Ttk 408/2-b
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1358 E. 2012/680 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 408/2-b↗ ıskat↗ ortaklık sıfatı↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ ortaklıktan çıkarılma↗ hazirun cetveli↗ pay sahipliği↗ davadan feragat↗ pay defteri↗ dürüstlük kuralı↗ hamil↗ ihtar↗ feragat↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ ilan↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin kuruluş aşamasında davacı Ayşe Banu Muşkara'nın 1.100.000.000.-TL bedelli 1100 hisse karşılığı, diğer davacının ise 50.000.000.-TL bedelli 50 hisse karşılığı ortak oldukları, davacılar pay sahipliklerinin ve ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini istediklerinden dava açma sıfatlarının bulunduğu, ayrıca bu tür talepler için zamanaşımının söz konusu olmayacağı, yine bu talepler şirketin diğer ortaklarını
.../...
da ilgilendirdiğinden şirket ile birlikte diğer pay sahiplerine de husumet yöneltilebileceği, davacıların davalı şirkete sermaye borçlarını ödemedikleri, davalı şirket tarafından davacılara iadeli taahhütlü mektuplar gönderilerek taahhüt ettikleri sermayenin 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemelerinin istendiği, ayrıca davacıların ıskatına dair ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, şirket yönetim kurulunun 14.06.2000 tarihli 2000/9 sayılı kararı ile ihtara rağmen sermaye borçlarını ödememeleri nedeniyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verildiği, dava konusu olan senetlerin hamiline yazılı senetler olduğu, TTK'nun 408.maddesinde hamile yazılı hisse senetlerinde ilanın yeterli görüldüğü, bu durumda her iki davacının ıskat işlemlerinin geçerli olduğu, davacıların 2000 yılından sonra şirket genel kurullarında bulunmadıkları, hazirun cetvellerinde gösterilmedikleri, pay defterinde Banu Muşkara'nın 1100 adet, ...'nın 50 adet hissesinin, bedellerini ödeyen İnci Serra Muşkara adına kaydedildiği, davacıların 2000 yılından dava tarihine kadar herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, bu taleplerinin MK'nun 2.maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği, davacıların ortaklık sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında davadan feragat etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılardan ... vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişkin temyizine gelince, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur.Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre,davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9347 E. 2010/1967 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda1-Davalı vekili, kararı süresinde temyiz ettikten sonra, davacı asil ile vekili «davadan feragat» etmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9744 E. 2012/13041 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Davadan «feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla,«davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · yetkisizlik kararı · ibraz
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili, karar tarihinden sonra «davadan feragat» etmiş olup, dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameler kapsamından davacılar vekilinin feragat «yetkisinin» olduğu anlaşılmaktadır.Feragat, HMK’nun 307 nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, aynı Kanun'un 309/2 nci maddesi hükmü uyarınca, «maddi anlamda kesin» hüküm gibi sonuçlarını doğurur, Karşı tarafın ve mahkemenin kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4381 E. 2014/11234 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · taahhütname · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
… avacı Ayşe Banu Muşkara'nın 1.100.000.000.-TL bedelli 1100 hisse karşılığı, diğer davacının ise 50.000.000.-TL bedelli 50 hisse karşılığı ortak oldukları, davacılar «pay sahipliklerinin» ve ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini istediklerinden dava açma sıfatlarının bulunduğu, ayrıca bu tür talepler için «zamanaşımının» söz konusu olmayacağı, yine bu talepler şirketin diğer ortaklarını .../... da ilgilendirdiğinden şirket ile birlikte diğer pay sahiplerine de «husumet» yöneltilebileceği, davacıların davalı şirkete sermaye borçlarını ödemedikleri, davalı şirket tarafından davacılara iadeli «taahhütlü» mektuplar gönderilerek taahhüt ettikleri sermayenin 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemelerinin istendiği, ayrıca davacıların «ıskatına» dair ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, şirket yönetim kurulunun 14.06.2000 tarihli 2000/9 sayılı kararı ile «ihtara» rağmen sermaye borçlarını ödememeleri nedeniyle «ortaklıktan çıkarılmalarına» karar verildiği, dava konusu olan senetlerin «hamiline» yazılı senetler olduğu, TTK'nun 408.maddesinde hamile yazılı hisse senetlerinde «ilanın» yeterli görüldüğü, bu durumda her iki davacının ıskat işlemlerinin geçerli olduğu, davacıların 2000 yılından sonra şirket genel kurullarında bulunmadıkları, «hazirun cetvellerinde» gösterilmedikleri, «pay defterinde» Banu Muşkara'nın 1100 adet, ...'nın 50 adet hissesinin, bedellerini ödeyen İnci Serra Muşkara adına kaydedildiği, davacıların 2000 yılından dava tarihine kadar herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, bu taleplerinin MK'nun 2.maddesindeki «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil ettiği, davacıların «ortaklık sıfatlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaT..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
Yine «davadan feragat», karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.
