6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kooperatif Ortaklığı ve Tapu Tescili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6200 E. 2010/6515 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat mülkiyeti olağanüstü genel kurul yetki yönetim kurulu kararı dosya masrafı eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatif tarafından 24.06.2001 tarihli genel kurulda kapıcı dairesinin 5.000.00 YTL bedel ile davacıya satılarak, kooperatife ortak olarak alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği, yönetim kurulunun da 09.07.2001 tarihinde davacıdan 5.000,00 YTL alarak davacının kooperatife ortak olarak kaydedildiği, davacı tarafından kapıcı dairesinin kendi adına tescili talep edilmekte ise de, dairenin gerek projede gerekse kat mülkiyeti kanunu gereğince ortak yerlerden olması sebebiyle davacı adına tapuya tescilinin mümkün olmadığı, davacının kapıcı dairesi yönünden 8.812,65 YTL tazminata hak kazandığı gerekçesiyle bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif ortağı adına dairenin tapu tescili veya bu olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Kooperatifin 24/06/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu kararla kapıcı dairesinin 5.000 TL bedel ile satılarak ortak alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği ve 09/07/2001 tarihli 57 sayılı yönetim kurulu kararıyla da kapıcı dairesinin davacıya tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Anılan yönetim kurulu kararında kapıcı dairesinin iç düzeninin yapılmasının davacıya ait olduğunun belirtildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının daire içindeki masrafları değerlendirilmeden hesaplama yapılmış, davacının bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazları, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarından dava dilekçesinde bahsedilmesi gözden kaçırılarak davalının savunmanın genişletilmesi itirazı nedeniyle mahkemece değerlendirilmeden ve itirazlar doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1775 E. 2010/8259 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10387 E. 2012/1835 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6200 E.  ,  2010/6515 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2007/267-2008/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı kooperatifin konut yaparak kooperatif ortağı müvekkili dışındaki üyelere dağıttığını, tüm borcunu ödeyen müvekkilinin kooperatiften tapu alamadığını, Kooperatifler Kanunun 23. maddesine göre ortakların hak ve vecibelerinde eşit haklara sahip olduğunu, müvekkilinin kooperatife 5.000.00 YTL ödemede bulunduğunu ileri sürerek, öncelikle kapıcı dairesinin müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde 30.000.00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, müvekkilinin inşa ettiği binadaki dairelerin imalatlarının son aşamaya gelmesi sırasında kapıcı dairesinin 24.06.2001 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca 5.000.00 YTL bedel ile davacıya satıldığını, davacının bu dairede sürekli oturacağının ve ancak tapu talebinde bulunmayacağının kararlaştırıldığını, projede değişiklik yapılmasının mümkün olmadığından kapıcı dairesinin davacı adına tescilinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Tasfiye Kurulu Başkanı ...’nun hazır bulunduğu ilk celsede beyanda bulunmadığı, diğer tasfiye kurulu üyeler adına usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, beyanda bulunmadıkları anlaşılmıştır.

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatif tarafından 24.06.2001 tarihli genel kurulda kapıcı dairesinin 5.000.00 YTL bedel ile davacıya satılarak, kooperatife ortak olarak alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği, yönetim kurulunun da 09.07.2001 tarihinde davacıdan 5.000,00 YTL alarak davacının kooperatife ortak olarak kaydedildiği, davacı tarafından kapıcı dairesinin kendi adına tescili talep edilmekte ise de, dairenin gerek projede gerekse kat mülkiyeti kanunu gereğince ortak yerlerden olması sebebiyle davacı adına tapuya tescilinin mümkün olmadığı, davacının kapıcı dairesi yönünden 8.812,65 YTL tazminata hak kazandığı gerekçesiyle bu bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif ortağı adına dairenin tapu tescili veya bu olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Kooperatifin 24/06/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 9 nolu kararla kapıcı dairesinin 5.000 TL bedel ile satılarak ortak alınması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği ve 09/07/2001 tarihli 57 sayılı yönetim kurulu kararıyla da kapıcı dairesinin davacıya tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Anılan yönetim kurulu kararında kapıcı dairesinin iç düzeninin yapılmasının davacıya ait olduğunun belirtildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının daire içindeki masrafları değerlendirilmeden hesaplama yapılmış, davacının bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazları, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarından dava dilekçesinde bahsedilmesi gözden kaçırılarak davalının savunmanın genişletilmesi itirazı nedeniyle mahkemece değerlendirilmeden ve itirazlar doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023149400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.