6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/324 E. 2012/12206 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay sahipliği sıfatı pay defterine kayıt istirdat davası kâr payı dağıtımı tefrik zamanaşımı defi pay sahipliği ihtisas mahkemesi tasdik kararı hile pay defteri olumsuz oy dolandırıcılık komisyon vade anonim şirket kâr dağıtımı istirdat ortaklık ilişkisi bilirkişi incelemesi kâr payı yetki taşıyan yetkisizlik kararı zamanaşımı ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 31BK 53 · HUMK — HUMK 403 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bilirkişi raporu ve toplanan kanıtlara göre, ortaklık durum belgesi adını taşıyan altında belge fotokopisinin davalı şirketlere para verdiğini ispata yeterli olmadığı, davalı şirketlere ödünç para verildiğinin de ispat edilemediği, davacının devir yoluyla ortak olduğu, davalı defter kayıtlarının incelenmesine göre de davacının şirket ortağı olduğunun çekişmesiz olduğu, TTK. 329 ve 405. maddeleri uyarınca da paranın iadesi talebinin talebinin dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, davalılardan Kombassan Holding A.Ş. ile davacı arasında hukuki ilişkiyi kanıtlar belge sunulmadığı ve davalı yöneticinin kişisel sorumluluğuna yönelik delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılardan ... dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen pararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi kurulu, Kombassan Holding A.Ş.'nin defterlerinde davacının 10 adet beheri 2.000.000 TL değerinde 20.000.000 TL tutarında hisse sahibi olduğu, Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.A.Ş. defterlerinde ise 880 adet 5.280.000.000 TL tutarında hissedar olduğu, hisselerin pay defterinde kayıtlarının olduğu, diğer muhasebe kayıtlarında ise davacıyla ilgili bir işleme rastlanılmadığı, defterlerin kapanış tasdiklerinin olmadığı, bu şekilde usulüne uygun olmadıkları, pay defterindeki kayıtların, hisse değeri, tutar ve düşünceler bilgilerinin bilgisayar ile yazılı olarak deftere yapıştırılmış durumda oldukları, pay defterine hangi tarihte kayıt yapıldığının belli olmadığı, HUMK'nun 403. maddesi ve defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği sıfatının şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği, pay defteri sahifelerinin değiştirildiği ve pay sahipliğinde oynama yapıldığı yönündeki iddianın bu konuda ihtisas sahibi bilirkişilerce incelenmesi gerektiği ve sonuç olarak uyuşmazlığın taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık mı, yoksa ödünç ilişkisi mi olduğu karşısında düğümlendiğini, fon talep eden bir anonim şirket ile birikimlerini değerlendirmek isteyen bir kimse arasındaki ilişkinin kural olarak ortaklık ilişkisi olduğunu, aksini ispatlamaya yeterli delilin dosyada bulunmadığını, hilenin BK'nun 31. maddesi gereğince (1) yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini ve bu sürenin de geçtiğini bildirmişlerdir.

Ancak, bilirkişi kurulu, ceza mahkemesi dosyası ile davalılar tarafından hukuka aykırı faaliyetlerin resmi kurum raporları ile belgelendirilmiş olması huzurdaki dava açısından bir takım tespitler içerse de buna ilişkin hukuki sonuçların esasen SPK'da düzenlendiğini ve huzurdaki dava açısından değerlendirilmesinin tamamen hukuki mesele olup, mahkemeye ait olduğunu bildirmiş, başka bir değerlendirme yapılmamıştır.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan bilindiği üzere; Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak dolandırıcılık suçlarından yarrgılanmışlardır. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında dava nihai olarak zamanaşımı ile ortadan kalkmış, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Bu dosyada düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık % 18, %18 ve % 20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.A.Ş.'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği, ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir. Bilindiği üzere BK'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, her iki kararın kesinleşmiş olması halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, maddi vakıaların dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilen delillerle birlikte değerlendirilerek davacının uğradığı iddia edilen zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekir.

Ayrıca, mahkemece davacının ortak olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi kurulu 1997, 1998, 1999 yılları defterlerinde sermaye hesabında kayıtlı kurucu ortakların belli sayıda bulunduğunu bildirmişler, mahkemece dava 2008 yılında açılmasına ve ortak olmadığının tesbiti talebini içermesine rağmen dava tarihi itibariyle davacının, davalı şirketin sermayasınde payı bulunup bulunmadığı, payı mevcut ise bu payı kimden devraldığı da açıklığa kavuşturulmamış, davalı tarafından davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kâr payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girdiği de iddia ve ispat edilmemiştir. Davacının ibraz ettiği belgedeki parayı alan kişinin davalı şirkette hissesi bulunup bulunmadığı, kurucu hissedarlarından olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.

Bu durumda, BK'nun 53'üncü maddesi gereğince ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek her iki ceza dosyasındaki deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının pay defterine kaydedilen payının yer alıp almadığı belirlenmek ve davanın, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek, hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi ''Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır. Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.'' hükmünü yukarıda gösterilen delillerle birlikte değerlendirilmek ve neticesine göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Bunun yanısıra davacı, Kombassan Holding A.Ş., Kombassan İnş.Tar.San. A.Ş. ve ... aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açmış olup, mahkemece davalılar Kombassan İnş.Tar.San. A.Ş. ve ... hakkındaki dava, bu davadan tefrik edilerek mahkemenin 2009/546 Esas kayıt edilip akabinde yetkisizlik kararı verilerek dosya Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Bu durumda, Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada yetkisizlik kararı verilmediği ve bu nedenle de bu şirket karar başlığında yer almadığı halde kararın gerekçesinde bu davalıdan da bahsedilmek ve bu davalı yönünden de davanın reddedildiğinin açıklanması doğru olmamış ve yukarıda açıklanan gerekçelere ilaveten bu yönden de kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Davalı vekili temyiz itirazlarına gelince; davalılar vekili cevap layihasında zamanaşımı definde bulunmuş olup, davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/535 E. 2012/12198 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14101 E. 2013/13213 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14103 E. 2013/19433 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6276 E. 2013/23353 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/329 E. 2012/8977 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14095 E. 2013/19435 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14102 E. 2013/19434 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8517 E. 2012/15962 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/324 E.  ,  2012/12206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.12.2010 tarih ve 2010/39-2010/622 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan ... dışındaki taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.05.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Kombassan İnş.Tarım ve San. İşletmeleri Tic.A.Ş. vekili Av. Bekir Yıldırım dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 68.860 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlükten SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ve davalı ...'ın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 72.189,58 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan şirketler vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, bilirkişi raporu ve toplanan kanıtlara göre, ortaklık durum belgesi adını taşıyan altında belge fotokopisinin davalı şirketlere para verdiğini ispata yeterli olmadığı, davalı şirketlere ödünç para verildiğinin de ispat edilemediği, davacının devir yoluyla ortak olduğu, davalı defter kayıtlarının incelenmesine göre de davacının şirket ortağı olduğunun çekişmesiz olduğu, TTK. 329 ve 405. maddeleri uyarınca da paranın iadesi talebinin talebinin dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, davalılardan Kombassan Holding A.Ş. ile davacı arasında hukuki ilişkiyi kanıtlar belge sunulmadığı ve davalı yöneticinin kişisel sorumluluğuna yönelik delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılardan ... dışındaki taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen pararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu alındıktan sonra yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bilirkişi kurulu, Kombassan Holding A.Ş.'nin defterlerinde davacının 10 adet beheri 2.000.000 TL değerinde 20.000.000 TL tutarında hisse sahibi olduğu, Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.A.Ş. defterlerinde ise 880 adet 5.280.000.000 TL tutarında hissedar olduğu, hisselerin pay defterinde kayıtlarının olduğu, diğer muhasebe kayıtlarında ise davacıyla ilgili bir işleme rastlanılmadığı, defterlerin kapanış tasdiklerinin olmadığı, bu şekilde usulüne uygun olmadıkları, pay defterindeki kayıtların, hisse değeri, tutar ve düşünceler bilgilerinin bilgisayar ile yazılı olarak deftere yapıştırılmış durumda oldukları, pay defterine hangi tarihte kayıt yapıldığının belli olmadığı, HUMK'nun 403. maddesi ve defterlerin mevcut durumu nazara alındığında pay sahipliği sıfatının şirket kayıtlarından tespit edilemeyeceği, pay defteri sahifelerinin değiştirildiği ve pay sahipliğinde oynama yapıldığı yönündeki iddianın bu konuda ihtisas sahibi bilirkişilerce incelenmesi gerektiği ve sonuç olarak uyuşmazlığın taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık mı, yoksa ödünç ilişkisi mi olduğu karşısında düğümlendiğini, fon talep eden bir anonim şirket ile birikimlerini değerlendirmek isteyen bir kimse arasındaki ilişkinin kural olarak ortaklık ilişkisi olduğunu, aksini ispatlamaya yeterli delilin dosyada bulunmadığını, hilenin BK'nun 31.

maddesi gereğince (1) yıl içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini ve bu sürenin de geçtiğini bildirmişlerdir.

Ancak, bilirkişi kurulu, ceza mahkemesi dosyası ile davalılar tarafından hukuka aykırı faaliyetlerin resmi kurum raporları ile belgelendirilmiş olması huzurdaki dava açısından bir takım tespitler içerse de buna ilişkin hukuki sonuçların esasen SPK'da düzenlendiğini ve huzurdaki dava açısından değerlendirilmesinin tamamen hukuki mesele olup, mahkemeye ait olduğunu bildirmiş, başka bir değerlendirme yapılmamıştır.

Dairemize intikal eden emsal dosyalardan bilindiği üzere; Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak dolandırıcılık suçlarından yarrgılanmışlardır. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında dava nihai olarak zamanaşımı ile ortadan kalkmış, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında ise mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı temyiz edilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir. Bu dosyada düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda şirketin yasal defter ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık % 18, %18 ve % 20 oranında kâr payı dağıtımlarının şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir yetki belgesinin olmadığı, Kombassan Holding A.Ş.

ve Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.A.Ş.'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları dağıttıkları tespitlerine yer verildiği, ayrıca davacının delili olan ve bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen SPK ve Meclis Araştırma Komisyonu raporları, SPK duyuruları mahkemece değerlendirilmemiştir. Bilindiği üzere BK'nun 53. maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, her iki kararın kesinleşmiş olması halinde tespit edilen maddi vakıaların neler olduğunun belirlenmesi, maddi vakıaların dosyada mevcut davacı tarafından ibraz edilen delillerle birlikte değerlendirilerek davacının uğradığı iddia edilen zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının saptanması gerekir.

Ayrıca, mahkemece davacının ortak olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de bilirkişi kurulu 1997, 1998, 1999 yılları defterlerinde sermaye hesabında kayıtlı kurucu ortakların belli sayıda bulunduğunu bildirmişler, mahkemece dava 2008 yılında açılmasına ve ortak olmadığının tesbiti talebini içermesine rağmen dava tarihi itibariyle davacının, davalı şirketin sermayasınde payı bulunup bulunmadığı, payı mevcut ise bu payı kimden devraldığı da açıklığa kavuşturulmamış, davalı tarafından davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kâr payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girdiği de iddia ve ispat edilmemiştir.

Davacının ibraz ettiği belgedeki parayı alan kişinin davalı şirkette hissesi bulunup bulunmadığı, kurucu hissedarlarından olup olmadığı üzerinde durulmamıştır.

Bu durumda, BK'nun 53'üncü maddesi gereğince ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek her iki ceza dosyasındaki deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının pay defterine kaydedilen payının yer alıp almadığı belirlenmek ve davanın, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir istirdat davası niteliğinde olduğu da gözetilmek, hukuki ilişkinin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi ''Bu Kanunun uygulanmasında yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında istendiğinde ya da belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat kabulü sayılır.

Karşılığında mevduat cüzdanı yerine katılma belgesi, makbuz, senet ve benzeri belgelerin verilmesi, alınan paraların mevduat sayılmasına engel değildir.'' hükmünü yukarıda gösterilen delillerle birlikte değerlendirilmek ve neticesine göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Bunun yanısıra davacı, Kombassan Holding A.Ş., Kombassan İnş.Tar.San. A.Ş. ve ... aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açmış olup, mahkemece davalılar Kombassan İnş.Tar.San. A.Ş. ve ... hakkındaki dava, bu davadan tefrik edilerek mahkemenin 2009/546 Esas kayıt edilip akabinde yetkisizlik kararı verilerek dosya Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir. Bu durumda, Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada yetkisizlik kararı verilmediği ve bu nedenle de bu şirket karar başlığında yer almadığı halde kararın gerekçesinde bu davalıdan da bahsedilmek ve bu davalı yönünden de davanın reddedildiğinin açıklanması doğru olmamış ve yukarıda açıklanan gerekçelere ilaveten bu yönden de kararın mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Davalı vekili temyiz itirazlarına gelince; davalılar vekili cevap layihasında zamanaşımı definde bulunmuş olup, davalının zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Kombassan İnş.Tar.San.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın Kombassan İnş.Tar.San.A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Kombassan İnş.Tar.San.A.Ş.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023087600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.