Kar kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13943 E. 2014/19917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı↗ ba beyannamesi↗ haksız eylem↗ basiretli tacir↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ tacir↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "bilfen" ibareli markalarının bulunduğu ve ticaret unvanında kullandığı, davalının ise "bil-fen "ibareli markasının bulunduğu, davalının sahibi olduğu dava konusu internet sitesine ait alan adında tescilli markası yerine davacının tanınmış markasını da içeren "bilfen" ibaresini kullandığı, davalının davacının tanınmış markasından yararlanmak niyetinde olduğu, davalının uzun yıllardır davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunduğu, basiretli tacir sıfatıyla hareket etmek zorunluluğunun bulunduğu, tescil edildiği şekil dışında haksız kazanç sağlama amacı ile kullanımının iltibasa yol açtığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacının ticaret unvanı ve tescilli markasına vaki tecavüzünün tespitine ve durdurulmasına, "http:// bilfen.com.tr" alan adının terkinine, kullanımının önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 4000 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın tahsiline, yasal koşulları bulunmayan alan adının davacı tarafa devredilmesine ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı kar kaybı hesabı yapılırken, davacı şirketin 2008-2009-2010-2011-2012 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerindeki mizanlar nazara alınarak, anılan yıllara ait tüm kar kaybı hesaplanmış olup, mahkemece de davacının anılan yıllara ait tüm kar kaybından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de 556 Sayılı KHK'nın 66/a maddesine göre, davacı yalnızca davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı kar kaybını talep edebileceğinden, mahkemece davacının isteyebileceği kar kaybının, anılan hususlar nazara alınarak, davalı eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturduğu tarihde dikkate alınmak suretiyle hesaplattırılıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle taraflara yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5261 E. 2024/1595 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… ibaresini kullandığı, davalının davacının tanınmış markasından yararlanmak niyetinde olduğu, davalının uzun yıllardır davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunduğu, «basiretli tacir» sıfatıyla hareket etmek zorunluluğunun bulunduğu, tescil edildiği şekil dışında haksız kazanç sağlama amacı ile kullanımının «iltibasa» yol açtığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacının «ticaret unvanı» ve tescilli markasına vaki tecavüzünün tespitine ve durdurulmasına, "http:// bilfen.com.tr" alan adının terkinine, kullanımının önlenmesine, taleple bağlı kalınara …
Benzer bu karardaCEVAP 1-Davalı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
… avalı şirket vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait birçok okulun bulunduğunu, bu okulların prestij sahibi olduğunu, davacı başvurusunun müvekkilinin markalarına «iltibas» yaratacak derecede benzer bulunduğunu, davacının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, dava konusu başvurunun tescilinin, müvekkilinin markalarında …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "BİL FEN" ibarelerinin aynen kullanıldıkları, bu ibarelerin ayrı ayrı yazılmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, her ne kadar davacı tarafça "BİL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ileri sürülmüş ise de, redde mesnet markaları oluşturan "BİL FEN" ibarelerinin, dava konusu başvuruda aynen kullanılmaları karşısında bu iddianın yerinde bulunmadığı, yine davacının başvuru konusu marka yönünden kendisine «müktesep hak» sağlayan bir markası olmadığı gibi davacının söz konusu ibareyi fiilen kullanmasının da, davacıya başvurunun tescili imkânı vermeyeceği gerekçesiyle başvurunun esa …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · müktesep hak · münhasırlık · kötü niyet · ayırt edicilik · dahili dava · temsil
Benzer bu kararda… bu ibarenin müvekkilinin yıllardan bu yana yapmış olduğu çalışmalar sonunda marka olduğunu, "bil" seri markalarının 01/05/09/16/35/37/38/40/41/42/43/44/45 sınıflara «dahil» mallar ve hizmetler için yasal sahibi olduğunu ve fiilen kullandığını, müvekkili markası ile davalı markasında kullanılan "bil" kelimesinin, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde oldukça yaygın bir şekilde kullanıldığını, tek başına ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, ayrıca markanın asıl unsuru da olmadığını, taraf markalarında "bil" kelimesi ortak olmakla birlikte, müvekkili başvurusunun «münhasıran» bu ibareden oluşmadığını, davalı markasının "bilfen" şeklinde bir bütün olup, kelime bütünü içinde bil ve fen kelimelerinin eşit büyüklükte ve biçimde yazılmasının …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda, redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "BİL FEN" ibarelerinin aynen kullanıldıkları, bu ibarelerin ayrı ayrı yazılmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, her ne kadar davacı tarafça "BİL" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ileri sürülmüş ise de, redde mesnet markaları oluşturan "BİL FEN" ibarelerinin, dava konusu başvuruda aynen kullanılmaları karşısında bu iddianın yerinde bulunmadığı, yine davacının başvuru konusu marka yönünden kendisine «müktesep hak» sağlayan bir markası olmadığı gibi davacının söz konusu ibareyi fiilen kullanmasının da, davacıya başvurunun tescili imkânı vermeyeceği gerekçesiyle başvurunun esa …
… krasının (b) bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası koşullarının somut olayda 2013/108623 sayılı başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler açısından mevcut olduğu, «kötü niyetin» ispatlanamadığı, bu nedenlerle YİDK’in 2015/M-6307 sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… a kastıyla değil Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği lise çeşidini ifade etmesi için tescil ettirmek istediklerini, aksi kabulün "fen" kelimesi üzerinde davalının «tekel hakkı» sahibi olduğu anlamına geleceğini, tüketici kitlesinin eğitim almak isteyen dikkatli inceleme yapan ebeveynler olduğu gözetildiğinde «iltibas» ihtimalinin olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13943 E. , 2014/19917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2012/167-2013/313
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2012/167-2013/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı tarafın ticaret unvanı ve tanınmış markası olan "Bilfen" ibaresini sahibi olduğu "www. bilfen.com.tr" ibareli alan adında kullandığını, anılan internet sitesine girildiğinde başka bir internet sitesine yönlendirme yapıldığını, davalının davacının tanınmış markasından faydalanmak istediğini, davalının eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek ticaret unvanına ve markaya tecavüzün tespitine önlenmesine, ref'ine ve dava konu alan adının terkinine, kullanımının durdurulmasına, mümkün olduğu takdirde davacıya devrine, 556 Sayılı KHK'nın 62, 66, 67 ve 6762 Sayılı TTK'nın 58/2 fıkrası gereğince belirlenecek en fazla tazminat miktarı üzerinden ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının belirlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4000 TL maddi tazminat ile 1000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının tescilli markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "bilfen" ibareli markalarının bulunduğu ve ticaret unvanında kullandığı, davalının ise "bil-fen "ibareli markasının bulunduğu, davalının sahibi olduğu dava konusu internet sitesine ait alan adında tescilli markası yerine davacının tanınmış markasını da içeren "bilfen" ibaresini kullandığı, davalının davacının tanınmış markasından yararlanmak niyetinde olduğu, davalının uzun yıllardır davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunduğu, basiretli tacir sıfatıyla hareket etmek zorunluluğunun bulunduğu, tescil edildiği şekil dışında haksız kazanç sağlama amacı ile kullanımının iltibasa yol açtığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının davacının ticaret unvanı ve tescilli markasına vaki tecavüzünün tespitine ve durdurulmasına, "http:// bilfen.com.tr" alan adının terkinine, kullanımının önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 4000 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın tahsiline, yasal koşulları bulunmayan alan adının davacı tarafa devredilmesine ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafın davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı kar kaybı hesabı yapılırken, davacı şirketin 2008-2009-2010-2011-2012 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerindeki mizanlar nazara alınarak, anılan yıllara ait tüm kar kaybı hesaplanmış olup, mahkemece de davacının anılan yıllara ait tüm kar kaybından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de 556 Sayılı KHK'nın 66/a maddesine göre, davacı yalnızca davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı kar kaybını talep edebileceğinden, mahkemece davacının isteyebileceği kar kaybının, anılan hususlar nazara alınarak, davalı eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturduğu tarihde dikkate alınmak suretiyle hesaplattırılıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle taraflara yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102261600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz