atanması nedeniyle şirket yönetiminde kayyım atanmasını gerektirir bir boşluk bulunmadığı, davacı ile davalı

gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduğu, taraflarca yapılan suç isnatlarının ceza davası açılacak boyuta ulaştığından taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve bu haliyle ortaklığını devamının mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/12536 E.  ,  2011/5256 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2007/535-2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili ile davalıların davalı limited şirketin eşit paya sahip ortakları olduklarını, şirketi idare eden davalı ortakların şirketin işleyişi ile ilgili müvekkiline bilgi vermediklerini, satış ve tahsilat işlemleri ile ilgili sahte belgeler düzenleyerek müvekkilinin zararına neden olduklarını, gereksiz yere yüksek faizli kredi alarak şirketi zarara uğrattıklarını, müvekkiline haber verilmeden toplanan ortaklar kurulunca şirkete ait mağazanın kapatılmasına karar verildiğini ve müvekkili hakkında asılsız isnatlarla suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, asıl davada şirket yönetimine kayyım atanmasını; birleşen davada ise, ortaklığın çalışamaz hale geldiğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, şirketin feshi ve kayyım atanmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, olmadığını, davacının şirket yöneticiliği yaptığı dönemde şirkete ait parayı zimmetine geçirdiğini ve zorla ele geçirdiği şirkete ait mağazanın gelirlerini kendi uhdesinde tuttuğundan müvekkilinin şikayeti üzerine davacı hakkında kamu davası açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 27.11.2007 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ...’in on yıllığına şirket müdürlüğüne atanması nedeniyle şirket yönetiminde kayyım atanmasını gerektirir bir boşluk bulunmadığı, davacı ile davalı

gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduğu, taraflarca yapılan suç isnatlarının ceza davası açılacak boyuta ulaştığından taraflar arasında güven ilişkisinin zedelendiği ve bu haliyle ortaklığını devamının mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 10,00 TL harcın temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023202700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.