Bu bağlamda taraflar, karar verildikten sonra fakat henüz kesinleşmeden önce «davadan feragat» ederse, bu konuda karar verme yetkisi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’a aittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağanüstü genel kurul · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · yargılama gideri · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her ne kadar dava tarihi itibari ile davalı şirketin 2011 yılı «olağan genel kurulu» toplantısı henüz yapılmamış ve davacının davasında haklı olduğu anlaşılmış ise de, dava tarihinden sonra davalı şirketin olağan genel kurulu toplantısının 30/05/2012 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı, davalı şirketin kendi haksız hareketiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Dava, davalı «anonim şirketin» genel kurulunu toplantıya çağırmak üzere mahkemece izin verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından Dairemizce yapılan duruşma sırasında sunulan 10.06.2014 tarihli dilekçe ile taraflar arasındaki 24.04.2012 tarihli «hisse devir sözleşmesine» istinaden davacının müvekkili şirketteki hisselerini diğer ortak K..
T..'e devrettiği, işbu davada verilen karardan sonra da 05.04.2013 tarihinde şirket ortakları ile şirketin de «dahil» olduğu sözleşmenin 5.1. maddesinde davacı tarafın işbu «davadan feragat» etmeyi «taahhüt» ettiği bildirilmiş ve dilekçe ekinde anılan sözleşme örneği sunulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3214 E. 2010/379 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 gün ve 2008/617 - 2008/688 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: 1-Davacı asil, davalı vekilinin kararı süresinde temyiz etmesinden sonra «davadan feragat» etmiştir.
Bu itibarla, «davadan feragat» nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Feragat, HUMK'nun 95/1.maddesi hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4260 E. 2010/676 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 gün ve 2008/613-2008/801 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: 1-Davacı asil, davalı vekilinin kararı süresinde temyiz etmesinden sonra «davadan feragat» etmiştir.
Mahkeme davadan el çektiğinden, karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, «feragat» nedeniyle bir karar veremez. (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı) Bu itibarla, «davadan feragat» nedeniyle mahkemce bir karar verilmesi gerektiğinden, bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Feragat, HUMK'nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8731 E. 2011/657 K.
Ortak:davadan feragat · feragat
İncelediğiniz karardaKararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Benzer bu kararda… vanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davalı vekilinin 24.12.2010 «havale» tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden «feragat» ettiği, davacı vekilinin de yine 24.12.2010 havale tarihli dilekçesi «davadan feragat» ettiği, davacı ve davalı vekillerinin davadan ve temyizden «feragat yetkilerinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup, temyiz aşamasında sunulan «davadan feragat» dilekçesi HUMK.
Bu nedenle Yargıtay İBK.'nun 11.04.1940 tarih ve 70 sayılı ve HGK.'nun 21.11.1981 tarih ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat yetkisi · nakliyat sigortası · sigorta sözleşmesi · havale
Benzer bu karardaDava CMR «nakliyat sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
… vanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davalı vekilinin 24.12.2010 «havale» tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden «feragat» ettiği, davacı vekilinin de yine 24.12.2010 havale tarihli dilekçesi «davadan feragat» ettiği, davacı ve davalı vekillerinin davadan ve temyizden «feragat yetkilerinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17308 E. 2013/1854 K.
Ortak:davadan feragat · feragat
İncelediğiniz karardaKararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında «davadan feragat» etmiştir.
… r davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi s …
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ve dosya Dairemize gönderilmiş olup, davacı vekili Av. ...'ün 10.01.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiş olduğu anlaşılmış olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde «feragate» yetkilendirilmiş olduğu anlaşılmakla temyiz aşamasında sunulan «davadan feragat» dilekçesi HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu niteliktedir.
Bu nedenle, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragate» ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiş ve dosya Dairemize gönderilmiş olup, davacı vekili Av. ...'ün 10.01.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiğini bildirmiş olduğu anlaşılmış olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1358 E. , 2012/680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVACILAR 1-...
2-...
VEKİLİ AV....
DAVALILAR 1-İMAS-KLİMA SOĞUTMA MAKİNA PAZARLAMA MÜM.AŞ.
2-...
3-...
4-...
5-...
6-...
7-...
8-...
VEKİLİ AV. ...
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2008/36-2009/342 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24/01/2012 günde hazır bulunan davalılar vekili Av.... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmedi, davalılar avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davacılardan ...'nın 1100, ...'nın ise 50 paya sahip olduklarını, 28.04.1999 tarihli genel kurul toplantısındaki hazirun cetvelinde kuruluşta yer alan davacıların gösterilmediğini, 14.06.2000 tarihli genel kurulda da tüm hissedarların hazır olduğunun belirtildiğini ancak müvekkillerinin bu genel kuruldan haberleri olmadığını, hamiline basılı hiçbir senedin müvekkillerine teslim edilmediğini, bu toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, yine 08.11.2000 tarihli olağan üstü genel kurul, 06.06.2001 tarihli genel kurul, 05.06.2002 tarihli, 12.06.2003 tarihli, 21.04.2004 tarihli ve bundan sonra yapılan genel kurullara müvekkillerinin çağrılmadığını, genel kurulların geçersiz olduğunu, diğer davalıların en son genel kurul toplantısına göre hissedar olarak gözüktüğünü ileri sürerek, müvekkillerinin ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini, ödenmeyen kar payından her bir müvekkili için ayrı ayrı 5.000,00 TL'nin hakediş tarihinden itibaren faizi ile tahsilini, TTK'nun 361/3 maddesi gereğince tüm genel kurulların iptalini, gerçeğe aykırı hisse senetlerinin toplatılmasını, yönetim kurulunun usulsüz hisse senedi basma yetkisinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden davalı şirket dışındaki davacılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların şirket ortağı olmadıklarından dava açma sıfatlarının bulunmadığını, davacıların iddialarının BK'nun 126/4.maddesine göre zamanaşımına uğradığını, kaldı ki genel kurul iptali davalarının üç aylık hak düşürücü süre de açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin kuruluş aşamasında davacı Ayşe Banu Muşkara'nın 1.100.000.000.-TL bedelli 1100 hisse karşılığı, diğer davacının ise 50.000.000.-TL bedelli 50 hisse karşılığı ortak oldukları, davacılar pay sahipliklerinin ve ulaşılan sermayeye göre hisselerinin tespitini istediklerinden dava açma sıfatlarının bulunduğu, ayrıca bu tür talepler için zamanaşımının söz konusu olmayacağı, yine bu talepler şirketin diğer ortaklarını
.../...
da ilgilendirdiğinden şirket ile birlikte diğer pay sahiplerine de husumet yöneltilebileceği, davacıların davalı şirkete sermaye borçlarını ödemedikleri, davalı şirket tarafından davacılara iadeli taahhütlü mektuplar gönderilerek taahhüt ettikleri sermayenin 1/4'ünü tescil tarihinden itibaren 1 ay içinde ödemelerinin istendiği, ayrıca davacıların ıskatına dair ilanların Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, şirket yönetim kurulunun 14.06.2000 tarihli 2000/9 sayılı kararı ile ihtara rağmen sermaye borçlarını ödememeleri nedeniyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verildiği, dava konusu olan senetlerin hamiline yazılı senetler olduğu, TTK'nun 408.maddesinde hamile yazılı hisse senetlerinde ilanın yeterli görüldüğü, bu durumda her iki davacının ıskat işlemlerinin geçerli olduğu, davacıların 2000 yılından sonra şirket genel kurullarında bulunmadıkları, hazirun cetvellerinde gösterilmedikleri, pay defterinde Banu Muşkara'nın 1100 adet, ...'nın 50 adet hissesinin, bedellerini ödeyen İnci Serra Muşkara adına kaydedildiği, davacıların 2000 yılından dava tarihine kadar herhangi bir taleplerinin bulunmadığı, bu taleplerinin MK'nun 2.maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği, davacıların ortaklık sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiş ve davacılardan ... temyiz aşamasında davadan feragat etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılardan ... vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişkin temyizine gelince, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiş ise de temyiz isteminden sonra davacılardan asil ... vermiş olduğu 20.10.2010 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.Feragat, HUMK’nun 95/1 nci madde hükmü uyarınca, kesin hükmün sonuçlarını doğurur ve karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır.Yine 6100 sayılı HMK.nun 311 nci maddesi hükmünce, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur.Davadan feragat, karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür.Mahkeme davadan el çektiğinden,karar ortada durduğu müddetçe, davayı yeniden ele alıp, feragat nedeniyle bir karar veremez (11.04.1940 gün ve 70 sayılı İBK, 21.11.1981 gün 1981/2-551 sayılı HGK kararı).Bu itibarla, davadan feragat nedeniyle mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden,bunun sağlanabilmesi için hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre,davacılar vekilinin davacılardan ...'ya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davacılardan ... vekili ile davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacılardan ... yönünden BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davacılar vekilinin anılan davacıya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan ...'dan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Davalılar
21,15 H
17,15 PH
04,00 BK
30/01/2012-S/E
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022610400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz