Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16449 E. 2014/18129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ temerrüt tarihi↗ riziko↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ sebepsiz zenginleşme↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 31/08/2010 (son hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı T... A.Ş'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı T... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesi yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12701 E. 2014/14335 K.
Ortak:temerrüt tarihi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «rizikonun» çiçeklenme dönemi sona erdiği dönemde meydana geldiği, «hasarın» «teminat» içinde olduğu, davacı zararının belirlendiği, ilk ve «son» hasat tarihi esas alınarak ortasında bir tarihin «temerrüt tarihi» olarak esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 67.075,20 TL'nin 30.07.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuma göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3031 E. 2014/9239 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12369 E. 2014/1892 K.
Ortak:temerrüt tarihi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · sigorta poliçesi · hasar · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · ihbar · temerrüt faizi · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait kayısı bahçesinin davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, don «rizikosuna» maruz kaldığı, ağaçların çiçeklenme döneminin sona erdiği, meyve bağlama döneminde don rizikosunun gerçekleştiği, «teminat» içinde kaldığı, zararın belirlendiği, «ıslahın» dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 7.500.00 TL'nin «ihbar» tarihi olan 22.03.2010 tarihinden, 13.140 TL'nin ise 08.02.2012 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, davacının «ihbar» tarihi esas alınarak yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11628 E. 2014/1077 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat · i̇i̇k 72/son · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, mahkemece doğru olarak «rizikonun» «teminat» içinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili dava konusu poliçelerin zeyil edildiği ve «prim iadesi» yapıldığı savunmasında bulunmasına rağmen tazminat hesabında bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamış davalı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca sigortalı üründe meydana gelen don olayının meyve oluşumu döneminde meydana geldiği, bozma öncesinde hesaplanan 16.372,11 TL zararın taleple bağlı kalınarak 16.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümlerine göre «son» hasat tarihinin Ekim ayının 4. haftası olarak gösterildiği, ödemenin de hasat tarihinden önce olamayacağı ve en geç hasat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapılacağının düzenlendiği, buna göre faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin 30/11/2007 tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000,00 TL'nin 30/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca sigortalı üründe meydana gelen don olayının meyve oluşumu döneminde meydana geldiği, bozma öncesinde hesaplanan 16.372,11 TL zararın taleple bağlı kalınarak 16.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümlerine göre «son» hasat tarihinin Ekim ayının 4. haftası olarak gösterildiği, ödemenin de hasat tarihinden önce olamayacağı ve en geç hasat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapılacağının düzenlendiği, buna göre faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin 30/11/2007 tarihi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.000,00 TL'nin 30/11/2007 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15279 E. 2014/4654 K.
Ortak:temerrüt tarihi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre, don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; don olayının çiçeklenme döneminde değil de meyve bağlama döneminde meydana geldiği, poliçe kapsamında kaldığı ve dava konusu parselde meydana gelen zararın 27.888,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 27.888 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 20.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · sigorta sözleşmesi · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… i Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 8/2. maddesinde don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
3- Ayrıca, davalı tarafından «hasar» dosyasının ne zaman tamamlandığı dosya içeriğinden anlaşılmamasına rağmen tahmini süreler esas alınarak ve hasat tarihi dikkate alınmaksızın yazılı şekilde «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, «hasar» dosyasının tamamlanmasından sonra, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi de yanlış olmuş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11996 E. 2014/20148 K.
Ortak:riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sebepsiz zenginleşme · sigorta poliçesi · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, her ne kadar davacıya destek ödemesi yapılmış ise de yapılan ödemenin haksız olması halinde devlet tarafından geri alınmasının mümkün bulunduğu, ayrıca poliçede hasar ödemesinin en erken hasat tarihinde yapılacağı öngörülmüş olduğundan alacağın bu tarihte «muaccel» olacağı, dolayısıyla davalının «zamanaşımı» savunmasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.628 TL'nin 30.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahs …
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçelerin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim» iadesinin yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · muacceliyet · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, her ne kadar davacıya destek ödemesi yapılmış ise de yapılan ödemenin haksız olması halinde devlet tarafından geri alınmasının mümkün bulunduğu, ayrıca poliçede hasar ödemesinin en erken hasat tarihinde yapılacağı öngörülmüş olduğundan alacağın bu tarihte «muaccel» olacağı, dolayısıyla davalının «zamanaşımı» savunmasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.628 TL'nin 30.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahs …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7554 E. 2013/21813 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gereçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına mahkemece hükmedilen «temerrüt» faizinden «yasal faizin» anlaşılacak olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, zararın meyve döneminde meydana geldiği ve «teminat kapsamında» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 5.760 TL'nin dava tarihinden itibaren «temerrüt faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13107 E. 2014/2187 K.
Ortak:prim iadesi · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · teminat · Tazminat
İncelediğiniz karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar «prim iadesi» yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının «sebepsiz zenginleşeceğini», bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL «hasar» bedelinin «temerrüt tarihi» olan 31/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı T...
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi
Benzer bu kararda… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16449 E. , 2014/18129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/06/2013
NUMARASI 2013/292-2013/347
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2013/292-2013/347 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı T... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/11/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. G.. ile davalı vekili Av. T. Ç.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 19 Mart 2010 tarihinde meydana gelen don olayı sonucunda kayısı ağaçlarındaki meyvelerin tamamının zayi olduğunu, davalının hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, 25/11/2011 ıslah dilekçesi ile talebini 22.411,00 TL arttırarak toplam 30.411,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
[…].. A.Ş. vekili; hasarın oluştuğu iddia edilen tarihlerde bölgenin çiçeklenme dönemi içinde olması sebebiyle hasarın teminat dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 30.411,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 31/08/2010 (son hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı T... A.Ş'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı T... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası bu olay nedeniyle poliçenin zeyil edildiğini ve davacı tarafa bir miktar prim iadesi yapıldığını, dolayısıyla tazminatın kabulü halinde eksik prim alınmış gibi bir sonucun doğacağını, davacının sebepsiz zenginleşeceğini, bu durumun da tazminatın belirlenmesinde prim iadesinin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır.
Bu durum karşısında, davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik itirazları dikkate alınıp, savunmasında geçen poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102318400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz