Cayma hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4215 E. 2012/12151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cayma hakkı↗ bildirim yükümlülüğü↗ zamanaşımı defi↗ sigorta sözleşmesi↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı definin süresi içinde yapılmadığı, davacının sigorta poliçesi düzenlendiği sırada kendisine verilen belgeleri doldurarak davalı ... şirketine sunduğu, diğer bir deyişle TTK'nun 1290. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı ... şirketinin de bu hususları dikkate alarak sigorta sözleşmesini yaptığı, ayrıca sigorta şirketince cayma hakkının kullanılmadığı, poliçe ile teminat altına alınan riskin gerçekleştiği, bu durumda sigorta bedelinin davacıya ödenmek zorunda olduğu gerekçesiyle 130.470 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı taraf gerek davaya cevabında gerekse de savunmasını ıslah suretiyle davanın ıslah edilen miktarı ile ilgili olarak zamanaşımı definde bulunduğuna göre mahkemece davalının davanın ıslahla artırılan kısmına ilişkin zamanaşımı savunmasının süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, kararda herhangi bir ayrıntıya yer verilmeksizin soyut ifadelerle zamanaşımı definin süresinde olmadığı yönündeki gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi bu hususun tartışmasız bırakılması da kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/496 E. 2010/6495 K.
Ortak:cayma hakkı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «zamanaşımı definin» süresi içinde yapılmadığı, davacının «sigorta poliçesi» düzenlendiği sırada kendisine verilen belgeleri doldurarak davalı ... şirketine sunduğu, diğer bir deyişle TTK'nun 1290. maddesinde düzenlenen «bildirim yükümlülüğünü» yerine getirdiği, davalı ... şirketinin de bu hususları dikkate alarak «sigorta sözleşmesini» yaptığı, ayrıca sigorta şirketince «cayma hakkının» kullanılmadığı, poliçe ile «teminat» altına alınan riskin gerçekleştiği, bu durumda sigorta bedelinin davacıya ödenmek zorunda olduğu gerekçesiyle 130.470 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre,davacıların murisinin «hayat sigortası poliçesi» düzenlenirken sağlık durumu ile ilgili eksik bilgi verdiği,hayat sigortası genel şartlarının 22/2 ve TTK.'nun 1290.maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin sözleşmeden «cayma hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu ücret · hayat sigortası · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaT.A.Ş. yönünden «husumet» yönünden red edildiğine göre mahkemece, ...Ü.T.'nin 7/2 maddesinin 'davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur' düzenlemesi karşısında «maktu ücreti» vekalete hükmetmek gerekirken, anılan husus nazara alınmadan bu davalı bakımından dahi nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 ma …
Mahkemece,iddia,savunma ve dosya kapsamına göre,davacıların murisinin «hayat sigortası poliçesi» düzenlenirken sağlık durumu ile ilgili eksik bilgi verdiği,hayat sigortası genel şartlarının 22/2 ve TTK.'nun 1290.maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin sözleşmeden «cayma hakkı» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4215 E. , 2012/12151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2007/313-2010/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TSK Kara Havacılık Okul Komutanlığı tarafından onaylanan askeri helikopter lisansının, sağlığında meydana gelebilecek riskler neticesinde iptal edilmesi ihtimaline karşı davalı şirket tarafından sigortalandığını, sigorta sözleşmesi kurulurken müvekkilinden sağlık durumuna ilişkin iki defa beyan alındığını, davalı şirketin müvekkilinin yaşadığı sağlık sorunlarını bu beyanlardan öğrendiğini ve bu şartlarda sigorta sözleşmesi yapıldığını, sigorta primlerinin düzenli biçimde ödendiğini, 03.03.2006 tarihinde müvekkilinin böbreklerinde meydana gelen rahatsızlık nedeniyle uçuştan ayrıldığını, rizikonun gerçekleştiğinin davalıya ihbar edilmesine rağmen davalının müvekkiline sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 6.000 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.12.2009 havale tarihli dilekçesi davasını ıslah ederek talebini 151.110 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının rahatsızlığının doğuştan gelen bir rahatsızlık olduğunu, çeşitli askeri hastanelerden alınan uçuştan men edici kurul raporlarının bütün tetkikler yapılmadan ve asıl ilgili branş uzmanı olmadan düzenlendiğini, bu raporların askeri mevzuat açısından da eksik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı definin süresi içinde yapılmadığı, davacının sigorta poliçesi düzenlendiği sırada kendisine verilen belgeleri doldurarak davalı ... şirketine sunduğu, diğer bir deyişle TTK'nun 1290. maddesinde düzenlenen bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı ... şirketinin de bu hususları dikkate alarak sigorta sözleşmesini yaptığı, ayrıca sigorta şirketince cayma hakkının kullanılmadığı, poliçe ile teminat altına alınan riskin gerçekleştiği, bu durumda sigorta bedelinin davacıya ödenmek zorunda olduğu gerekçesiyle 130.470 TL'nın 03.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı taraf gerek davaya cevabında gerekse de savunmasını ıslah suretiyle davanın ıslah edilen miktarı ile ilgili olarak zamanaşımı definde bulunduğuna göre mahkemece davalının davanın ıslahla artırılan kısmına ilişkin zamanaşımı savunmasının süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, kararda herhangi bir ayrıntıya yer verilmeksizin soyut ifadelerle zamanaşımı definin süresinde olmadığı yönündeki gerekçe ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi bu hususun tartışmasız bırakılması da kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023102000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz